9. Ceza Dairesi 2021/2931 E. , 2023/3537 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 31.10.2014 tarihli ve 2013/212 Esas, 2014/270 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında
1. Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası, aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 9 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuğun emniyette ifade verirken korktuğu için cinsel birliktelik olduğunu söylediğine, ancak mahkeme beyanı ve mağdurenin beyanına göre cinsel ilişkinin olmadığına, alınan raporlarda da cinsel ilişki bulgusu olmaması nedeniyle nitelikli cinsel istismardan cezalandırılmasının hatalı olduğuna, ayrıca mağdurenin suça sürüklenen çocuğa yaşını on altı olarak söylemesine rağmen mahkemece hata hükümlerinin uygulanmadığına, mağdure ve ailesi şikayetçi olmadığı için beraat kararı verilmesi gerektiğine, suça sürüklenen çocuğun mağdureyi eve zorla götürmeyip, mağdurenin kendi rızasıyla gelip annesi arayınca da kendi rızasıyla evden gitmiş olması nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşmadığına, kabul anlamına gelmemekle suça sürüklenen çocuk hakkında ancak 103 üncü maddesinin birinci fıkrasından alt sınırdan uzaklaşmadan hüküm kurulabileceği, suça sürüklenen çocuğun yaşı, sabıkasız oluşu, samimi ikrarları, şikayet yokluğu, tarafların barışarak ileride evlenme niyetlerinin bulunması gibi hususlar dikkate alınarak lehine tüm yasal indirimlerin uygulanması gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, mağdurenin suça sürüklenen çocukla olaydan 1,5 ay kadar önce tanışıp arkadaş oldukları, aralarında duygusal ilişki oluştuğu ve suça sürüklenen çocuğun evine birlikte bir kaç kez konuşmak için gittikleri, hatta mağdurenin suça sürüklenen çocuğun annesi ile de tanıştığı, 01.04.2013 günü suça sürüklenen çocuğun mağdureyi evine çağırdığı, mağdurenin rızası ile anal ve vajinal yoldan onunla cinsel ilişkiye girdiği, daha sonra da tekrar mağdureyi evine çağırdığı, mağdurenin gitmek istememesi üzerine de cinsel ilişkileri sırasında video kaydı yaptığını ve bu video kayıtlarını herkese yayacağını söylediği, bundan korkan mağdurenin de suça sürüklenen çocuğun evine giderek vajinal yoldan cinsel ilişkiye girdikleri anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı'nın 16.09.2013 tarihli rapor içeriğine göre, suça sürüklenen çocuğun eylemleri neticesinde mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu bildirildiğinden 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince cezasından arttırım yapılmış, her ne kadar mağdure suça sürüklenen çocukla cinsel ilişkinin zorla olduğunu beyan etmiş ise de, mağdurenin iddiası dışında bu eylemin zorla olduğuna dair herhangi bir delil elde edilememiştir.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Suça sürüklenen çocuğun mağdurenin kendisine on altı yaşında olduğunu söylediği yönündeki beyanı ve bunu doğrulayan mağdurenin duruşma ifadesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçede açıklanan nedenle Bakırköy 1.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2014 tarihli ve 2013/212 Esas, 2014/270 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!