WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/3909 E.  ,  2023/4182 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/302 E., 2014/399 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2014 tarihli ve 2013/302 Esas, 2014/399 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 35 inci ve 62 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis; aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 143 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis; aynı Kanun'un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2018 tarihli Tebliğname'sinde sanık hakkındaki hükümlerin "Onanması" yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Olay nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının etkilendiğinin dikkate alınıp alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerektiğine yöneliktir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Kararın hüküm fıkrasında yer alan uyuşturucu maddenin miktarına dair ibarenin dosya ile ilgisi bulunmadığına, teşhisin sağlıklı ve güvenilir olmadığına, mobese görüntülerinde sanığa ait görüntü bulunmadığına, katılanın kapısının önündeki poşetin sanığın çalıştığı iş yerine ait olmadığına, katılanın olaya dair görüşmeye geldiği iş yerinde sanığı görmesine rağmen teşhis etmediğine, eylemin sarkıntılık düzeyinde kaldığına, teşebbüs nedeniyle indirimin daha yüksek oranda yapılmasına ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece;
1.Doktor raporu, görüntü kayıtları ile uyumlu katılanın beyanlarına itibar edilerek sanığın olay gecesi katılana cinsel amaçlı olarak saldırıda bulunduğu, katılanın rızası dışında vücudunu okşayarak üzerini çıkartmaya çalıştığı ancak katılanın bağırıp gürültü yapması nedeni ile korkarak eylemini tamamlayamadığı kanaatine varılarak nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs ettiği,
2.Sanığın olay gecesi katılanın elindeki anahtarı alarak evine zorla girdiği sabit olmakla "Geceleyin Konut Dokunulmazlığını İhlal" suçunu işlediği,
3.Sanığın olaydan sonra kaçarken gece vakti, katılanın çantasını ve telefonunu aldığı kanaatine varıldığından "Geceleyin konuttan hırsızlık" suçunu işlediği,
kanaatine varıldığı görülmüştür.

4.Sanık her ne kadar atılı suçlamaları reddetmiş ise de olay saatinde (Gece yarısından sonra) sanığın katılanla birlikte olay bölgesinde olduğuna dair görüntü kayıtlarının bulunması, kayıtlarda sanığın şüpheli bir şekilde defalarca evin etrafını kontrol etmesi, sanık ile katılan arasında, iftira atılmasını gerektirir bir husumetin bulunmuyor oluşu, katılanın net olarak sanığı teşhisi, sanığın olay yerine gece 24.00 sıralarında önceden bıraktığı hasırı almaya gitmesinin hayatın olağan akışına aykırı olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın savunmasına itibar edilmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hükümde temel cezaların tayini sırasında uyuşturucu madde miktarı şeklindeki ibarenin de sehven yazıldığı, hükme etkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B.Sanık Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanık hakkında yargılama konusu eylem için, 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile aynı maddenin dördüncü fıkrası gereği sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.Aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 17.12.2014 tarihli mahkumiyet hükmü olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiş, bu nedenle Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

C. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırıya Teşebbüsten Kurulan Hüküm Yönünden
Dosya kapsamına ve gerekçeye göre sanığın, gece vakti oturduğu evin kapısını açmakta olan mağdurenin arkasından yaklaşıp zorla evine girmesi, rızası dışında vücudunu okşayarak üzerini çıkartmaya çalıştığı, katılanın bağırıp gürültü yapması nedeni ile korkarak eylemini tamamlayamaması şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda sanığın, nitelikli cinsel istismar eylemine yönelik hareketlerini sonuna kadar götürebilme imkânı bulunduğu halde ciddi bir engel neden olmaksızın eylemine kendiliğinden son vermesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinde yer alan gönüllü vazgeçme hükümleri nazara alındığında nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüsten ceza verilemeyeceği, ancak o ana kadar gerçekleşen eylemlerin aynı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu dikkate alınarak bu suçtan mahkumiyeti yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuş, açıklanan nedenle Tebliğname'deki düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2014 tarihli ve 2013/302 Esas, 2014/399 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden anılan temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Sanık Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2014 tarihli ve 2013/302 Esas, 2014/399 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

C.Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırıya Teşebbüsten Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2014 tarihli, 2013/302 Esas, 2014/399 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.06.2023 tarihinde karar verildi.