9. Ceza Dairesi 2021/4639 E. , 2023/6487 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/234 E., 2015/50 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2014/234 Esas, 2015/50 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci, üçüncü, beşinci fıkraları, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, eksik araştırma ile hüküm verildiğine, sanığın istikrarlı savunma yaptığına, mağdure beyanları ile adli raporların örtüşmediğine, Adli Tıp Kurumu raporunun usul ve yasaya aykırı düzenlendiğine ve sanığın beraatine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece '' Katılanın özü itibarıyla aşamalarda değişmeyen somut yer ve zaman içeren kronilojik bir sıra ile olayların gelişimini anlatan beyanları, katılan mağdurenin sanığa iftira atmasını gerektirecek herhangi bir husumetin bulunmayışı, sanığın tevil içeren anlatımları ile suçlamayı kısmen kabul etmesi, aradaki yaş farkı nazara alındığında sanık ile mağdurenin arkadaş gibi sayısı belli olmayacak şekilde sanığa ait arabada gezmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olması, sanığın savunmasının doğruluğu kabul olunsa bile sadece mağdureden çekindiği için kendisini gezdirmeye devam etmesinin aynı şekilde hayatın olağan akışına aykırı olması, mağdure tarafından sanığın kendisini götürdüğünü belirttiği adresin de sanık tarafından kullanılan bir yer olduğunun anlaşılması, mağdurenin bu evin ayrıntılı adresini ve yapısını bizzat hatırlayıp dile getirmesi, mağdureye ait doğum tutanağı ve doğum raporu içeriği, mağdureye ait doktor raporları, özellikle ATK 6.İhtisas Dairesi tarafından alınan rapor içeriği ve tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; mağdurenin suç tarihi ve öncesinde hastane doğumlu olup 15 yaşından küçük olduğu, sanığın tatlı dağıtımı yapmak üzere mağdurenin annesinin işyerine geldiği sırada mağdure ile tanıştığı, ilk başlarda annesinin de onayı ile sanığın aracına bindiği, daha sonra sanığın bunu alışkanlık haline getirdiği, mağdureyi okul çıkışı karşılayıp araca aldığı, bazen de yine mal vermeye geldiği sırada aracına aldığı, bu süreçte mağdure ile cinsel yönden yakınlaşmaya başladığı, mağdureyi öpüp okşadığı, rızaya dayalı olarak seviştikleri, bu sırada gerek sanığın gerek mağdurenin soyundukları, bu soyunma sırasında herhangi bir cinsel ilişki olmaksızın seviştikleri, bu süreçte sanığın organ sokma olmaksızın sürtünme ve benzeri şekillerde mağdureye cinsel istismar eyleminde bulunarak boşaldığı, bu tür eylemlerin uzunca bir süre sürdüğü, bazen ıssız alanlarda bazende mağdurenin beyanında geçen ... mahallesindeki evde olmak üzere çok sayıda bu şekilde mağdureye karşı eylemde bulunduğu, bu eylemler sonucu mağdurenin ruh sağlığının kalıcı olarak bozulduğu, sanığın böylelikle üzerine atılı teselsülen çocuğun cinsel istismarı suçunu ve cinsel amaçla çocuğu alıkoyma suçunu işlediği sabit görülmüş ve atılı suçlardan ayrı ayrı cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar mağdure hazırlık beyanında sanıkla cinsel ilişkiye girdiği yönünde beyanda bulunmuş ise de, mağdurenin yaşı nazara alındığında cinsel ilişki tabirinden yukarıda anlatılan şekli ile organ sokma olmaksızın yaşanan ilişkiyi kastettiğinin kabulünün gerektiği, zaten mağdurenin mahkemece alınan beyanında da bu hususu düzelttiği, polis tarafından alınan beyanların bu anlamda yetersiz kaldığının bilinen bir gerçek olduğu, ayrıca mağdurenin alınan ATK raporundan anlaşılacağı üzere yetişkin bir erkeğin cinsel organının duhulü halinde kızlık zarının bozulacağı, bu itibarla mağdurenin mahkemedeki beyanı, dosya içeriği ve ATK raporu nazara alındığında eylemlerin organ sokma olmaksızın çocuğun basit cinsel istismarı boyutunda kaldığı kanaatine varılmış ve sanığın buna göre cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
6545 Sayılı Yasa ile değişmezden evvelki TCK.nun 103/1 mad. uyarınca sanığa suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu nazara alındığında takdiren ve teştiden 4 yıl hapis cezasının verilmesinin gerekeceği, TCK 103/6 mad. gereğince bu cezanın 15 yıldan az olamayacağı, TCK 43 mad. kapsamında temel ceza üzerinden yapılacak arttırım nazara alındığında sanığa asgari hadden ceza verilse bile 16 yıl hapis cezasının verilmesinin gerekeceği, bu itibarla hüküm fıkrasında yazılan şekli ile 6545 Sayılı Yasa ile değişik TCK hükümlerinin sanık lehine olduğu anlaşılmış ve buna göre sanığın cezalandırılması gerekmiştir.
Suçun işleniş biçimi, sanığın aradaki bariz yaş farkına rağmen atılı suçları işlemekten çekinmeyişi, kastının yoğunluğu, kendisine duyulan güveni kötüye kullanması, meydana gelen zararın ağırlığı, bu anlamda mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun dosya kapsamı ile anlaşılması hususları beraber değerlendirildiğinde temel ceza tayin olunurken alt sınırdan uzaklaşılmış ve teştiden ceza tayini yoluna gidilmiştir.
Aynı şekilde sanığın bir yılı aşkın bir süreçte ve sayısını mağdurenin dahi zor hatırladığı şekli ile çok sayıda eylemi ile mağdureye karşı cinsel istismarda bulunduğu ve kendisini alıkoyduğu, bu kapsamda teselsüle konu eylemlerin sayısı, ağırlığı nazara alındığında TCK 43 mad .gereğince her iki suç bakımından sanığın cezasında arttırım yapılırken alt sınırdan uzaklaşılmış ve 1/3 oranında artırım yapılmasının hak ve nesafet kurallarına uygun olacağı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' şeklinde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2014/234 Esas, 2015/50 Karar sayılı kararı sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!