9. Ceza Dairesi 2021/3352 E. , 2023/4214 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma,
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.09.2014 tarihli ve 2013/198 Esas, 2014/217 Karar sayılı kararı ile;
a. Suça sürüklenen çocuk hakkında; çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, üçüncü fıkrası ve dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 8 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebebi
Katılan mağdurenin aşamalarda vermiş olduğu ifadeler çelişkili olup suça sürüklenen çocuğun ikrar ettiği eylem dışında diğer eylemlerin gerçekleştiğine dair delil bulunmadığı, bu sebeple 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmasının hatalı olduğu, suça sürüklenen çocuğun gözetim yükümlülüğü bulunmaması sebebiyle aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasının da usul ve yasaya aykırı olduğu, tanıklar ... ve ...'un beyanlarında da geçtiği üzere olayın gerçekleştiği tarihin 2009 yılı bahar ayı olduğu, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde on beş yaşından küçük olduğu, hakkında aynı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğine ilişkindir.
B.Katılan ...'nun Temyiz Sebebi
Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı eylemi kabul etmesine rağmen hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
C.Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Sebebi
Süre tutum dilekçesi verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Suça sürüklenen çocuğun farklı tarihlerde kendi tuhafiye dükkanlarında, lavaboda ve kiralık boş dükkanlarında katılan mağdureye cinsel istismarda bulunduğunu, ilk olayın suça sürüklenen çocuğun babasına ait tuhafiye dükkanının lavabosunda geçtiği, burada suça sürüklenen çocuğun katılan mağdurenin direnmesine rağmen zorla altındaki giysileri ve iç çamaşırını çıkarttığı, ölümle tehdit ederek cinsel organını katılan mağdurenin arka tarafına sürttüğü, ikinci olayın gerçekleştiği boş dükkanda da suça sürüklenen çocuğun katılan mağdurenin ağzını kapatarak cinsel organını arka tarafına sürttüğü, ayrıca kimseye söylememesi hususunda katılan mağdureyi tehdit ettiği, suça sürüklenen çocuğun bu suretle üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği mahkemece kabul edilmiştir.
2.Somut olayda, katılan mağdurenin annesi tarafından suça sürüklenen çocuğa ders çalıştırması için teslim edildiği, katılan mağdure ve suça sürüklenen çocuğun velilerinin komşu işyeri sahibi olmaları ve birbirlerini tanımaları bu sebeple katılan mağdurenin gidip gelmesinde kanuni temsilci rızasının söz konusu olabileceği, keza katılan mağdurenin suça sürüklenen çocuk tarafından başlangıçta meşru olmayan bir amaçla kandırılıp götürüldüğünün de ispatlanamadığı, dolayısıyla atılı cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin kesin ve somut deliller ile ispatlanamadığı anlaşılmakla, şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiği de gözetilmek suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmiştir.
3.Dosya kapsamında bulunan deliller;
Suça sürüklenen çocuk savunması, katılan mağdure ve annesi olan katılan ...'nun beyanları, tanık anlatımları, doktor raporu, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 26.02.2014 tarihli raporu ve kolluk kuvvetlerince tutulan araştırma tutanaklarından dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir'' şeklindeki düzenleme nazara alınarak yapılan değerlendirmede hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu gözetildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 31.01.2012 günlü iddianamede suça sürüklenen çocuğun 2010 yılı Ocak ile Haziran ayları arasında tespit edilemeyen bir gün babasına ait tuhafiye dükkanının yanındaki boş bir dükkanda mağdureye karşı cinsel istismarda bulunduğu belirtilip diğer eylemlerle ilgili herhangi bir anlatımda bulunulmaması karşısında, diğer eylemlerle ilgili usulüne uygun açılmış kamu davası olmadığı gözetilmeden ek savunma hakkı verilerek müsnet suçtan belirlenen temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile artırılması,
Kabule göre de;
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun katılan mağdureye yönelik istismar eylemini cebir ve tehditle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden müsnet suçtan belirlenen temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ile artırılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.09.2014 tarihli ve 2013/198 E, 2014/217 Karar sayılı kararında katılan ... ile katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.09.2014 tarihli ve 2013/198 E, 2014/217 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!