9. Ceza Dairesi 2021/4014 E. , 2023/3781 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/227 E., 2014/533 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2014 tarihli ve 2013/227 Esas, 2014/533 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci ve beşinci fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.12.2017 tarihli ve 14-2015/57061 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Direye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafii Temyiz İsteminde
Özel; cinsel saldırı suçundan verilen beraat kararının onanmasını, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin verilen mahkumiyet kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, katılanın kendi isteği ile arabaya bindiği, eve girmesinden ve çıkmasına kadar kendi isteği ile hareket ettiğini, sanığın herhangi bir zorlaması olmadığını, katılanın daha önce de bir kişi hakkında aynı şekilde şikayette bulunduğunu belirterek sanığın beraatini talep etmiştir.
B. Katılan Vekili Temyiz İsteminde
Özet; nitelikli cinsel saldırı suçundan beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince; "Sanık ... ***'un 01/06/2013 günü saat 16:30 sıralarında kendi kullandığı özel otomobiliyle ikinci el giyim eşyası satan katılan ... ***'un yanına gittiği, katılan ... ***'un sanıktan kendisini Gıda Çarşısına götürmesini istediği, sanığın da katılan ... ***'u Gıda Çarşısına götürmeyi kabul ettiği, bunun üzerine katılan ... ***'un sanığa ait araca bindiği, sanığın katılan ... ***'u Gıda Çarşısına götürmediği, bunu farkeden katılan ... ***'un sanığa aracı durdurmasını, araçtan inmek istediğini söylediği ancak sanığın aracı durdurmadığı gibi katılanı tehdit edip boğazını sıkmak suretiyle aracın kapılarını da kilitleyerek katılanın araçtan inmesini engellediği, daha sonra katılanı 458 Sokak No:* *** *** *** adresindeki evinin bulunduğu yere götürdüğü, burada katılanı araçtan zorla indirerek kolunu da sıkmak suretiyle katılanı evine götürdüğü, burada katılandan banyo yapmasını istediği, katılanın banyoya girip banyo yaptığı daha sonra sanığa ait bornozla kurulandığı ve banyodan çıktığı, katılanın tüm ısrarlarına rağmen sanığın katılanın evden gitmesine engel olduğu, katılanın sanığın elinden kurtulamayacağını anlaması üzerine sanığı oyalamak ve yokluğundan faydalanarak evden kaçmak amacıyla sanıktan kendisine şarap almasını istediği, sanığın da bu teklifi kabul ederek katılanı evde bırakıp evin kapısını da dışarıdan kilitlemek suretiyle şarap almaya gittiği, bu sırada katılanın kapıdan çıkıp kaçmak istediği ancak kapının kilitli olması nedeniyle evden çıkamadığı bunun üzerine evin penceresini açarak yardım istediği, bir süre sonra sanığın şarap alıp eve geldiği, evin kilitli olan dış kapısını açtığı, daha sonra evin iç kapısını açmaya çalıştığı ancak evin iç kapısının katılan ... *** tarafından arkadan kilitlenmesi nedeniyle açamadığı, daha sonra kapıyı zorlayarak kapının pervazını kırmak suretiyle içeriye girdiği ve içeride katılan ... ****'u aradığı ancak katılanın odanın içerisinde bulunan bazanın altına saklanmış olması nedeniyle sanığın katılanı evin içerisinde bulamadığı ve katılanı bir müddet aradıktan sonra evden çıkarak aracı ile ayrıldığı, aracın sesini duyan katılanın sanığın evden ayrıldığını anlayarak evden dışarı çıktığı ve dışarıda bulunan şahıslardan yardım istediği, bir süre sonra polislerin olay yerine geldiği, katılanın durumu polise anlatarak sanıktan şikayetçi olduğu, sanığın katılanı zorla evine götürüp yine zorla evinde tuttuğu, katılanın banyo yapıp temizlenmesinden sonra katılan ile ilişkiye girmeyi planladığı ancak cinsel ilişkiye yönelik herhangi bir icra hareketine başlayamadığı, sanığın eylemi sonucunda katılanın basit şekilde yaralandığı, sanığın sübut bulan eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sanığın eylemine uyan TCK'nın 109/2 maddesi gereğince, suçun işleniş biçimi, failin kastının ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik göz önüne alınarak, takdiren alt sınırdan cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
Sanığın üzerine atılı suçu cinsel amaçla işlediği anlaşılmakla, sanığın cezasından TCK'nın 109/5 maddesi gereğince yarı oranından arttırım yapılması yoluna gidilmiştir.
