9. Ceza Dairesi 2021/27253 E. , 2023/4982 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/652 E., 2019/767 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2018 tarihli ve 2018/51 Esas, 2018/569 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 13.03.2019 tarihli ve 2019/652 Esas, 2019/767 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık vekili temyiz isteminde özetle: takdiri indirim maddesinin uygulanmasının hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; "mağdure ...'un emanet edildiği eniştesi ... tarafından kucağına oturtulmak, cinsel organına dokunulmak ve penisini mağdurenin cinsel organına sürtmek suretiyle cinsel istismar iddiasıdır. Müşteki ... hazırlık beyanında kızı ...'un kendisine 'başında birisi istemediğin bir şey yapmaya çalışırsa ne yaparsın?' diye sorduğunu, ne demek istediğini anlamadığını, zorlayınca, eniştesi ...'un cumartesi günü kendisini araca bindirdiğini kulaçlarını ovayım sen çok streslisin dediğini, istemediğini söylemesine rağmen ısrar ettiğini, ayaklarını ve bacaklarını ovaladığını, kalçasını ellediğini, üstünü çıkardığını, sonra şahsın kendi üstünü çıkardığını, penisini cinsel organına sokmaya çalıştığını, zorladığını daha sonra da araçla eğlenceye götürdüğünü söylediğini bildirmiştir. Mağdure ... Sosyal Çalışmacı huzuruyla hazırlıkta alınan beyanında; kardeşinin ameliyat olması nedeniyle annesinin kendisini halasının evine bıraktığını, 30/12/2017 günü kahvaltı yaptıklarını, halasının eşi ...'un kendisine ve oğlu ... ...'a araba sürmek istediğini söylediğini, kendilerinin de kabul ettiğini, araca bindiklerini, tam adresini bilmediği bir pazar yerine gittiklerini, burada boş bir alan bulduğunu, önce oğlunu kucağına alarak direksiyonu tutturduğunu, aracı sürmeye başladığını, bir müddet sonra kuzenini indirdiğini, bu sefer kendisine sen gel diyerek kucağına oturttuğunu, gaza bastığını, kendisinin de direksiyonu tuttuğunu, kucağında oturduğu sırada elibesisini yukarı doğru çektiğini, kendisinin rahatsız olması nedeniyle izin vermediğini, daha sonra arabayı durdurduğunu, kuzeninin ön koltukta oturduğunu, sanığın sırtında kulunç olduğunu, arka koltuğa yatarak çiğnemesini istediğini, kendisinin de tamam dediğini, arka koltuğa geçip sırtını çiğnediğini, kendisinin çiğnemeyi bitirmesi üzerine, sende de kulunç var bende sana masaj yapayım dediğini, önce kabul etmediğini, akabinde ısrar ettiğini, önce ayaklarına masaj yaptığını, sırtına yapmak istediğini, koltuğa uzandığını, sırtına masaj yaptığını, bir anda sen uyu dediğini, gözlerini kapadığını, bunun üzerine eniştesi olan sanığın taytını çıkardığını, korktuğu için karşılık veremediğini gözünü kapattığını, daha sonra iç çamaşarını çıkardığını, cinsel organına eliyle dokunduğunu, rahatsız olduğunu ancak korktuğu için bir şey yapamadığını, o sırada eniştesinin iki elini karnında hissettiğini, cinsel organına bir şeyler değdiğini hissedince bir anda gözünü açtığını bu sırada sanığın kenara çekildiğini fermuarını kapattığını, kendisinin de sanığın cinsel organını kendi cinsel organına değdirdiğini anladığını, sanığın daha bitmediğini söylediğini, kendisinin yeter diyince sanığın kalkıp ön koltuğa oturduğunu, bu sırada kuzeninin ön koltuğa oturduğunu, defterde bulunan yazıları okuduğunu, bu defteri eniştesinin kuzenine verdiğini, okumasını istediğini, daha sonra da eniştesinin kendisini ve kuzenini Emar AVM'ye götürürek gezdirdiğini tekrar eve geldiklerini bu olaylardan önce de eniştesinin kendisine araba sürdürmek için aldığını yine kucağına oturtarak araba sürdürdüğünü, hatta o zaman da cinsel organına elbisenin üzerinden eliyle bastırarak dokunduğunu bu olayı Kuran kursunda bir ablasına anlattığını, onların da ailesine bilgi verdiklerini söylemiştir. Mağdur duruşmadaki beyanında da benzer anlatımda bulunmuştur. Mağdur tanığı Keziban Keçeci