WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/4580 E.  ,  2023/6693 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/158 E. 2014/305 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

Kayden 10.10.1999 doğumlu olup suç tarihinde on dört yaşı içerisinde bulunan mağdurenin velayet hakkına sahip annesi ...'nin kovuşturma evresinde ifadesinin alındığı 06.03.2014 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği ve şikayetçi Bakanlığa usulüne uygun şekilde duruşma günü tebliğ edilmesine rağmen duruşmalara gelip davaya katılmadığı anlaşıldığından mağdure vekili ile şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yönünden; sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2014 tarihli ve 2013/158 Esas, 2014/305 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun)103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar vermiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31.01.2018 tarihli ve 14-2015/37170 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
İsnad edilen suçun işlendiğine dair şüpheden uzak, kati ve inandırıcı bir delil mevcut olmadığına, tanık beyanlarına göre sanık ile mağdurenin aynı odada kaldığının beyan edilmesine rağmen cinsel ilişki konusunda görgüye dair bilgilerinin olmadığına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın mağdureyi koruma amaçlı hareket ettiğine, rıza ile sanığın evine gittiklerine, rapora rağmen 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasından ceza tayin edildiğine, Mahkeme aksi kanaatte ise 103 üncü maddenin birinci fıkrasının uygulanması gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir.

B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Sanığın mağdureye yönelik organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğuna ilişkin mağdurenin soyut iddialarından başkaca ve toplanan delillerle örtüşmeyen ifadesi dışında cezalandırılmasına yeterli, kesin ve inandırıcı delillere ulaşılamadığı kanaati ile çocuğun cinsel istismarı suçundan beraatine karar verilmesi gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mağdure ...'in ... Kız Yetiştirme Yurdunda kaldığı, tanık ...'nin de yurttan arkadaşı olduğu, suç tarihinde mağdure ile tanık ...'nin yurttan izin alarak çıktıkları ve iki gündür dönmedikleri, birlikte gezerken ...'nin daha önceden tanıdığı sanık ile karşılaştıkları, kendilerini rahatsız eden bir şahıstan bahsetmeleri üzerine sanığın geceyi kendi evinde geçirmeyi teklif ederek tanık ...'ı da yanlarına çağırdığı, hep birlikte sanığın evine gittikleri, burada mağdure ile sanığın aynı odada yattıkları, mağdurenin birbirlerine sarılıp öpüştüklerini ardından sanıkla vajinal ve anal yoldan rıza ile cinsel ilişkiye girdiğini beyan ettiği, sanığın ise suçlamaları kabul etmediği, kovuşturma aşamasında mağdurenin kendisine on yedi yaşında olduğunu, iki ay sonra on sekiz yaşına gireceğini söylediğini iddia ettiği, mağdurenin hastane doğumlu olduğu, mağdureye ait Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalının 28.06.2013 ve 31.07.2013 tarihli raporlarda; vücudunda sol meme başı mediali 1 cm üstte 2x1 cm'lik mor yeşil renkte peteşial tarzda ekimoz saptandığı, tariflenen lezyonun kişiden alınan emme, öpme hikayesi ile uyumlu olduğu, hymen anüler yapıda intakt olup açıklığı ve yapısı itibariyle duhule müsait olmadığı ve anal yoldan cinsel ilişkiye girildiğine dair bulgu bulunmadığı, ruh sağlığının bozulmadığı, sperm hücresi saptanmadığının belirtildiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Mağdure Vekili ile Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden
Kayden 10.10.1999 doğumlu olup suç tarihinde on dört yaşı içerisinde bulunan mağdurenin velayet hakkına sahip annesi ...'nin kovuşturma evresinde alınan 06.03.2014 tarihli ifadesinde sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği ve şikayetçi Bakanlık vekilinin de İlk Derece Mahkemesince gerçekleştirilen yargılama sırasında duruşma günü tebliğine rağmen usulüne uygun şekilde davaya katılmadığının anlaşılması karşısında, mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı gibi Mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceği, yine davaya katılmayan şikayetçi Bakanlık vekilinin de kararı temyiz hakkı bulunmadığı anlaşıldığından vaki temyiz isteklerinin 5320 sayılı Kanun'un sekizinci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.

B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. Anılan nedenle bozma talep eden Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

C. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Mağdurenin aşamalardaki tutarsız beyanları, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalının 28.06.2013 ve 31.07.2013 tarihli raporları, tanık anlatımları, sanık savunması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın mağdureye organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismarda bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle elleyip göğüslerini emme şeklinde gerçekleşen eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının tatbiki suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Mağdure Vekili ile Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekili ve şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince REDDİNE,

B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2014 tarihli ve 2013/158 Esas, 2014/305 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2014 tarihli ve 2013/158 Esas, 2014/305 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye değişik gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.10.2023 tarihinde karar verildi.