9. Ceza Dairesi 2021/26611 E. , 2023/5928 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1613 E., 2018/1095 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi
Mağdure ...'in temyiz istemi yönünden; suç tarihinde reşit olan mağdurenin, kovuşturma evresinde 15.05.2018 tarihli celsede sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, 12.07.2021 tarihli sanıktan şikayetçi olduğunu belirttiği dilekçesinin şikayetten vazgeçmeden vazgeçme niteliğinde olması nedeniyle hukuki sonuç doğurmayacağı, mağdurenin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2018 tarihli ve 2018/144 Esas, 2018/360 Karar sayılı kararıyla sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 05.10.2018 tarihli ve 2018/1613 Esas, 2018/1095 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.11.2021 tarihli ve 14-2019/2005 sayılı temyiz ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesinin delil değerlendirmesi ve suçun vasfının tayininde yanılgıya düştüğüne, mağdurenin rızasının olmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Oluşa uygun düşen ve diğer maddi delillerle desteklenen mağdurun kolluk beyanı içeriği nazara alınarak mahkememizde oluşan kanaate göre; sanıktan mağdureye yönelen ve saldırıya dönüşen cinsel içerikli bazı taleplerin bulunduğu, mağdurenin gerek duygusal şiddet ve gerekse fiziksel şiddete maruz kalması, toplumsal yapıdan dışlanma, evini ve çocuklarını kaybetme korkusu ve ekonomik özgürlüğü bulunmadığından eşinin sağladığı hayat şartlarını kaybetme endişesiyle sanığın tehdit ve cebir içeren taleplerine karşılık vermek zorunda kaldığı; mağdurenin, sanığın biyolojik oğlu olan ....'nin resmi nikahlı eşi olduğu, daha önce de 07.05.2016 tarihinde işlendiği iddia olunan benzer bir suç nedeniyle sanık ve biyolojik Oğlu ... hakkında Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesine açılan kamu davasının iddianamesinin iade edildiği ve soruşturmanın halen 2017/36908 nolu dosyada devam ettiği; olay günü sanığın mağdurenin evine geldiği ve evdeki oğlu ...'i arabasını yıkaması ve sigara alması için dışarıya gönderdiği, bu arada çocukların da dışarıda olduğu; mağdurenin, sanığın cebir, tehdit ve baskılarına dayanamayarak sanığın cinsel ilişkiye girme isteğini kabul ettiği ancak sanığı şikayet etmeye karar vermiş olacak ki; kayıt cihazını odaya yerleştirdiği ve birlikte odaya girdikleri; mağdurenin, çekyatı işaret etmesi üzerine sanığın başka bir odaya gitmek istediğini belirttiği ancak mağdurenin, kayıt cihazı o odada olduğu için başka bir odaya gitmeyi reddettiği ve çekyatı açıp yatağı hazırladığı sırada sanığın gömleğinin düğmelerini çözmeye başladığı ve bu arada zil çalması nedeniyle mağdurenin çekyatı tekrar eski haline getirerek kapıya koştuğu ve sanığın da gömleğinin düğmelerini tekrar ilikleyip üstünü başını düzeltikten sonra çekyata normal bir şekilde oturduğu, bu arada çocuğun içeriye girerek dedesiyle konuştuğu ancak sanık cinsel ilişkiye devam etmek istediği için çocuğun gece vakti tekrar dışarıya gönderildiği ve bu aşamadan sonra yine aynı odada sanığın bu sefer gömleğini tamamen çıkartmış bir şekilde görüntüsünün kaydedildiği, çocukların gelmesi nedeniyle kaydın son bulduğu, ilişkinin gerçekleşmediği ve cinsel saldırının teşebbüs aşamasında kaldığı; yine maddi delillerle desteklendiği için mahkemece itibar edilen mağdurenin kolluk beyanındaki anlatımı kapsamında, bu olaydan yaklaşık iki hafta önce sanığın, mağduru tehdit ederek cinsel saldırı gerçekleştirdiği ve mağdurla ilişkiye girdiği ve böylelikle sanığın bir kişiye karşı aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında müsnet suçu birden fazla gerçekleştirdiği ve tamamlanan cinsel saldırı suçu kapsamında belirlenen temel cezadan zincirleme suç nedeniyle artırım yapılması gerektiği kanaatine varılarak sanığın mahkumiyetine karar verildiği belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; "Dosya kapsamına göre sanığın savunmasında gömleğinin kirlendiğini, değiştirmek için düğmelerini çözdüğünü belirterek suçlamayı kabul etmediği, mağdurun kolluktaki beyanında evlendiği tarihten beri kayınpederi olan sanığın kendisine sarkıntılıkta bulunduğunu, tehdit ederek birden fazla