WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/3153 E.  ,  2023/4294 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Sanıklar haklarında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itirazı kabil olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve aynı Kanun'un 264 üncü maddesine göre bu karara yönelik temyiz istemleri itiraz kabul edilerek bu hususta mahallinde merciince değerlendirme yapılması gerektiği anlaşıldığından, sanıklar haklarında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleriyle sınırlı inceleme yapılması gerektiği anlaşılmıştır.

Sanıklar haklarında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2013 tarihli iddianamesi ile sanıklar haklarında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davaları açılmıştır.

2. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2014 tarihli ve 2013/215 Esas, 2014/225 Karar sayılı kararıyla sanıkların sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2000.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince sanıklar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

II. GEREKÇE
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklar haklarında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sarkıntılık Suretiyle Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Mahkemece kurulan hükümlerin Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, her bir sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ile bunların hukuki nitelendirmesinin ayrı ayrı yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği halde bu ilkelere uyulmaksızın yazılı şekilde gerekçesiz hükümler kurulması suretiyle Anayasanın 141 inci maddesi ve 1412 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.

III. KARAR
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle, dava dosyasının Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sarkıntılık Suretiyle Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2014 tarihli ve 2013/215 Esas, 2014/225 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.06.2023 tarihinde karar verildi.