WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/3445 E.  ,  2023/4066 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Silifke 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2014 tarihli ve 2014/2 Esas, 2014/135 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına

b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Alt sınırdan ceza tesis edilmesinin ve takdiri indirim uygulanmasının hatalı olduğuna ve re'sen tespit edilmesi hususuna ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın soruşturma aşamasında şaşkınlık ve korkudan dolayı mağdureyi öptüğünü söylediğine, mağdurenin bu beyanı doğrulamadığına, çelişki halinde sanığa mahkemede kabul etmediği soruşturma beyanı ile ceza verilemeyeceğine, sanığın pişman olması ve sabıkasız olmasının lehine değerlendirilmediğine, kararın bozulması gerektiğine ve re'sen tespit edilmesi hususuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; suç tarihinde on dört yaşında olan mağdure ile sanığın arkadaş oldukları ve sık sık telefon ile görüştükleri, suç tarihinde mağdure ile sanığın buluşup yüz yüze konuşmak amacıyla sözleştikleri, sanığın mağdurenin ikamet ettiği Köseçobanlı Kasabası Alanboğaz Mahallesine aracı ile gittiği ve mağdurenin kendi rızası ile sanığın kullanmış olduğu araca binerek ilçe dahilinde bulunan Miskale mahallesine doğru hareket ettikleri, araç içerisinde yaklaşık yarım saat konuştukları ve sanığın cebir ve tehdit kullanmadan, rızası dahilinde mağdureyi dudağından öptüğü kanaatine varılmış, sanığın öpme eylemi dışında başkaca bir eylemde bulunduğuna dair delil elde edilememesi nedeniyle eyleminin 6545 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi ile yapılan değişiklik sonrası "Sarkıntılık" suçu kapsamında kaldığı anlaşıldığından bu suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mağdurenin suç tarihi itibariyle on beş yaşını tamamlamamış olması nedeniyle rızası hukuken geçerli kabul edilmediğinden sanığın aynı zamanda çocuğa karşı cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu da işlediği kanaatine varılmıştır.

2. Sanık her ne kadar mahkemece alınan ifadesinde mağdureyi öpmediğini savunmuş ise de müdafii huzurunda savcılıkta verdiği ifadesinde mağdure ile dudak dudağa öpüştüğünü beyan etmesi, sorguda verdiği ifadesinde aynı şekilde öpme dışında bir eylemde bulunmadığını belirtmesi karşısında mahkemece alınan ifadesinin suçtan kurtulma amacına yönelik olduğu, mağdurenin de aynı şekilde sanığı suçtan kurtarma amacıyla hareket ettiği sonucuna varılmış, bu nedenle sanık ve mağdurenin önceki beyanlarına itibar edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdure vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2. Hükümden sonra 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmaması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Olayın oluş şekli ve intikali, mağdurenin sanığın kendisini dudaktan öpmediğine yönelik beyanı, sanığın mahkemede atılı suçu işlemediğine yönelik savunması, savcılık beyanının da tek başına mahkumiyeti için yeterli delil kabul edilemeyeceği gözetilerek cezalandırılmasına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2014 tarihli ve 2014/2 Esas, 2014/135 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün çıkartılarak yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı da nazara alınmak kaydıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Silifke 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2014 tarihli ve 2014/2 Esas, 2014/135 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.06.2023 tarihinde karar verildi.