9. Ceza Dairesi 2021/4084 E. , 2023/5572 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, müstehcenlik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2014 tarihli ve 2014/348 Esas, 2014/434 Karar sayılı kararı ile sanığın;
a) Çocuğun cinsel istismarı suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonraki 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 21 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Müstehcenlik suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 50 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesi uyarınca 4.500 TL ve 1.800 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.01.2018 tarihli ve 14-2015/81928 sayılı düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında mağdurenin beyanlarına itibar edilmesi husunda sosyal hizmet uzmanlarının çelişkili görüşler bildirdiği, Mahkemece mağdure ifadesinin soru-cevap şeklinde alındığı, ayrıca mağdureye soruşturma aşamasındaki beyanı okunmayarak ailesinin yönlendirmesine müsaade edildiği, mağdurenin aşamalardaki beyanları arasındaki çelişkilerin de giderilemediği, sanığın cep telefonundaki görüntüleri olay tarihinden üç ay önce sildiğini beyan etmesine rağmen bu hususta araştırma yapılmadan karar verildiği, sanığın atılı suçlardan beraat etmesi gerektiği ve kabul etmemekle birlikte alt sınırdan uzaklaşılması hususunda somut gerekçe gösterilmediğine ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Sebebi
Sanık hakkında verilmiş olan cezaların toplamı ve tarafların aynı köy sınırları içerisinde yaşaması göz önüne alındığında sanığın tutukluluğunun devamına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece ''Olay tarihi olan 20/07/2014 günü sanığın sokakta oyun oynayan mağdureyi çağırıp köyde bulunan muayene odasına götürdüğü, kapıyı üzerine kilitleyip mağdureye cep telefonundan pornografik içerikli görüntüler gösterdiği ve mağdureye cinsel amaçla sarıldığı, mağdureye hitaben "donunu çıkart" dediği, mağdurenin gitmek istemesi üzerine ise ona kapıyı açıp odadan çıkmasını sağladığı...'' şeklindeki kabul ile atılı suçlardan hükümler kurulduğu anlaşılmıştır.
2. Deliller; savunma, mağdure ve katılan beyanları, tanık anlatımları, Bursa Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Adli Bilişim Büro Amirliği tarafından düzenlenen 18.09.2014 tarihli telefon inceleme raporu, Bursa Emniyet Müdürlüğünün 10.10.2014 tarih 2014/1328 sayılı dijital delil inceleme yazısı, adli görüşme raporları ve kolluk kuvvetlerince tutulan araştırma tutanaklarından ibarettir.
IV. GEREKÇE
A. Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Oluşa uygun kabule göre sanığın işlediği müstehcenlik suçu açısından, 5237 sayılı Kanun’un 226
ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 19.12.2014 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Ceza Muhakemesi Hukukunun amacı insan haklarını ihlal etmeden ve hukukun öngördüğü yöntemlerle maddi gerçeğin araştırılarak bulunması olup, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesine göre hakimin kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabileceği, bu kapsamda her ne kadar 5271 sayılı Kanun'un 236 ncı maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde "İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulan çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir" ifadesine yer verilmiş ise de maddi gerçeğin aydınlatılması açısından zorunlu olduğu durumlarda mahkeme tarafından mağdurenin tekrar dinlenebileceği hususu nazara alınıp, aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan ve bozma öncesi duruşmada soru-cevap şeklinde ifadesi alınan mağdurenin teminiyle iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenmesinden sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Bozma gerekçesine göre Tebliğnamedeki düzeltilerek onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2014 tarihli ve 2014/348 Esas, 2014/434 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde yer alan nedenlerle Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2014 tarihli ve 2014/348 Esas, 2014/434 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!