9. Ceza Dairesi 2021/3590 E. , 2023/3467 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/320 E., 2014/524 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2014/320 Esas, 2014/524 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.12.2017 tarihli ve 14-2015/62088 sayılı onama ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın mağdureye karşı gerçekleştirdiği cinsel eyleminin organ sokma suretiyle gerçekleştiği bu nedenle sanığın 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği cezalandırılması gerektiği, ayrıca her iki suç açısından da sanığın üst hadden cezalandırılması gerektiğine yönelik istemden ibarettir.
B. Sanık Müdafinin Temyiz İsteği
Çocuğun cinsel istismarı suçu açısından; mağdurenin soyut beyanlarından başka bir delil bulunmadığı, mağdurenin Adlî Tıp Kurumu raporunun sanık lehine olduğu ve çocuğun cinsel istismarı suçunun unsurlarının oluşmadığını gösterdiği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından ise; sanığın, evden kaçan ve evine gelen mağdureyi koruduğu ve evine dönmesi için arkadaşlarıyla ikna etmeye çalıştığı, sanığın mağdureyi bir yere götürmesi ve bir yerde kalmasına zorlaması gibi bir durum olmadığından suçun kanunui unsurları itibariyle oluşmadığından bahisle sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerin bozulması ve beraat hükümleri kurulmasına yönelik istemden ibarettir.
C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası yerine ikinci fıkrasından hüküm kurulması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına yönelik istemden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkla internet üzerinden tanışan on beş yaşından küçük mağdurenin sevgili oldukları ve genellikle sanığın evinde buluşmaya başladıkları, burada mağdure ile sanığın organ sokmak suretiyle cinsel ilişki boyutuna varmayacak şekilde birlikte oldukları, sanığın eyleminin birden fazla kez gerçekleştiği anlaşılmış olup;
Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında, mağdure ile cinsel temasının organ sokma olmadan iç çamaşırları üzerinde iken mağdure ile sevişme suretiyle gerçekleştiğini beyan ettiği, mağdurenin ise bu konudaki hazırlık beyanları ile mahkeme beyanlarının çelişkili olduğu, mahkemedeki beyanlarında sanık ile daha önce sadece anal yoldan birlikte olduklarını ancak 10.06.2014 tarihinde yani sadece evden kaçtığı gün sanık ile organ sokmak suretiyle ilişkiye girdiğini ve kızlığını o gün sanığın bozduğunu ifade ettiği, mağdurenin küçük yaşına rağmen gerek kendi beyanlarına ve gerekse tanık beyanlarına çok sayıda erkek arkadaşı olması ve kısa zaman aralıkları ile birden fazla erkek arkadaş değiştirmesi, alınan ekspertiz raporuna göre mağdurenin iç çamaşırında sanığa ait sperm örneğine rastlanmış olmasına rağmen alınan sürüntü örneğinde sanığa ait DNA ya rastlanmamış olması itibari ile sanığın savunmasına göre bu durumun mağdure ile sanığın üzerinde iç çamaşırı var iken seviştiklerini doğrular nitelikte olması, mağdure ile ilgili düzenlenen 10.06.2014 tarihli raporda "hymende eski yırtık" bulunduğu belirtilmesine göre mağdurenin en az on - on beş gün önce kızlığının bozulmuş olduğunun kabulü gerekmesi karşısında, mağdurenin ısrarla evden kaçtığı gün olan 10.06.2014 tarihinde sanık tarafından kızlığının bozulduğunu iddia etmiş olması nedeni ile mağdurenin kızlığının bozulduğu güne ilişkin beyanlarının doğru olmadığının anlaşılmış olması, mağdurenin sanık ile önceki ilişkilerinin anal yoldan olduğunu belirtmesine rağmen alınan rapora göre mağdurenin anal muayene bulgularının normal olması, ekimoz bulunmaması, tonuda gevşeme olmaması, hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mağdure ile organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girdiğine dair delil bulunmadığı ancak sanığın birden fazla kez 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası birinci cümlesi kapsamında mağdureye cinsel istismarda bulunduğu kabul edilmiş ve sanığın, mağdurenin yaşı itibariyle kanunen geçerli olmayan rızasıyla mağdureyi birden fazla kez evine götürmesi nedeniyle çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın aşamalarda mağdurenin kendisine on sekiz yaşında olduğunu söylediği yönündeki savunmaları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Tebliğnamede kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan onama isteyen görüş ile çocuğun cinsel istismarı suçundan farklı gerekçe ile bozma isteyen görüşe bozma gerekçesinde açıklanan nedenlerle iştirak olunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2014/320 Esas, 2014/524 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.
Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!