9. Ceza Dairesi 2021/4174 E. , 2023/4349 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 23.12.2014 tarihli ve 2013/270 Esas, 2014/495 Karar sayılı kararı ile sanığın,
a. Nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci ve beşinci fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c. Kasten yaralama suçundan ceza tertibine takdiren yer olmadığına,
karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.01.2018 tarihli ve 14-2015/93436 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Katılanın uğramış olduğu darp sonucu yaralandığının tüm dosya kapsamı ile sabit olduğuna, ancak hüküm kurulmadığına, diğer suçlardan verilen cezalarında yetersiz olduğuna, işlenen suçun niteliği ve işleniş şekli dikkate alındığında hiç bir indirim maddesinin uygulanmaması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdure ile sanığın sevgili olduğuna ve aralarında yaşanan cinsel ilişkinin de rızayla gerçekleştiğine ancak o gece yaşanan cinsel ilişki daha ileri safhaya ulaştığından mağdurenin sonradan pişman olduğuna, arkadaşlarının yanına gittiğinde duyduğu pişmanlıkla ağladığı için arkadaşlarına zorla birlikte olduğunu söylediğine, mahkemede dinlenen mağdurenin iki arkadaşı tanık olarak olaydan bir ay sonra mağdurenin kendilerine sanığın zorla kendisine sahip olmadığını ifade ettiklerine, yargılama sırasında da mağdurenin ailesi tarafından sanığın ailesinden şikayetten vazgeçmek için para istediklerine, adli tıp raporuna göre mağdurede psikolojik rahatsızlık mevcut olduğuna, mağdurenin psikolojisi bozuk olup daha önce de intihara kalkıştığı dolayısıyla ifadelerine itibar edilemeyeceğine, mağdurede oluşan yaralanmaların bir gün öncesinde düşmesi sonucu oluştuğuna, sağlık ocağında bu olay sebebiyle pansuman ve tedavi olduğuna, kararın hatalı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece, iddia, savunma, şikayetçi ve tanık anlatımları, doktor raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın İznik'te birahane dükkanı işlettiği, katılanın da zaman zaman sanığın yanına gelerek işlerinde yardımcı olduğu, sık sık görüştükleri, suç tarihi olan 11/03/2013 tarihinde katılanın sanığın evine gittiği, katılanın bir odaya geçerek kapıyı kilitleyip yattığı, ancak sanığın eşofmanlarını almak istediğini söyleyerek katılandan kapıyı açmasını istediği ve kapı açılınca pantolonunu çıkarıp katılanın kollarından tutarak yatağa doğru itekleyip yatırdığı, katılanın zorla elbiselerini çıkardığı, katılanın direnmesi ve karşı gelmesi üzerine bir süre boğuştukları, yatağın kırıldığı, bu kez katılanı kollarından tutarak zorla salonda bulunan kanepeye götürdüğü, giysilerini çıkarıp katılanın vücudunu öpmeye başladığı, direnme olması nedeniyle sanığın katılanın kollarını ısırdığı, cinsel organını katılanın cinsel organına soktuğu, sanığın eylemini tamamladıktan sonra kimseye anlatmamasını söyleyerek katılanın evden gitmesine izin verdiği, Adli Tıp Kurumu raporuna göre katılanın eylem nedeniyle cinsel saldırının kabulü halinde ruh sağlığının etkilendiği ancak ruh sağlığının bozulmadığının bildirildiği, kriminal polis laboratuvarınca düzenlenmiş uzmanlık raporunda katılana ait külot ve tişört üzerinde epitel hücre genotip özelliklerde sanığın özelliklerinin bulunduğu, yine peçete üzerinde tükürük örneklerinin mağdure ile birlikte sanığın genotip özelliklerinin bulunduğunun tespit edildiği, sanığın suçlamaları kabul etmediği, ancak soruşturma aşamasındaki savunmalarında katılanın ilişkiyi kabul etmediğini, zorlama olduğunu beyan ettiğini bildirdiği görüldüğü, olayın hemen akabinde tanıklara eylemi anlattığı ve polise giderek şikayetçi olduğu, sanığın şikayetçi olmaması yönünde katılana mesajlar gönderdiği şeklinde kabul edilen olayda sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve lehe olan 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi nitelikli cinsel saldırı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Katılanın basit tıbbi tedavi ile giderilecek şekilde yaralandığı anlaşılmakla sanığın davranışlarının 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kalması nedeniyle yaralama suçundan dolayı ceza tertibine takdiren yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Hükümden sonra 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi yönünden kısmî iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmaması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın kasten yaralama eyleminin nitelikli cinsel saldırı suçunun unsuru olarak kabul edilmesi karşısında bu suçtan ayrıca hüküm kurulmaması gerekirken anılan suçla ilgili ceza tertibine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Şikayetçinin daha önceden de gittiği sanığın evine suç tarihinde rızasıyla gittikten sonra sanığın cinsel saldırı eylemini gerçekleştirdiği, eylemi sona erdikten sonra şikayetçinin yanından ayrılmasına engel olduğuna dair bir iddianın bulunmadığı, cinsel saldırı eylemi ile sınırlı bir şekilde şikayetçinin iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının da nitelikli cinsel saldırı suçunun zorunlu sonucu olduğu gözetilerek sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
2. Adli Emanetinin 2013/5323 sırasında kayıtlı bulunan bir adet nevresim, bir adet havlu, mağdureye ait birer adet tişört, külot, sutyen, çıtçıtlı badi ve eşofman altının hüküm kesinleştiğinde sahiplerine iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde imhasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
D. Tebliğname Yönünden
Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan bozma sebeplerine göre Tebliğname'de onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2013/270 Esas, 2014/495 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün çıkartılarak yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı da nazara alınmak kaydıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2013/270 Esas, 2014/495 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!