WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/3663 E.  ,  2023/5890 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/353 E., 2014/344 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2014 tarihli ve 2012/353 Esas, 2014/344 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü madde, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın, olayın gerçekleştiği iddia edilen tarihte Çankırı’da bulunduğuna, bu durumun tanık beyanlarıyla da ortaya konduğuna, mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın anne ve babasının boşanması nedeniyle gerçekleşmiş olabileceğine, mağdurenin zaman zaman yalan söylediğinin tanık beyanlarıyla sabit olduğuna, bu nedenle mağdur çocuğun beyanlarına itibar edilemeyeceğine, sanığın mağdur çocuğun hürriyetini yoksun bıraktığına dair de dosya kapsamında hiçbir delil bulunmadığına, açıklanan nedenlerle sanığın üzerine atılı suçlardan hakkında beraat kararları verilmesi gerektiğine yöneliktir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve yasa yönünden eksiklikler içerdiği ve sanık hakkında verilen kararın mağdure lehine bozulması gerektiğinden bahisle süre tutum istemli dilekçe sunulmasından ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurenin suç tarihinde on beş yaşından küçük ve ilkokul birinci sınıf öğrencisi olduğu, sanık ve ailesinin, mağdure ile aynı sitede yan yana komşu oldukları, mağdurenin çocuk izlem merkezinde psikolog nezaretinde verdiği ifadesinde, sanığın kendisine değişik tarihlerde cinsel amaçlı dokunduğunu, poposunu sıktığını, kucağına oturtturduğunu, cinsel organını gösterdiğini, poşete çişini yaptığını, cinsel organını çıkartarak dokunmasını istediğini ancak kendisinin dokunmadığını, sanığın kendisini sık sık evlerine çağırdığını, koltukta yanına oturduğunu, bu aşamada da yine cinsel organına dokunduğunu, eşinin de bulunduğu bir ortamda evlerinde iken, yine poposuna ellediğini, mağdurenin ailesinin evde bulunduğu bir tarihte evin üst katında dudaklarından öptüğünü, kucağına aldığını, bütün bu hareketlerini uzun süre devam ettirdiğini, toplamda yedi kez kendisine cinsel organını gösterdiğini beyan ettiği, sanık ise savunmalarında; sitede oturan çocukları sevdiğini ancak iddia edildiği gibi mağdureye karşı her hangi bir cinsel amaçlı davranışının olmadığını, mağdureyi çocuk olması sebebiyle parka götürdüğünü, evlerinde ... amaçlı ilgilendiğini ancak hiç bir zaman mağdureye karşı cinsel içerikli her hangi bir hareketinin olmadığını, mağdureyi bu nedenle herhangi bir yerde alıkoymadığını, iddianın olduğu tarihte köyde inşaat yaptığını, mağdurenin anne ve babasıyla siyasi yönden tartıştıkları için kendisine iftira edildiğini beyan ettiği anlaşılmakla;
Mağdurenin yargılama ve soruşturma sürecinde aldırılan raporları, mahkemece yargılama sürecinde Adli Tıp Kurumundan alınan raporunda; mağdurenin maruz kalmış olduğu eylemler nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu belirtilmiş olup, dosyada var olan deliller karşısında mağdurenin birbiriyle örtüşen beyanları, doktor raporları ve Adli Tıp Raporu nazara alındığında sanığın inkara yönelik savunmalarına katılmak mümkün olmamış, sanığın farklı tarihlerde mağdureye karşı çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

III. KARAR
Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2014 tarihli ve 2012/353 Esas, 2014/344 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz isteğinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.10.2023 tarihinde karar verildi.