9. Ceza Dairesi 2021/4672 E. , 2023/4404 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜMLER : Beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, temyiz isteminin vekalet ücretiyle sınırlı olduğu yapılan inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kozan Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2015 tarihli ve 2014/157 Esas, 2015/36 Karar sayılı kararı ile sanıkların beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar Müdafiinin Temyiz İsteği
İki sanık olmasına rağmen tek vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece "Mağdur ... *** 2002 yılında babası sanık ... ve annesi ... ile birlikte Kozan ilçesi ... köyünde ikamet ettiklerini, babası ...'in yaz aylarında damda yatarken kendisini uyandırıp hayvanları gütmek için portakal bahçesine götürdüğünü, babasının cinsel organını çıkardığını ve kendisinden tutmasını istediğini, ağlayarak babasının dediğini yaptığını, akabinde de babasının elbiselerini çıkardığını, sonrada ırzına geçtiğini, bu olaydan kısa bir süre sonra yine ikametin samanlığında annesi ve kardeşleri ile birlikte yatarken babası sanık ...'in kendisini uyandırdığını, sonra babasının kendisinden cinsel organını tutmasını istediğini, babasının isteğini yerine getirdiğini, cinsel organının sertleşmesi üzerine ırzına geçtiğini, iç çamaşırında oluşan kan lekesini yıkayıp temizlediğini, bu olaydan kısa bir süre sonra amcası ... ***'nın ikamet ettikleri evin çevresinde yakalayıp duvara doğru sürüklediğini, sıkıştırıp giysilerini çıkardığını, sonra cinsel organını kendisinin cinsel organına sokmak suretiyle ırzına geçmeye yeltendiğini, bu durumu ninesi ... ***'nın görmesi üzerine amcasının eyleminden vazgeçtiğini, bu olayları kimseye anlatmadığını iddia etmesi sebebiyle; sanık ... ***' nın TCK.nın 103/2, 103/6, 103/1 ve 103/3-a; sanık ... ***'nın TCK.nın 103/2, 103/6 ve 103/1 maddeleri uyarınca yargılanıp cezalandırılması istemi ile kamu davaları açılmıştır.
Kozan Ağır Ceza Mahkemesinin 01/03/2010 tarihinde kesinleşen 05/07/2005 gün ve 103-103 sayılı kararı: mağdur ... ***'nın annesi ve sanık ... ***'nın eşi ... ***'nın, kayınpederi olan ... ... ***'nın kendisine tecavüz ettiğini ve çocuklarının kayın pederinden olduğu iddiası üzerine ... ... *** hakkında müteselsilen gelininin zorla ırzına geçmek suçundan kamu davası açıldığı, alınan DNA raporda ... ***'nın çocuklarının kayın pederi ... ... ***'dan olmadığının tespit edildiği, yargılama sonunda sanık ... ... ***'nın beraatine hükmedildiği, beraat kararının Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 01/03/2010 gün ve 1696-1646 sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 17/05/2013 günlü rapor: mağdur ... ***'nın anatomik olarak bakire olduğu açıklanmıştır.
Ç.Ü. Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalının 13/03/2014 gün ve 939 sayılı raporu: mağdur ... ***'nın şu an itibarı ile maruz kaldığı cinsel istismar fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını yeterince algılayabileceği, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu, ancak olay tarihi itibarı ile mağdurun yaşı göz önüne alındığında maruz kaldığı cinsel istismar fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını yeterince algılayamayacağı, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğu vurgulanmıştır.
Kozan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19/02/2014 gün ve 301-436 sayılı kararı: mağdurun babası sanık ... *** ile annesi ... ***'nın MK.nın 145/3 maddesi uyarınca evliliklerinin iptaline, müşterek çocuklar ... ve ... ***'nın velayetlerinin ... ***'ya verilmesine hükmedildiği görülmüştür.
Kozan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24/04/2014 gün ve 2010/191 esas 2014/346 sayılı kararı: sanık ... *** vasisi annesi Durdu *** tarafından davalı ... *** aleyhine boşanma davası açıldığı, mahkemenin 2010/301 sayılı dosyasında boşanmaya karar verildiğinden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Mağdur ...'nın babası sanık ... *** ile annesi ... ***'nın resmi olarak evli oldukları, her ikisinin de akıl hastalığı bulunması sebebiyle vasi tayin edildiği, ... ve ...'ün Kozan 2. Asliye Hukuk Mahkemesince boşanmalarına, müşterek çocuklar mağdur ... ile ...'nin velayetlerinin anne ... ***'ya verildiği anlaşılmıştır.
Mağdur ... ***'nın bakire olduğuna dair rapor, olayların 2002 yılında sirayet etmesine rağmen 07/05/2013 tarihine kadar mağdur tarafından kimselere anlatılmaması, mağdurun beyanlarında zikrettiği ikamette uyumak için her koşulun mevcut olmasına rağmen ailecek samanlıkta yatılmasının hayatın olağan akışına aykırı olması, sanıkların suçu kabul etmemesi, iş bu ceza davasındakine benzer bir olay olarak Kozan Ağır Ceza Mahkemesi' nin 2005/103 esas ve karar numaralı dosyasında sanığın babası hakkında beraate hükmedilmiş olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; atfedilen suçların sanıklar tarafından işlendiğine dair her türlü şüpheden arınmış, mağdurun soyut iddiaları dışında cezalandırmaya elverişli, kesin ve inandırıcı delillerin bulunmadığı, olayların kuşku uyandırdığı, şüpheden sanık yararlanır genel hukuk ilkesi de gözetildiğinde, atfedilen suçların sanıklarca işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle beraatlerine karar verilmiştir.
Mağdur ...’nın soyut kabul edilen iddiaları sebebiyle sanıklar hakkında kamu davası açıldığı, mağdurun bu soyut beyanlarının iftira düzeyinde olduğu, mağduru bu yönde iftirada bulunması konusunda dayısı ... *** ile anne annesi ... *** tarafından azmettirildiği yönündeki iddia ve beyanlar da gözetilerek, mağdur ... ve dayısı ... ve anne annesi ... *** hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. " şeklindeki gerekçeyle kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Aynı davada sanıkların müşterek vekaletname ile avukatı yetkili kıldıklarının anlaşılması ve avukatın sunduğu avukatlık hizmetinin bölünememesinden dolayı beraat eden her bir sanık için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilemeyeceği anlaşıldığından Mahkeme hükmünde bu yönüyle de hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kozan Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2015 tarihli ve 2014/157 Esas, 2015/36 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!