kez cinsel saldırıda bulunduğunu belirterek şikayette bulunduğu, mağdurun mahkemedeki beyanında ise şikayetinin yalan olduğunu, kayınpederinin kendisine yönelik cinsel saldırıda bulunmadığını belirterek nazara alındığında mağdurun aşamalardaki beyanlarının birbiriyle çelişkili olduğu istinaf aşamasında aldırılan bilirkişi raporunda dosya içerisindeki mevcut cd'de ki konuşmaların dökümünün yapıldığı, yapılan konuşmalarda sanık ile mağdurun birbirleriyle konuştukları, mağdurun çekyatı açtığı, görüntü ve söz konusu konuşmalar içeriğinden cinsel ilişki hususunda TCK 26. maddesi kapsamında mağdurun rızasının bulunduğu sanığın herhangi bir cebrinin tehdidinin bulunmadığı nazara alındığında sanığın üzerine atılı suçun yasal unsuru oluşmadığından beraatine karar verilmesi gerektiği halde mahkemece delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek sanık hakkında yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması;
Kanuna aykırı, sanık müdafiin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sanık ...'ın mahkumiyetine ilişkin HÜKMÜN BENDLERİNİN KALDIRILMASINA, CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddelerinin verdiği yetki uyarınca bu hususun toplanacak başkaca delil bulunmaması nedeniyle olayın daha ziyade aydınlanması gerekmediğinden yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün kaldırılan bendinin yerine,
"A-)Sanığın, üzerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçunun yasal unsurları oluşmadığından CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca BERAATİNE,
B-) Yapılan yargılama giderinin hazine üzerine bırakılmasına,
C-) Sanığın atılı suç nedeniyle gözaltında ve tutuklulukta kaldığı anlaşıldığından CMK'nın 232/6. maddesi atfı ile CMK'nın 141-144. maddeleri gereğince beraat kararının kesinleştiğinin tebliğinden itibaren 3 ay içinde ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen 1 yıl içinde TAZMİNAT İSTEMİNDE BULUNULABİLECEĞİNİN; istemin zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanacağının İHTARINA,
D) Sanık kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden avukatlık ücret tarifesinin 13/5 maddesi gereğince 4.360,00 TL maktu avukatlık ücretinin karar kesinleştiğinde hazineden alınarak sanığa VERİLMESİNE," şeklinde yeniden hüküm kurularak İSTİNAF BAŞVURUSUNUN HÜKÜMDEKİ HUKUKA AYKIRILIĞIN DÜZELTİLMESİ SURETİYLE ESASTAN REDDİNE,
Sanık hakkında beraat kararı verilmesi nedeniyle atılı suçtan TAHLİYESİNE, başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü bulunmadığı taktirde derhal salıverilmesinin temini hususunda en seri vasıtayla mahalline bilgi verilmesi için ilgili yerlere yazı yazılmasına,..." şeklinde karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Mağdure ...'in Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihinde reşit olan mağdurenin, kovuşturma evresinde 15.05.2018 tarihli celsede sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında,12.07.2021 tarihli sanıktan şikayetçi olduğunu belirttiği dilekçesinin şikayetten vazgeçmeden vazgeçme niteliğinde olması nedeniyle hukuki sonuç doğurmayacağı, mağdurenin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında gerçekleştirilen yargılama sonucunda atılı suçtan mahkûmiyetine dair kurulan hükümle ilgili istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında müsnet suçtan beraatine dair değerlendirmenin 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılması gerektiği gözetilmeden 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendini aykırılık oluşturacak şekilde dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. 01.05.2018 tarihli celsede Bakanlık vekilinin duruşmaya gelerek davaya katılma talebinde bulunduğu ve Mahkemece davaya katılan olarak kabulüne karar verilmesi karşısında, katılan Bakanlık vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından, Bakanlık vekilinin temyiz isteminin reddine dair Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Mağdure ...'in Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure ...'in temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 05.10.2018 tarihli ve 2018/1613 Esas, 2018/1095 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!