9. Ceza Dairesi 2021/3283 E. , 2023/4672 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/299 E., 2014/382 K.
SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
Sanık hakkında verilen kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun), 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Tokat Cumhuriyet Başsavcılığının 30.10.2014 tarihli ve 2014/1573 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2014 tarihli ve 2014/299 Esas, 2014/382 Karar sayılı kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları ile sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.11.2017 tarihli, 14-2015/32428 sayılı, onama ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Sanığın mağduru bir hafta süre ile alıkoyduğuna, bu süre zarfında onu öpmek, sarılmak, el ele tutuşmak gibi anlık olmayan, belirli bir devamlılığa ve ağırlığa ulaşan cinsel içerikli eylemler gerçekleştirdiğine, bu haliyle suçun sarkıntılık suçunu oluşturmayıp, çocuğun zincirleme halinde çocuğun cinsel istismarı eylemini oluşturduğuna ilişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın istememesine ve her defasında evine götürmeye çalışmasına rağmen mağdurenin yanına gelip 5 gün birlikte kaldıklarına ve bu süre içerisinde sanığın mağdureye karşı suç teşkil edecek herhangi bir davranışta bulunmadığına, sanığın hiç bir aşamada mağdure hakkında cinsel amaç gütmediğine, sanığın atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yetecek kadar delilin dosya kapsamında bulunmadığına, sanığın olaydan 1 ay önce tanıştığı mağdurenin kendisine söylemesi üzerine mağdureyi hep on altı yaşında olarak bildiğine ve mağdurenin on beş yaşından küçük olduğunu ancak kolluk merkezinde öğrendiğine, mağdurenin rızası ile sanığın yanında bulunduğu için olayda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun değil en fazla şikayete tabi çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun oluşabileceğine ve olayda da şikayetçi bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda dava konusu olayın; "Sanık ve mağdurun aynı köyden olması nedeniyle tanıştıkları, olay günü mağdurenin babasının mağdureyi zorlayarak yaylaya götürmek istediği, mağdurun gitmek istememesi üzerine sanığı aradığı sanığa kötü durumda olduğunu söylediği ve kaçmayı teklif ettiği mağdurun ısrarı üzerine sanığın kabul ettiği daha sonra sanık ve mağdurun Almus ilçesindeki bir yaylaya gittikleri ve oradaki kullanılmayan eski bir kulübede bir hafta boyunca kaldıkları, sanığın bu süre zarfında mağdureyi eve dönmek için ikna etmeye çalıştığı ancak mağdurenin eve dönmesi halinde kendisine zarar vereceğini söylediği en son sanık ve mağdur ihtiyaçlarını karşılamayınca döndükleri, bu süre zarfında mağdur ve sanığın ayrı ayrı yattıkları havanın soğuk olması nedeniyle elbiselerini de çıkarmadıkları, sanığın mağduru sadece yanaktan öptüğü ve el ele tutuştukları bunun haricinde de cinsel nitelikte herhangi bir eylemlerinin olmadığı" şeklinde gerçekleştiği kabul edilmiş;
Mahkemenin, bu kabul ve kurulan hükme dair;
"Sanık her ne kadar mağdurun gerçek yaşını bilmediğini, mağdurun kendisini 16 yaşında olarak tanıttığını beyan etmiş ise de; mağdur ve sanığın aynı köyden oldukları, ayrıca mağdur ile sanığın kız kardeşinin arkadaş oldukları, köyün 60-70 haneden ibaret olması nedeniyle sanığın mağdurun gerçek yaşını bilebilecek durumda olduğu ve sanığın mağdurun gerçekte 15 yaşından küçük olduğunu bildiği anlaşılmakla aksi yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.
Mağdurun 22.10.2014 tarihli ifadesinde olayı net bir şekilde anlattığı, mahkemedeki ifadesinde kısmen doğruladığı, sanığın da aşamalardaki ifadesinde mağdur ile el ele tutuştuklarını kabul ettiği, dolayısıyla tüm bu beyanlardan mağdur ile sanık arasında duygusal bir ilişkinin olduğu sabittir. Mağdur ifadesinde sadece sanık ile el ele tutuştuklarını ve zaman zaman da sanığın kendisinin yanağından öptüğünü beyan etmiş, sanık hazırlık aşamasındaki ifadesinde el ele tutuştuklarını da ikrar etmiş olup tüm bu eylemlerin 15 yaşını bitirmemiş çocuğa karşı sarkıntılık suçu olarak vasıflandırılmıştır.
Sanığın yaklaşık bir hafta mağduru yaylada ıssız bir evde yanında tutması ve bu süre zarfında mağdura sarkıntılıkta bulunması nedeniyle de ayrıca sanığın hürriyeti tahdit suçunu da işlediği kanaatine varılmıştır." şeklindeki gerekçesi uyarınca da sanığın "HUKUKİ SÜREÇ" başlığı altındaki (2) nolu bölümde yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasına karar verdiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak; nüfus kayıt örneğine göre, kayden 07.04.2000 doğumlu olup bir buçuk yıl sonra nüfusa tescil edildiği anlaşılan mağdurenin yaşına sanık tarafından itiraz edilmesi karşısında, atılı suçların vasfı ile niteliğine etkisi bakımından mağdurenin yaşı üzerinde durularak, mernis doğum tutanağı getirtilip resmi bir sağlık kuruluşunda doğmadığının anlaşılması halinde yaşını belirlemeye yönelik kemik grafileri çektirilerek tam teşekküllü bir hastaneden içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulu raporu aldırılması ve duraksama halinde Adli Tıp Kurumundan görüş sorularak mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması hususu hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma sebebine göre Tebliğname'de kısmen onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2014 tarihli ve 2014/299 Esas, 2014/382 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!