WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/4154 E.  ,  2023/4235 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hırsızlık, silahla tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2012 tarihli, 2012/590 Esas sayılı iddianamesiyle beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahla tehdit ve hırsızlık suçlarından kamu davası açılmıştır.

2. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2014 tarihli, 2012/62 Esas, 2012/280 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine; çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılması ve hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (f) bentleri, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 53 üncü maddesi ile 58 inci maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılması ve hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; silahla tehdit suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesi ile 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması ve hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.01.2018 tarihli ve 14-2015/64125 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Hükümleri temyiz etme isteğinden ibarettir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin beyanlarına itibar etme konusunda hükümler arasında çelişki yaratıldığı, sanığın mağdurenin annesi tarafından tehdit edildiği, dosyaya sunulan mesajlara gerekçeli kararda yer verilmeyerek neden itibar edilmediğinin gerekçelendirilmediği, taraflar arasında husumet bulunduğu, cebir ve tehdit çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının unsuru olduğu halde ayrıca cezalandırıldığı, çocuğun cinsel istismarı suçunun oluşması için belli bir süre hürriyetten yoksun kılmanın gerekeceği, unsuru olduğu halde ayrıca bu suçtan cezalandırıldığı, alt sınırdan uzaklaşılarak verilen cezaların gerekçesiz olduğu, takdiri indirim nedeninin uygulanmamasının gerekçelendirilmediği ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ile mağdurenin olay öncesinde bir yıldır arkadaş oldukları, sanığın olay tarihinde, daha evvel bulduğu işte çalışan ancak sonradan işten ayrılan mağdureye telefon ederek yanına çağırdığı, bunun üzerine mağdure ile sanığın sanığa ait iş yerinin önünde buluştukları, sanığın talebi üzerine birlikte içeri girdikleri, burada bir süre sohbet ettikten sonra mağdurenin ayrılmak istemesi üzerine sanığın kalması için mağdureye ısrar ettiği, mağdurenin de gitmekte ısrar etmesi üzerine sanığın bıçak çıkararak kapıya doğru yöneldiği ve kapıyı kilitlediği, mağdureyi kolundan tutup koltuğa oturttuktan sonra kendisine onu sevdiğini söyleyerek boynundan öptüğü, bir süre sonra mağdurenin telefon ile arkadaşına haber verdiği ve sanığa dışarı çıkmak istediğini söylediği, birlikte dışarı çıktıkları sırada sanığın mağdureye elinde bıçak olduğu halde "bana bir yanlış yaparsan seni keserim" diyerek mağdureyi tehdit ettiği, iş yerinden ayrılırken çantasını orada bıraktığı ancak çantası bulunduğunda içinde parasının eksik olduğu iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılamasında; sanığın üzerine atılı hırsızlık suçu işlediğine dair soyut iddia dışında cezalandırılmasına yeterli, şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın beraatine; sanık ile mağdure arasında bir husumet bulunmaması nedeni ile mağdurenin kendi namusu ile ilgili sanığa iftira etmesi için bir neden bulunmaması, tanıkların mağdurenin koşarak yanlarına geldiği ve hemen telefon isteyerek polisi aradığını söylemeleri, tanık ...'ın mağdure anlatımı ile uyumlu şekilde mağdurenin kendisine telefon ederek zor durumda olduğunu söylemesi üzerine olay yerine gittiğinde mağdurenin bırak beni diyerek sanığa bağırdığını ve sanığın elinde de bıçak olduğunu söylemesi, olay sonrası mağdurenin doktor muyanesinde beyanları ile örtüşür şekilde el üzerinde kesi olduğunun rapor edilmesi ve bu kesinin sanığın mağdureyi tehdit ederken mağdurenin karşı koyması nedeniyle oluştuğunu kanaatine varılmış olması, sanığın olaydan sonra hemen dükkanın kapısını kilitleyerek oradan ayrılmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın suç ve cezadan kurtulma amaçlı yaptığı anlaşılan savunmasına itibar edilmeyerek diğer atılı suçlardan mahkûmiyetine dair karar verildiği, ruh sağlığında bozulma olmadığından ayrıca artırım yoluna gidilmediği, sanığın suçları işleyiş biçimi ve özelliği ile saik ve sebebi ile suçun konusunun önem ve değeri, suçun işlenmesinde kullanılan araç ile suç kastının yoğunluğu ve oluşan sonuç ile mükerrir sürelerden oluşu ile denetim süresi içerisinde yeni suçunu işlemiş bulunuşu ile suça eğilimli yapıda bulunan kimselerden oluşu gibi unsurların gözetilmesi sonucunda, eyleme göre tayin olunacak cezanın fiille hakkaniyet ve adalet ilkeleri doğrultusunda orantılı olması gerektiğine dair kanun hükmü ve failin ıslah olması ve topluma yararlı kimse olarak kazandırılması gibi mülahazaların da değerlendirilmesi ile takdiren asgari haddin üzerinde ancak takdiren üst hadde varmayacak bir biçimde temel ceza tayini yönüne gidildiği, sanığın savunmasında samimi olmaması, ısrarcı tutum ve tavırlarına maddi hakikati çarpıtan hakikati tercih etmesi ve iyi halden yoksun kişilikte bulunuşu karşısında öngörülen cezalarında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmadığı, sanığın eylemini Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/873 Esas, 2008/462 Karar sayılı ilâmının deneme süresi içerisinde işlediği ve mükerrir süjelerden olduğu sabit görüldüğünden cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

IV. GEREKÇE
A. Çocuğun Cinsel İstismarı, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Hırsızlık Suçları Yönünden
1. Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ayrıca mahkemece kurulan beraat hükmünün de usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Sanığın katılana yönelik yaralama eylemi nedeniyle aldırılan raporun 5271 sayılı Kanun'un 161 inci maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısının delil toplama yetkisi kapsamında olduğu anlaşılmakla, aynı Kanun'un 76 ve 206 ncı maddelerine atıfta bulunularak katılan hakkında aldırılan raporun açık rızasının bulunmaması nedenine dayalı bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

B. Silahla Tehdit Suçu Yönünden
1. Sanık hakkında yargılama konusu eylem için, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile aynı maddenin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. Aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 31.10.2014 tarihli mahkûmiyet hükmü olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı sürelerinin geçmiş olduğu belirlenmiştir.

3. Yukarıdaki bentlerde açıklanan nedenle Tebliğnamedeki farklı sebebe dayalı bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Çocuğun Cinsel İstismarı, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Hırsızlık Suçları Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2014 tarihli, 2012/62 Esas, 2012/280 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz isteğinin reddiyle hükümlerin, farklı gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA,

B. Silahla Tehdit Suçu Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2014 tarihli, 2012/62 Esas, 2012/280 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci

maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.06.2023 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.