mağdurenin Ekim 2017 tarihinden itibaren evine Kuran öğrenmeye geldiğini, pazartesi günü geldiğinde tedirgin olduğunu gördüğünü, korkup titrediğini, ağladığını, kenara çekip neden böyle yaptığını sorduğunu, önce anlatmak istemediğini, daha sonra bir arkadaşından bahsediyormuş gibi anlatmaya başladığını, daha sonra da mağdurun kendisi olduğunun ortaya çıktığını, mağdurun anlatımına göre sanığın araba öğretme bahanesiyle kendisini tenha bir yere götürüp arabanın arka koltuğuna yatırtıp pijamasını çıkarıp kendisinin de pantolonunu ve iç çamaşarını çıkarıp mağdurun cinsel organına kendi cinsel organını bastırdığını, mağdurun yeter yapma dediğini, sanığın biraz daha biraz daha dediğini, dayanamayıp yerinden fırladığını daha sonra sanığın araba kullandırdığımı annene babana söyleme dediğini bildirmiştir. Tanık Ayşenur Bulut mağdurun daha önce yalan söylediğini duymadığını söylemiştir. Tanık Badegül Bulut, mağdur ve annesiyle bir husumetlerinin bulunmadığını söylemiştir. Sanık ... karakolda susma hakkını kullandığını söylemiştir. Savcılık ifadesinde mağduru kucağına alıp araç sürdürme olayının olmadığını, kesinlikle dokunmadığını, sadece kendi çocuğunu kucağına alıp araç sürdürdüğünü söylemiş, Sorgu Hakimliğindeki ifadesinde ...'u 4-5 sefer oğlu ... ... ile beraber araç sürmeye giderken götürdüğünü, son sefer götürmek istemediğini, eşinin ısrarı üzerine götürdüğünü, oğlu ve mağdureyle birlikte Natiulus Alışveriş Merkezine gittiklerini, çarpışan araçlara bindiklerini daha sonra parka gittiklerini, ...'un talebi üzerine Emar'a götürdüğünü, daha önce de sadece bir kez ...'a araç kullandırdığını söylemiş, Duruşmadaki savunmasında ise mağdureyi araç kullanmak üzere hiç götürmediğini söylemiştir. İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 02/01/2018 tarihli raporunda ...'un vücudunda darp cebir izi tarif edilmediği bakire olduğu bildirilmiştir. Sanık mağdurenin halasının eşidir. Mağdurenin diğer kardeşi hastalanınca annesi ve babası sanığın eşi olan mağdurenin halasına bırakmışlardır. Sanık araç öğretmek bahanesiyle mağdureyi kendi oğluyla beraber boş bir alana götürmüş orada mağdurenin iç çamaşırını çıkararak kendi iç çamaşarını da çıkararak cinsel organını mağdurenin cinsel organına bastırıp sürtmek suretiyle cinsel istismar suçunu işlediği mağdurenin istikrarlı anlatımı bu anlatımı doğrulayan müştekinin beyanı, tanık Keziban Keçeci'nin beyanı ile subuta ermiştir. Mağdure olayı anlatırken yer, zaman ve olayın ayrıntılarını açıkca belirtmiştir. Böyle bir olayı uydurması mümkün değildir. Kaldı ki mağdureyle sanık arasında veya babası ve annesi ile sanık arasında herhangi bir husumet bulunmamaktadır. İftira atması için bir neden yoktur. Mağdurenin tutarlı beyanlarına itibar edilmiştir. Sanığın eylemleri elle cinsel organını okşamak bacaklarını okşamak, sırtını çiğnetmek, cinsel organını mağdurenin cinsel organına dokundurmak suretiyle cinsel istismar boyutuna ulaşmıştır. Bu nedenle cinsel istismar suçundan cezalandırılmıştır. Sanık TCK'nun 103/3-c. Maddesinde belirtilen sıhri hısım niteliğindedir. Mağdurenin halasının kocasıdır. Mağdure halası tarafından sanığa bakı ve gözetim için tevdii edilmiştir. TCK'nun 103/3-d. Fıkrası da ihlal edilmiştir. Sanığın eylemi TCK'nun 103/1-3. Cümlede belirtilen 10 yaşından küçük mağdureye yönelik şeklindeki suçu oluşturmaktadır. Hısım ve bakım gözetim nedeniyle verildiği için 103/3-c-d. Fıkralarındaki hususlarda bulunmaktadır. Bu nedenlerle sanığın TCK'nun 103/1-3. Cümle, 103/3-c-d. Maddeleri uyarınca sanığın cezalandırılması yoluna gidilmiştir. 103/3. Maddede ki c ve d bentleri aynı anda ihlal edildiğinden ceza tayin edilirken alt hadden uzaklaşılmıştır.'' hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 13.03.2019 tarihli ve 2019/652 Esas, 2019/767 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!