WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/2888 E.  ,  2023/6326 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/375 E., 2015/245 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2014/375 Esas, 2015/245 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237
sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında çocuğun cinsel isismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Temyiz İsteminde Özetle
Mağdurenin yaşını on yedi olarak söylediğini, fiziki olarakta on sekiz yaşında gösterdiğini, mağdurenin kendi rızası ile evine geldiğini, yaşının küçük olduğunu sonradan öğrendiğini, önceden bilse arkadaşlık dahi kurmayacağını, mağdurenin kendisini öptüğünü başka da cinsel temas olmadığını, suç işleme kastı olmadığını, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini talep etmiştir.

B. Katılan Mağdur Vekili Temyiz İsteminde Özetle
Sanık ... Uğur hakkında mahkumiyet kararı verilmesini talep eden süre tutum dilekçesi sunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince; ''sanık ...'un olay tarihinden önce yaklaşık 3 aydır arkadaşlık yaptığı ...'nın buluştuğu parka gelerek babası nedeniyle evden kaçtığını beyan etmesi üzerine sanık ...'ın mağdur katılanı ikna ederek evine göndermeye çalıştığı, ancak evine gitmeyince mağdureyi sokakta kalmasın diyerek annesi sanık ... ve kardeşi ile birlikte oturdukları eve getirdiği, mağdurenin Dr.Zekai ... Burak Doğum Hastanesi'nde 10/10/2000 tarihinde doğmuş olup; suç tarihi itibariyle yaşının 15'den küçük olduğu, 9 Haziran 2014 tarihinde eve geldiklerinde sanık ...'ın mağdureyi eve getirdiği için oğluna kızdığı, bunun üzerine oğlu ...'ın mağdurenin 18 yaşı içinde olduğunu beyan ettiği, buna rağmen ...'ın mağdurenin yaşının görüntü itibariyle küçük olduğunu düşünerek evine göndermeye çalıştığı, ancak oğlu ve mağdureye gücünün yetmediği ve sözünü geçiremediği, bunun üzerine mağdureden anne babasının telefon numarasını istediği, mağdurenin telefon numarasını vermeyerek annesini başka arkadaşının evinde kaldığını söyleyerek kandırdığı, babası duyarsa kendisini öldüreceğini beyan etmesi üzerine; ...'ın çaresiz kalarak mağdurenin evde kalmasına izin verdiği, ancak oğlu ile aralarında herhangi bir cinsel yaklaşım olmasını engellemek amacıyla mağdure ile kendi odasında yattığı, oğlunu başka bir odaya yatırdığı, sanığın dışarıda olduğu bir dönemde haberi olmaksızın oğlu olan sanık ...'ın mağdurenin elini tutup yanağından öptüğü, ayrıca bu olaydan iki gün sonra 11 Haziran 2014 gününde yine mağdurenin sanık ... ile buluşarak eve geldiği ve o gece de ... ile birlikte aynı odada kalıp ertesi gün ...'ın itirazları üzerine evine döndüğü, bu sırada ... tarafından herhangi bir cinsel eylemde bulunmadığı, bu olaydan 2 gün sonra sanık ... ile yeniden buluşan mağdure sanık ... ile birlikte ...'ın evine geldiği, 2 gün kaldığı, bu süre içinde de yine ...'ın bilgisi ve görgüsü olmadığı bir dönemde ...'ın mutfakta mağdurun dudağından, yanağından ve boynundan öpüp; cinsel organını giysisi üzerinden mağdurenin kalça bölgelerine dokundurup sürttüğü ve sarılmak suretiyle cinsel saldırıda bulunduğu, her ne kadar sanık ... tarafından kendisinin mağdureye karşı herhangi bir cinsel eylemi bulunmadığı beyan edilmişse de; mağdurenin hayatın olağan akışına uygun beyanları, ikinci gittiğinde cinsel herhangi bir eylemin oluşmadığına dair beyanı ve sanığa iftira atmasını gerektiren herhangi bir husumetin olmadığı, ayrıca ...'ın ...'nın istemesi üzerine yanağından öptüğüne dair beyanları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın kaçamaklı beyanlarına itibar edilmeyerek; mağdureyi yanağından, boynundan öpmek ve arkadan mağdureye sarılarak kalçasına sürtünmek suretiyle zincirleme bir biçimde cinsel istismarda bulunduğu yönünde Mahkememiz heyetinde vicdani kanaat oluştuğundan; sanığın eylemine uyan ve suç tarihinde yürürlükte bulunup sanığın lehine olan 6545 sayılı yasa değişikliğinden önceki 5237 Sayılı TCK'nun 103/1-a, 43/1. maddeleri gereğince cezalandırılması, ayrıca, sanık ...'ın 15 yaşından küçük mağdure ...'ya karşı cinsel amaçlı olarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu zincirleme olarak işlediği anlaşıldığından TCK'nun 109/1-3,f.5, 43/1. maddeleri gereğince cezalandırılması, Sanığın yargılama sürecindeki davranışı ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak hakkında TCK'nun 62. maddesinin uygulanması; Tüm bunların yanında; sanık ... Uğur'un Ankara 17.ASCM'nin dosyası ile Ankara 5.ASCM'nin dosyasında ve Mahkememizin 2014/375 E sayılı dava dosyasında bulunan 20/10/2014 tarihli iddianame ile; üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun cinsel istismarı suçuna iştirak suçları bakımından, sanığın ... tarafından mağdureye gerçekleştirilen cinsel hareketlerin bilgisi dışında gerçekleştiği; bunun aksine herhangi bir delilin toplanamadığı; 15 yaşından küçük mağdureyi evine kabul etmesinin, mağdurenin gidecek yeri olmadığını söylemesi, anne ve babasının bilgisinin bulunmadığı gibi; zorunluluk ile ve sanık ...'ın zorlaması sonucu kabul etmesi hususu gözetilerek; suç işleme kastı ile hareket etmediği kanaatine varıldığından; yüklenen suçlardan CMK'nin 223/2-b-e. maddesi uyarınca ayrı ayrı beraati yönüne gidilerek'' şeklindeki gerekçe ile hükümler kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçları Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Sanık ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçları Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2014/375 Esas, 2015/245 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz istemlerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.10.2023 tarihinde karar verildi.