9. Ceza Dairesi 2021/4662 E. , 2023/5897 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/369 E., 2014/296 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin,11.12.2014 tarihli ve 2013/369 Esas, 2014/296 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan davada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesininikinci ve dördüncü fıkrası, 32 nci maddenin ikinci ve son fıkrası ile 62 nci maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis ve aynı Kanunu'nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 32 nci maddenin ikinci ve son fıkrası ile 62 nci maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezalarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.02.2018 tarihli ve 14-2018/6287 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği
Süre tutum talebi ve suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanan indirim hükümlerinin hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Şüpheden uzak delil bulunmadığına ve isnat edilen suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkeme Kabulü;
"Mağdure ...'un 2010 doğumlu olup, olay tarihinde akşam saat 18.30 sıralarında yakınlarının bir düğünü nedeniyle babası Harun ve müşteki annesi ... ile birlikte ... ... Caddesi üzerinde bulunan ... Düğün Salonuna gittikleri, düğün esnasında saat 19.30 sıralarında mağdure ...'un annesi ve babasının yanından ayrılarak tek başına düğün salonunun merdiveninden aşağı indiği sırada SSÇ ...'un mağdureyi görerek mağdureyi eliyle yanına merdivene doğru aşağı çağırdığı ve SSÇ'nin mağdure ile birlikte merdivenden aşağı kata indikleri, SSÇ ...'ın merdivenden giriş kata indiği, arkasından mağdurenin aynı kata tek başına indiği, SSÇ ...'ın bu sırada bina dışına çıkarak tedirgin bir şekilde etrafa baktığı ve hemen tekrar içeri girip mağdurenin yanına giderek konuşmaya başladığı ve mağdureyi elinden tutarak dışarı doğru çıkardığı, düğün salonunun bulunduğu binadan birlikte dışarı çıktıkları, dışarı çıktıktan sonra suça sürüklenen çocuğun mağdureyi düğün salonunun otoparkına götürdüğü, otoparkın karanlık ve izbe olmasından faydalanarak mağdurenin külotlu çorabını çıkardığı, bacaklarını ve kalçasını okşadığı, yanaklarını öptüğü, mağdureye anal yoldan cinsel organını soktuğu, otoparka başkalarının gelmesi üzerine kaçtığı, bu şekilde suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı organ sokmak suretiyle cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği mahkememizce kabul edilmiş,
Suça sürüklenen çocuk aşamalardaki savunmalarında mağdurenin kaybolduğunu görünce peşinden otoparka gittiğini, orada şeytana uyarak mağdurenin külotlu çorabını çıkardığını, bacaklarını ve kalçasını okşadığını ancak organ sokmadığını beyan ederek tevilli ikrarda bulunmuşsa da, mağdure hakkında ... Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi tarafından olay ile aynı gün düzenlenen adli muayene raporuna göre; hymenin ve dış genital yapıların normal izlendiği, anüs çevresinde saat 12 hizasında yaklaşık 0.5 cm'lik çatlak izlendiği, perianal bölgede kızarıklık mevcut olduğu, vulvar bölgede ve perianal bölgede eski kurumuş kan izleri olduğunun mütalaa edilmesi, ayrıca düğün salonunda kurulu bulunan güvenlik kameralarına ilişkin görüntülerin bulunduğu CD izleme tutanağı, tanık ve katılan beyanları dikkate alındığında, SSÇ'nin yukarıda anlatılan mahkememizin kabulü ile örtüşmeyen savunmalarına itibar edilmemiş,
Suça sürüklenen çocuğun yaşının tespiti için Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan rapor alınmış, 28.05.2014 tarih ve 2685 karar numaralı raporda SSÇ'nin suç tarihinde 14 yaşını bitirmiş olup 15 yaşının içinde olduğu ve 15 yaşını bitirmediğinin mütalaa edildiği görülmüş; suç tarihinde 12-15 yaş grubu içinde bulunan suça sürüklenen çocuğun eyleminin meydana getireceği sonuçları algılama yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda ... Devlet Hastanesi'nde Ruh Sağlığı Hastalıkları uzmanı tarafından adli muayene formu düzenlenmiş, ayrıca ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nden rapor alınmış; alınan her iki raporda da SSÇ ...'un algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
CEZANIN BELİRLENMESİ VE BİREYSELLEŞTİRİLMESİ:
CD izleme tutanağında da açıkça SSÇ ...'in düğün salonunun merdivenlerinde gördüğü mağdureyi konuşarak hile ile ikna etmek suretiyle cinsel amaçlı olarak otoparka götürdüğünün anlaşılması karşısında SSÇ'nin bu eylemi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma olarak değerlendirilmiş, SSÇ'nin otopark içerisinde de doktor raporundan da açıkça anlaşılacağı üzere çocuk mağdureye anal yoldan cinsel organ sokma eylemi ise çocuğu karşı cinsel istismar suçu olarak değerlendirilmiş;
Mağdurun suç tarihi itibariyle üç yaşında olduğu anlaşıldığından, SSÇ'nin üzerine atılı organ sokmak suretiyle cinsel istismar ve hürriyetinden yoksun kılma suçları nedeniyle suçun işleniş şekli, işlenen suçların kişilerin cinsel dokunulmazlığına ve hürriyetine yönelik saldırı mahiyetinde bulunması bakımından suç konusunun önem ve değeri, SSÇ'nin bilme ve isteme iradesini ihtiva eden bilinçli davranışı ile somutlaşan kasta dayalı kusurunun ağırlığı, maydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, ayrıca mağdurun yaşının küçüklüğü nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezaların belirlenmesi yoluna gidilmiştir.
Mağdurun olay ile aynı gün alınan adli muayene doktor raporunda gözünün altında ekimozlar tespit edildiği, gluteal bölgede çizikler bulunduğu, vajinal bölgede ekimozlar görüldüğünün bildirilmesi ve mağdurun yaşının küçüklüğü birlikte değerlendirildiğinde SSÇ'nin cinsel istismar eylemini mağdura karşı cebir ve tehdit kullanarak gerçekleştirdiği anlaşılmakla SSÇ hakkında bu suçtan tayin olunan ceza TCK 103/4 gereğince ½ oranında artırılmıştır.
Mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığının değerlendirilmesi için Dicle Üniversitesi Hastanesi'nden Ruh ve Beden Sağlığı Heyet Raporu alınmış; 03.11.2014 tarihli rapora göre; mağdur Hira Nur Gün'ün mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulmadığı mütalaa edilmiş, bu nedenle SSÇ hakkında 103/6 maddesi uygulanmamıştır.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminin hile ile çocuk yaşındaki mağdura karşı ve cinsel amaçla işlenmesi nedeniyle bu suçtan verilen cezadan TCK'nın 109/3-f,5 maddeleri uyarınca arttırım yapmak gerekmiştir. SSÇ'nin suç tarihinde 12-15 yaş grubu içinde olduğu anlaşıldığından TCK'nın 31/2 maddesi uyarınca cezasından ½ oranında indirim yapılmış; yargılama sürecindeki tutum ve davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek verilen cezadan takdiri indirim hükümleri uyarınca indirim yapmak gerekmiş, cezalandırmada ayrıca fiile ve faile bağlı nedenlerle cezanın bireyselleştirilmesi ilkesi gözetilerek sonuç ceza miktarları belirlenmiştir." şeklindeki gerekçesiyle kararlar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz istemleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin,11.12.2014 tarihli ve 2013/369 Esas, 2014/296 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!