9. Ceza Dairesi 2021/3321 E. , 2023/4397 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2014 tarihli ve 2014/331 Esas, 2014/452 Karar sayılı kararı ile; sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan lehe olduğu kabul edilen suç tarihinde yürürlükteki haliyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (c) bendi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.11.2017 tarihli ve 14-2015/33041 sayılı, kısmi onama, kısmi bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Eylemlerin vuku bulduğuna dair somut bir delil bulunmadığına, katılan ...'in beyanına göre katılan mağdurun olaydan sonra psikolojisinin bozulduğu iddia olunmasına karşın alınan raporda aktif bir psikiyatrik yakınma olmadığının bildirilmesi, olayın üzerinden beş yıl geçtikten sonra şikayet hakkının kullanılması, tanık Abdussamed'in katılan mağdurun iddiasının aksi yönde anlatımlarda bulunması karşısında beraat kararı yerine mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan mağdurun, suça sürüklenen çocuğun yeğeni olduğu, 2009 yılı içinde altı yaş içinde bulunan katılan mağdurun, suça sürüklenen çocuğun ailesi ile birlikte yaşadığı ikamette bulunduğu sırada suça sürüklenen çocuğun adı geçeni odasına çağırıp kapıyı kapatarak kilitlediği, katılan mağdurun alt kıyafetlerini indirerek kalçalarına dokunduktan sonra adı geçeni ittirerek yüz üstü vaziyette yatağa yatırıp külotunu çıkarmak istediği sırada adı geçenin karşı koymaya çalışması üzerine suça sürüklenen çocuğun, katılan mağdura tokat atarak direnci bertaraf ettiği ve kendi alt kıyafetlerini de çıkardıktan sonra cinsel organını adı geçenin popo kısmına sürttüğü, sonrasında katılan mağdurdan cinsel organına dokunarak yalayıp ağzına almasını istemesine karşın katılan mağdurun suça sürüklenen çocuğun ayağının yorgana dolanmasından istifade ederek kapıyı açıp anılan mahalden ayrıldığı, anılan hadiseden bir yıl sonra katılan mağdurun, katılana durumu bildirmesine karşın olayın adli makamlara intikal ettirilmediği, devam eden süreçte katılan mağdurun eğitim hayatının olumsuz etkilenmesi üzerine katılan tarafından durumun 30.04.2014 tarihinde kolluk kuvvetlerine intikal ettirildiği iddiasıyla yürütülmekte olan yargılamada mahkemesince suça sürüklenen çocuğun inkara dayalı savunması, katılan mağdur ve katılanın anlatımları, suça sürüklenen çocuğa ait farik mümeyyiz raporu, sosyal inceleme raporları, tanık anlatımı ve tüm dosya kapsamı itibariyle sosyal inceleme raporunda belirtildiği üzere ailenin sosyal yapısı itibariyle 2010 yılında duyulmasına karşın ilk aşamada olayın aile arasında kapatılmaya çalışılması ve suça sürüklenen çocuğun ifadesinde yer verilen yaralama olayının 2013 yılında meydana gelmesi karşısında illiyet bağı bulunmadığı gözetilerek taraflar arasında iftira atmayı gerektirir husumet bulunmaması ve katılan mağdurun olayı anlatış şeklinin yaşı itibariyle kurguya dayalı olmayacağı kanaati ile suça sürüklenen çocuğun atılı eylemleri işlediğinin kabulü ile mahkumiyetine dair hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış olup, bu kapsamda hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma Suçundan KurulanHüküm Yönünden
Katılan mağdurun, olay günü ilaç almak maksadıyla suça sürüklenen çocuğun ikametine gitmesi ile adı geçeni odasına çağırıp kapıyı kilitleyen suça sürüklenen çocuğun, katılan mağdura karşı cinsel istismar eylemi sırasında ve eylemle sınırlı süre ile katılan mağdurun iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı ve kişinin vücudunun cinsel istismar suçunun konusu olması nedeniyle katılan mağdurun hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun, ikametinde bulunan katılan mağduru odasına çağırması eylemi dışında hürriyetini kısıtlayan başkaca bir harekette bulunmaması nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2014 tarihli ve 2014/331 Esas, 2014/452 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdur vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2014 tarihli ve 2014/331 Esas, 2014/452 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdur vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.06.2023 tarihinde karar verildi.
Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!