WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/4349 E.  ,  2023/6082 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/20 E., 2015/80 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2015 tarihli ve 2015/20 Esas, 2015/80 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sadece mağdurun beyanına göre karar verildiğine, sanığın suçu işlemediğine, mağdurun beyanlarının çelişkili olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ve re'sen tespit edilecek hususulara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece "Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre; Olay tarihi olan 10/09/2013 günü itibariyle henüz 13 yaşında olan mağdurun saat 18:00 sularında ... İlçe Merkezinde bulunan ... Kültür Merkezinden çıkarak aynı ilçenin ... Mahallesinde bulunan evine gitmek istediği ve sanık ... ın kullandığı minübüse yolcu olarak bindiği, sanığı daha önceden tanıması ve babasının arkadaşı olması nedeniyle minübüsün sağ ön tarafından bulunan tek kişilik yolcu koltuğuna oturduğu, araçta kendilerinden başka kimsenin bulunmamasından faydalanan sanığın mağdur ile gayri ahlaki bir şekilde konuşmaya başladığı ve bayanlardan bahsettiği, seyahat esnasında yan tarafta bulunan mağdura doğru uzanarak pantolonu üzerinden onun cinsel organını ellediği, seyir esnasında yolcuların binmesi üzerine sanığın bu kabil hareketlerinden vazgeçtiği, bilahare son durağa gelip yolcuların inmesinden sonra mağdura bir sefer daha yolculuk yapma teklifinde bulunduğu, mağdurun annesinin kızacağından bahisle bu teklifi reddetmesi üzerine sanığın babasını tanıdığını bu nedenle kendisine birşey demeyeceklerini söyleyerek yeniden yolculuk yapma hususunda mağduru ikna ettiği, akabinde söz konusu minübüsü meskun mahal dışına sürerek bağların bulunduğu bir yere götürüp aracı park ettikten sonra bulunduğu şoför koltuğundan kalkarak mağdurun yanına gittiği, onun fermuarını açarak cinsel organını çıkarttığı ve ağzına aldığı, mağdurun bu duruma karşı çıkması üzerine herkesin bu durumdan hoşlanacağını söyleyerek bu yöndeki eylemlerine devam ettiği, ancak daha sonra mağdurun midesinin bulunması nedeniyle sanığı iteklemesi üzerine sanığın eylemine son verdiği ve yeniden toparlanarak şoför koltuğuna geçtiği, aracı çalıştırarak ilçe merkezine doğru sürdüğü ve bilahare mağduru indirdiği, mağdurun bu durumu dayısına anlattığı ve ailesin de böylelikle olaydan haberdar oldukları, akabinde sanık hakkında şikayette bulundukları anlaşılmış, mahkememizce oluş ve sübut bu şekilde kabul edilmiştir.
Sanık üzerine atılı suçlamayı reddederek mağdura yönelik yukarıda bahsedilen şekilde bir fiil sergilemediğini, daha önce mağdurun arkadaşlarıyla yaşadığı bir takım olaylar nedeniyle kendisine bu şekilde iftiralar atıldığını iddia etmiş ise de; kendisini samimi bilen, babasının arkadaşı olan bir sefer daha yapma hususundaki teklifini kabul eden ve tüm bu nedenlerden dolayı iftira atması için ciddi anlamda herhangi bir neden bulunmayan ve tüm bunların ötesinde bilahare şikayetinden vazgeçen mağdurun soruşturmanın başından itibaren özde değişmez oluş ve sübutu açıklar zaman mekan ayrıntı kaydı ihtiva eder anlatımları karşısında sanığın soyut redde dayanan savunması mahkememizce samimi ve inandırıcı bulunmamıştır.
Her ne kadar ... C. Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda ve ... Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve cinsel istismar suçlarını zorla işlediği iddiasıyla sanığın tecziyesi talep edilmiş ise de, yukarıda arz ve beyan edildiği üzere mağdurun sanığın seyahat teklifini kabul etmesi, seyir esnasında araçta henüz kimse yokken sanığın uzanıp cinsel organına dokunmasına rağmen ses çıkartmaması ve bu şekilde yolculuğa devam etmesi, akabinde son durukta yolcular indikten sonra yine sanıkla İlçe merkezini terk ederek bağların bulunduğu ıssız bir yere doğru gittiği hususu gözönüne alındığında atılı suçların mağdurun rızası dahilinde işlediğini kabul etmek gerekmiştir.
Bu gerekçe ve deliller ışığı altında, olay tarihi itibariyle sanık ... ın henüz 15 yaşından küçük olan mağdur ... yı rızası dahilinde ve cinsel amaçla alıkoymak eyleminden dolayı TCK nun 109/1,3-f ve 5 maddeleri uyarınca cezalandırılması cihetine gidilmiştir.
Sanığın sübuta eren çocuğun cinsel istismarı eyleminden dolayı ise; olayın 10/09/2013 tarihinde işlenmiş oluşu, 18/06/2014 günü kabul edilerek 28/06/2014 tarihli resmi gazetede yayınlanmak suretiyle yürürlüğe giren 6545 sayılı yasanın 59. Maddesi ile TCK nun 103. Maddesinde değişiklik yapılması karşısında TCK nun 7/2 maddesi uyarınca sanık lehine olan yasanın tespiti ile tespit edilen bu yasal düzenleme uyarınca ceza tayini yoluna gidilmesi gerektiğinden,
Sanığın sübuta eren çocuğun basit cinsel istismarı eylemi, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TCK nun 103/1 maddesinde düzenlenmiş olup bu eylem için 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası öngörülmüş oluşu ve İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 30/04/2014 gün ve 2082 sayılı raporda, mağdurun eylem nedeniyle beden ve ruh sağlığının bozulmadığının bildirilmesinden dolayı aynı maddenin 6. Fıkrasının uygulanmasına yasal olanak bulunmayışıyla 6545 sayılı yasadan sonra yapılan düzenlemeyle söz konusu eylem için 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngörülmüş oluşu karşısında, gerek alt sınır ve gerekse üst sınır itibariyle 6545 sayılı yasanın 59. Maddesi ile yapılan değişiklikten önceki hali sanık lehine olduğu kabul edilerek cezalandırılması gerektiği yönündeki vicdani kanı ile aşağıdaki şekilde hüküm tesisi cihetine gidilmiştir." şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2015 tarihli ve 2015/20 Esas, 2015/80 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.10.2023 tarihinde karar verildi.