WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/26176 E.  ,  2023/4181 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2392 E., 2018/1363 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında mağdureye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının ikinci maddesinin (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında mağdureye karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.01.2018 tarihli ve 2016/161 Esas, 2018/77 Karar sayılı kararıyla sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca on altı yıl; aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca üç yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 12.09.2018 tarihli ve 2018/2392 Esas, 2018/1363 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
İstinaf taleplerinin reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, mahkumiyete yeterli somut delil olmadığına, alınan raporun olay tarihinde mağdureye organ ya da cisim sokulduğunu göstermediğine, usulüne uygun arama kararı bulunmaksızın araçta arama yapılması nedeniyle hükme esas alınan bu delilin hukuka aykırı olduğuna, mağdure duruşmada dinlenmediğinden soru sorma haklarının engellendiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına dair gerekçenin soyut ve genel geçer ifadeleri barındırdığına, mağdurenin beyanlarının aşamalarda çelişkili olduğuna, hükme esas alınamayacağına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyiz kapsamına göre,
A. İlk Derece Mahkemesince
1. İddia, savunmalar, katılanların beyanları, olay yeri inceleme tutanakları, emanet makbuzu, adli tıp raporları, doktor raporlarıyla tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde mağdurenin, Edirne/Uzunköprü'de ikamet eden annesinin yanından Bartın ilinde ikamet eden babaannesinin yanına gitmek için ayrılarak sanıkla iletişime geçtiği, sanığın suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdureyi alarak Edirne'den Çerkezköy'e getirdiği, burada araç kiraladığı ve tarafların araçla birlikte Çorlu'ya gittikleri, sanığın uyuşturucu madde satın aldığı, daha sonra Çerkezköy'e gelerek sanığın aracı pazar yerinin arkasına park ettiği, aldıkları uyuşturucuyu kullanmalarını müteakip sanığın mağdureyle organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girdiği ve devamında tarafların araçta birlikte uyudukları, polis ekiplerince yapılan rutin kontrol sırasında tarafların araçta uyur vaziyette görüldükleri, araçta usulüne

uygun bir şekilde yapılan aramada aracın arka koltuğu ve koltuğun ön kısmı yerde görülen şüpheli lekelerin muhafaza altına alındığı, mağdurenin adli muayene raporunda; hymen anüler (halka şeklinde) duhule müsait ancak saat 6 hizasında kaideye varmayan eski yırtık emaresi, anal muayenesinde anüs arka kısmında eski yırtık tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu raporuna göre, arka koltuk ön kısmı yerden elde edilen DNA profilinin sanığa ait DNA profili ile uyumlu olduğu, mağdureden alınan sürüntü örneklerinden elde edilen DNA profilinin sanığın DNA profili ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, olay tarihinde mağdurenin on üç, sanığın ise yirmi dört yaşında olduğunun maddi vakıa olarak kabul edildiği görülmüştür.

2. Mağdure cinsel amaçlı bir yaklaşım olmadığını, rızasıyla geldiğini söylemişse de gece vakti polis kontrolü sırasında tarafların araçta uyurken bulunmaları, şüphe üzerine araçtan alınan sürüntü örneklerinde sanığa ait sperm hücresi bulunması, sanığın soruşturma aşamasında suçlamayı reddettiği, ancak Mahkemede bir ara yalnız kaldığında araç içerisinde orgazm olarak boşaldığını ifade etmesi, mağdurenin kovuşturma aşamasında uyuşturucu madde aldıktan sonra rızası dışında cinsel ilişki yaşadıklarını, istemediği halde sanığın zorlayarak bu ilişkiyi gerçekleştirdiğini beyan etmesi, annesinin öğrenmesinden çekindiğinden soruşturmada o şekilde beyanda bulunduğunu ifade ederek nitelikli cinsel istismar eylemini doğrulaması, mağdurenin raporunda kızlık zarının bozulmuş olduğu ve anüste de yırtık saptandığı, bu nedenlerle sanığın eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğu vicdani kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmış,

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları" nın temyiz incelenmesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu, araç içinde tespit edilen bulguların olay yerinden alınan

fotoğraflardan anlaşıldığı üzere dışarından bakıldığında görülebilecek mahiyette olduğu ve rıza hilafına ele geçirilmediği de anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 12.09.2018 tarihli ve 2018/2392 Esas, 2018/1363 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2023 tarihinde karar verildi.