WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/2419 E.  ,  2023/3658 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/265 E., 2014/239 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmı ret, kısmı onama

Katılan mağdure... vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurenin velisi olan annesi Yaşar'ın 14.11.2013 tarihli celsede sanıklardan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararının da bu hakkı vermeyeceği belirlenmiştir.

Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; Sanıklar haklarında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği

yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2013 tarihli iddianamesi ile sanık ...'ın çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanık ...'nın çocuğun cinsel istismarı suçundan, sanık ...'un çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanık ...'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanık ...'nin çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.09.2014 tarihli ve 2013/265 Esas, 2014/239 Karar sayılı kararıyla sanıkların atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.07.2017 tarihli ve 14-2014/409950 sayılı, kısmî ret ve kısmî onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurelerin beyanlarına itibar edilmeyip sanıkların beyanlarına itibar edilerek yetersiz inceleme ile karar verildiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemenin kabulü;
Tüm dosya kapsamından; sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair mağdur beyanlarından başkaca bir delilin bulunmadığı, mağdurların aşamalarda değişen birbirleriyle çelişen farklı beyanları karşısında ifadelerinin güvenirliliğinin olmadığı, dosyada bulunan raporlar ve dinlenilen tanık beyanlarına göre mağdur beyanlarına itibar edilmesi hususunda ciddi kuşkuların bulunduğu; amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından gözönünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkan vermemeli, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir, yine sanıkların yaşı ve sağlık durumları bir arada değerlendirildiğinde sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair cezalandırılmalarına yetecek derecede delil elde edilemediğinden ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Mağdure... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurenin velisi olan annesi Yaşar'ın 14.11.2013 tarihli celsede sanıklardan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararının da bu hakkı vermeyeceğinden, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B.Katılan Bakanlık Vekilinin Sanıklar ...,..., ...ve ...Haklarında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

C.Katılan Bakanlık Vekilinin Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
1.Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 28.01.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

2.Bozma sebebine göre tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A.Katılan Mağdure... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.09.2014 tarihli ve 2013/265 Esas, 2014/239 Karar sayılı kararırına yönelik mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Katılan Bakanlık Vekilinin Sanıklar ...,..., ...ve ...Haklarında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.09.2014 tarihli ve 2013/265 Esas, 2014/239 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Katılan Bakanlık Vekilinin Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.09.2014 tarihli ve 2013/265 Esas, 2014/239 Karar sayılı kararına yönelik katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.05.2023 tarihinde karar verildi.