Sanığın olumsuz geçmişi, suç işleme konusundaki eğilimi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki tutum ve davranışlarına göre lehine herhangi bir takdiri indirim nedeni bulunmadığı kanaatine varılmakla, sanık hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanması yoluna gidilmemiştir.
Sanık hakkında hükmolunan cezanın miktarına göre yasal olanak bulunmadığından CMK'nın 231/5 maddesi ile TCK'nın 50-51.maddelerinin uygulanması yoluna da gidilmemiştir.
Her ne kadar sanık ... *** hakkında katılanı bilmediği bir köprünün altına götürüp burada katılanın rızası hilafına zorla ilişkiye girdiği iddiası ve cinsel saldırı suçundan TCK'nın 102/2.maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun bir çok kararında ayrıntıları açıklandığı üzere ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan 'Kuşkudan sanık yararlanır.' genel kuralı uyarınca sanığın bir suçtan cezalandırılabilmesi için suçun hiç bir kuşkuya yer vermeyecek kesinlikte ispat edilmesi, akla gelebilecek tüm tereddüt ve şüphe ihtimallerinin ortadan kaldırılmış olması gerekmektedir. Bu husus mahkumiyet için vazgeçilmez temel bir şarttır. Belirtilen bu ilkenin özü ceza davasında sanığın cezalandırlıması bakımından taşıdığı önemden dolayı gözönünde tutulması gereken herhangi bir meselede baş gösteren bir kuşkunun, mutlaka sanığın yararına değerlendirilmesi gereğidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, bir suçun işlenip işlenmediği veya işlenmiş ise gerçekleştirilme biçimi konusunda kuşku oluşması halinde uygulanabilecektir. Bu kural gereği şüpheli durumda veya tam olarak aydınlatılamamış olan tüm olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak hüküm tesis edilemeyecektir. Diğer bir anlatımla ceza mahkumiyeti bir ihtimale, oluşan hissiyata ve şüpheye değil, kesin ve net olan apaçık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat şekli hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale ve dolayısıyla kuşkulu varsayıma dayanılarak sanığı cezalandırmak ceza yargılamasının en önemli amacı olan maddi gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek demektir. O halde ceza yargılamasında mahkumiyet kararı büyük veya küçük bir ihtimale dayalı olarak değil kuşkudan tamamen uzak bir kesinliğe ve netliğe dayalı olarak verilmelidir. Adli hataların önüne geçilmesinin tek yolu da budur.
Somut olay bu kapsamda değerlendirildiğinde sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında üzerine atılı cinsel saldırı suçlamasını kabul etmediği ve katılan ile hiç bir şekilde cinsel ilişkiye girmediğini savunduğu,
İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 02.06.2013 tarihli raporunda; 'Vulva vajen girişinin hiperemik olduğu, vajenin doğal, serviksin multipar görünümde olduğu, genital bölgede darp cebir izine rastlanmadığı'nın bildirildiği,
Katılana ait iç çamaşırları ve bir kısım giysiler üzerinde Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce yapılan inceleme sonucunda; sanığa ait herhangi bir bulguya rastlanılmadığı,
Katılanın iddia ettiği şekilde sanığın katılanla zorla ilişkiye girmiş olması halinde katılanın elbiseleri üzerinde ve genital bölgesinde buna ilişkin bir kısım bulguların olması gerektiği halde buna ilişkin herhangi bir bulguya rastlanmadığı keza sanığın katılanı ıssız bir yere götürüp zorla ilişkiye girdikten sonra katılanı tekrar oradan kendi evine götürüp banyo yaptırmasının ve evde tekrar ilişkiye girmek istemesinin hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı, dolayısıyla sanığın savunmasının aksine üzerine atılı cinsel saldırı suçunu işlediğine dair soyut iddia dışında, cezalandırılması için yeterli, her türlü kuşkudan uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği ve yüklenen cinsel saldırı suçunun işlendiğinin sabit olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı cinsel saldırı suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar vermek gerekmiş'' şeklindeki gerekçeyle hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesinde
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesinde
Katılanın aşamalardaki ifadeleri, savunma, tanık beyanları, adli muayene raporu ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın olay günü katılanı kolundan tutarak araçtan indirdiği, evine götürdüğü, banyoda yıkadığı, öptüğü ve okşadığı şeklinde sübuta eren eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek bu suçtan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Anılan nedenle onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2014 tarihli ve 2013/227 Esas, 2014/533 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA
B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2014 tarihli ve 2013/227 Esas, 2014/533 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!