9. Ceza Dairesi 2021/4193 E. , 2023/5982 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/197 E., 2015/18 K.
SUÇLAR : Konut dokunulmazlığının ihlali, çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2015 tarihli ve 2014/197 Esas, 2015/18 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ise mahkumiyet kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.01.2018 tarihli ve 14-2015/89355 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Herhangi bir sebebe dayanmayan süre tutum dilekçesinden ibarettir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Takdiri indirimin uygulanmamasının gerekçesinin olmadığına, konut dokunulmazlığının ihlali suçunun oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; ''Mağdurenin aşamalarda kendi içerisinde çelişki içeren beyanları, annesi tarafından vücudundaki değişikliğin sorulması üzerine önce hayali bir isim vererek kendisinin cinsel saldırıya uğradığını belirtmesi, daha sonraki beyanında ise sanığın eve gelerek kendisine zorla cinsel saldırıda bulunduğunu belirten beyanı, mağdurenin sanığın ismini gizler şekilde ve başka bir senaryo uydurarak sanığı koruma amaçlı davrandığının anlaşılması, mağdureye doktor raporunda zorlamaya ilişkin herhangi bir tespitin bulunmayışı, sanığın aşamadaki savunmasında internet ortamında tanıştığı mağdurenin çağırması üzerine mağdurenin evine gittiğini, evde 10-15 dk kadar kaldığını, mağdurenin rızası ile kendisi ile cinsel ilişki boyutuna varmayan cinsel eylemlerde bulunduklarını belirtmesi, olayın intikal şekli ve mağdurenin annesinin şüphelenmesi üzerine meydana çıkmış olması nazara alındığında mağdurenin zorlandığına ilişkin herhangi bir delil bulunmayışı, mağdurenin alınan raporunda ruh sağlığının bozulmadığının anlaşılması, zora dayalı olduğu iddia edilen eylemin mağdurenin evinde olması nazara alındığından eylemin rızaya dayalı yapıldığının kabulünün gerekmesi ve tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; sanığın mağdureye karşı iddia edildiği gibi zorla cinsel bir eylemde bulunduğuna ilişkin delil bulunmadığı, dosya kapsamındaki delillerden eylemin rızaen yapıldığının kabulünün gerektiği, 15 yaşından büyük olup herhangi bir akli rahatsızlığı bulunmayan mağdurenin kendi rızası ile cinsel ilişki boyutuna varmayan eylemlerinin ise sanık açısından suç oluşturmayacağı anlaşılmakla üzerine atılı cinsel istismar suçunu işlediği sabit olmayan sanığın bu suçtan beraatine karar vermek gerekmiştir.
Sanığın kabul içeren savunması, mağdure beyanı ve tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde, sanığın mağdurenin anne ve babası ile birlikte yaşadığı eve mağdurenin çağırması ve rızası üzerine girdiği, bu şekli ile meşru bir amaç olmaksızın evde yaşayan anne ve babanın rızaları olmaksızın eve girmesinin sanık yönünden konut dokunulmazlığını bozma suçunu oluşturacağı, sanığın eve girdiği saat ve çıkış saatinin olay günü itibari ile gece sayılan zaman diliminde olduğunun sabit olmadığı, bu suç yönünden müşteki konumunda bulunan mağdurenin anne ve babalarının sanıktan şikayetçi oldukları ve uzlaşmayı istemedikleri anlaşılmakla sanığın sabit olan konut dokunulmazlığını bozma suçundan cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Mahkemenin gerekçesi; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 27.01.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2015 tarihli ve 2014/197 Esas, 2015/18 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2015 tarihli ve 2014/197 Esas, 2015/18 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!