9. Ceza Dairesi 2021/2353 E. , 2023/4081 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2013 tarihli ve 2008/222 Esas, 2013/193 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası ile 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası ile 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılığınca tanzim olunan, 20.06.2017 tarihli ve 14-2014/371103 sayılı onama ve düzeltilerek onama görüşlü Tebligname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurun savcılıkta alınan beyanında rızası ile sanık ve suça sürüklenen çocukla ilişkiye girdiğini belirttiğine, mağdur yönünden alınan raporda fiili livata bulgusu olmadığına, mağdurun ruh sağlığının bu olaydan önce başka bir olay nedeniyle bozulduğuna, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafilerinin Temyiz İstekleri
Mağdurun herhangi bir zorlama olmadan kendi rızası ile suça sürüklenen çocuk ilişkiye girdiğine, mağdurun ruh sağlığının başka bir olay nedeniyle bozulduğuna, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İddiaya, savunmalara, katılanlar ile tanıkların beyanlarına, olay yeri basit krokisine, İzmir Adli Emanetinin 2008/10680 sırasında kayıtlı bulunan ve suçta kullanıldığı anlaşılan; 12 cm'lik bölümüne bez ve bant sarılarak elle kavramaya elverişli sap oluşturulmuş, 35.5 cm uzunluğunda, tek ağızlı, ucu ve sırtı küt namluya sahip alete, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/228 Esas ve 2009/26 Karar sayılı dosyasına, kolluk fezlekesine, İzmir Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinin 25.04.2008 tarihli raporuna, 20.04.2008 tarihli olay yeri tespit tutanağına, İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 22.04.2008 tarih ve 2008/3344 sayılı raporuna, Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 08.05.2008 tarih ve 5500 sayılı raporuna, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nın 24.06.2011 tarihli raporuna, İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairesinin 30.12.2011 tarih ve 5833 sayılı raporuna ve tüm dosya kapsamına göre: suç tarihi olan 20.04.2008 günü saat 22.00 sıralarında Kemalpaşa ilçesi Organize Sanayi Bölgesinde bulunan *** Oto isimli fabrikada güvenlik görevlisi olarak çalışan sanık ... ve suça sürüklenen ... ile tanıklar ... ve ...'ın birlikte fabrikanın bekçi kulübesi önünde oturup alkol aldıkları sırada oradan bisikletle geçmekte olan ve daha önceden tanıdıkları katılan mağdur ...'in sigarasını yakmak için kendilerinden ateş istediği, ancak sanık ... ve suça sürüklenen ...'in katılan mağduru kollarından tutarak zorla fabrikanın içine götürdükleri, burada katılan mağdura fiili livata teklifinde bulundukları, katılan mağdurun bu teklifi kabul etmemesi üzerine sanık ...'in katılan mağduru dövmek için hamle yaptığı, bunun üzerine katılan mağdurun korkarak ilişkiye girmeyi kabul ettiği, sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ...'in birlikte aynı anda ilişkiye girmek istediklerini söyledikleri, katılan mağdurun bunu kabul etmemesi üzerine önce suça sürüklenen çocuk ...'in katılan mağdura bıçak dayayarak anal yoldan tecavüz ettiği, sonra da sanık ...'in katılan mağdura anal yoldan tecavüz ettiği, suça sürüklenen çocuk ...'in tecavüzden sonra bıçakla katılan mağduru olayı kimseye anlatmaması konusunda tehdit ettiği, katılan mağdurun tuvalete gitmek bahanesiyle kaçarak karakola gidip şikayetçi olduğu,
Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 08.05.2008 tarih ve 5500 sayılı raporuna, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalının 24.06.2011 tarihli raporuna ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 6. İhtisas Kurulunun 30.12.2011 tarih ve 5833 sayılı raporuna göre; katılan mağdurun maruz kaldığı olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun belirlendiği,
Sanık ... üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ve suça sürüklenen çocuk ... inkara yönelik tevil yollu savunmalar yapmış ise de; katılan mağdurun soruşturma aşamasında ve Mahkemedeki yaşamadan anlatamayacağı detaylı ve tutarlı beyanları, tanıklar ... ve ... ...'ın beyanları, katılan mağdurun olay akabinde hemen şikayetçi olması, katılan mağdurun sanık ile suça sürüklenen çocuğa iftira atmasını gerektirecek bir sebebin bulunmaması, 20.04.2008 tarihli olayın akabinde tutulan olay yeri tespit tutanağı ve ayrıca katılan mağdurun ruh sağlığının bozulduğuna dair raporlar göz önüne alındığında; sanık ile suça sürüklenen çocuğun suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilemeyeceği,
Böylece; sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ...'in onbeş yaşını bitirmiş ve fakat on sekiz yaşını doldurmamış katılan mağduru kolundan tutarak cebir ve tehditle cinsel istismar eylemini gerçekleştirdikleri fabrikanın içerisine götürmek suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve katılan mağdurun makatına cebir ve tehditle cinsel organlarını sokmak suretiyle de beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işledikleri kanaatine varılarak ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
1. Sanık hakkında kurulan hükümlerde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Tüm dosya içeriği nazara alındığında, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu birden fazla kişiyle birlikte işleyen sanık hakkında koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görüldüğünden, Tebliğnamedeki bu hususta düzelterek onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafilerinin Temyiz İstekleri Yönünden
Suça sürüklenen çocuğun, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 23.10.2014 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2013 tarihli ve 2008/222 Esas, 2013/193 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafilerinin Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2013 tarihli ve 2008/222 Esas, 2013/193 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!