9. Ceza Dairesi 2021/27724 E. , 2023/3804 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/2744 E., 2018/1214 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Katılma talebinde bulunup sanık aleyhine istinaf ve temyiz yoluna başvuran Av....'nin 5271 sayılı Kanun'un 237 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca katılan ... vekili, Av ...'nin de katılan mağdure vekili olarak kabulüne karar verilmiştir.
Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2017 tarihli ve 2016/338 Esas, 2017/268 Karar sayılı kararı ile; sanığın atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesi ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Anılan karara karşı katılan mağdure vekili, katılan vekili, katılan Bakanlık vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 30.04.2018 tarihli ve 2017/2744 Esas, 2018/1214 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri
Katılan mağdurenin istikrarlı anlatımları ve eylemin işlendiğine dair adli tıp raporları dikkate alınarak mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine, istinaf kararında somut bir gerekçe gösterilmeden taleplerinin reddedildiğine, İlk Derece Mahkemesince mağdurun sağlıklı ifadesi alınamadığından beraat kararı verilse de mağdurenin psikolog ve naip hakim huzurunda alınan ifadesinde açık bir şekilde beyanda bulunduğuna, suçun sabit olması karşısında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemleri
Katılan mağdurenin yaşı itibariyle boşanma halinde velayetin anneye verileceğinin bilinmesi karşısında sanık hakkında velayet için suç isnadında bulunulduğu iddiasının yersiz olduğuna, nitekim boşanma davasının 19.07.2016 günü sanık tarafından açıldığı, katılan mağdurenin ifadesinin sağlıklı şekilde alınamadığı gerekçesi ile kurulan beraat hükmünün dosya kapsamındaki delillerle çeliştiğine, alınan uzmanlık raporlarının hatalı şekilde sanık lehine değerlendirildiğine, suçun işlendiğini gösterir uzmanlık raporunun mahkemesince değerlendirmeye alınmadığına, uzmanlık raporunu düzenleyen ve sonrasında katılan mağdurenin tedavisini yürüten kişilerin bilirkişi tanık olarak dinlenmelerine dair taleplerinin mahkemesince haksız olarak reddedildiğine ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri
İlk derece ve istinaf mahkemesince eksik inceleme ve araştırma yapılarak hüküm kurulduğuna, suçun işlendiğinin sabit olması sebebiyle mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın öz kızı olan katılan mağdure ile ikametinde yalnız kaldığı vakitlerde anüs bölgesine parmağını sokmak ve cinsel bölgesini eliyle okşamak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu iddiası ile yürütülmekte olan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesince; sanığın aşamalardaki inkara dayalı savunmada bulunması, sanık ile katılan arasındaki boşanma davasının görülmesi, dört yaşında olan katılan mağdurenin iddia konusu ile ilgili sağlıklı beyanının tespit edilememesi, adli muayene raporunda cinsel istismara maruz kaldığına dair somut bulguya rastlanılmadığına yer verilmesi, soruşturma aşamasında Ergen ve Çocuk Psikiyatrisi Uzmanı tarafından yapılan psikiyatrik değerlendirmede sanık tarafından cinsel istismara maruz kaldığına dair aktarımlarda bulunan katılan mağdurenin beyanlarının başkalarının yönlendirmesiyle olabilme ihtimalinin az olduğunun bildirilmesine karşın Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 20.03.2017 tarihli raporunda; katılan mağdure yaşındaki çocukların hafıza ve düşüncelerinin etkilenebilir, yönlenebilir olması, gerçeği değerlendirme yetisinin tam oluşmaması, gerçek ve hayal ürünlerinin ayrımının net yapılamaması sebebiyle tespit edilen bulguların cinsel istismardan kaynaklanabileceği yönünde kanaat oluşmakla birlikte kesin bir karara varılamadığının bildirilmesi karşısında katılan mağdurenin yaşı itibariyle anılan rapora itibar edilerek ile sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesi ile beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 30.04.2018 tarihli ve 2017/2744 Esas, 2018/1214 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili, katılan vekili ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!