WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/2323 E.  ,  2023/4519 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

Sanık ... müdafiinin hükmün bozulmasına yönelik 24.06.2014 tarihinde süre tutum dilekçesi verdikten sonra 16.09.2014 tarihli dilekçesi ile temyiz hakkından feragat ettiğini bildirmesi ile mağdure vekilinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı anlaşıldığından incelemenin sanık ... müdafiinin temyiziyle sınırlı yapılması gerektiği belirlenmiştir.

Sanık ... hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin

süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 17.06.2014 tarihli ve 2012/7659 soruşturma numaralı iddianame ile sanık ...'ın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, sanık ...'ın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna yardım etmekten cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.

2. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2014 tarihli ve 2012/246 Esas, 2014/215 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna yardım etmekten 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.07.2017 tarihli ve 14-2014/336330 sayılı iade, ret, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Hükmün bozulmasına yönelik 24.06.2014 tarihli süre tutum dilekçesinden sonra 16.09.2014 tarihli temyizden feragat ettiğine ilişkin dilekçe vermiştir.

B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Eksik inceleme sonucu verilen mahkumiyet hükmünün usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

C. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanık ...'ın cinsel istismar suçuna iştirak etmekten, sanık ...'ın ise 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, ikinci ve altıncı fıkraları uyarınca cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan yargılama sonucunda mahkemece; ''Olay tarihinde 18.03.1997 doğum tarihli olup 14 yaşında bulunan mağdure ... ***'nın sanık ... *** ile telefonda tanışıp arkadaş oldukları yaklaşık 5 ay süren telefon konuşmaları sonunda sanığın mağdure ile yüz yüze görüşmek için Muğla'dan Ankara'ya geldiğini mağdure ile akrabası olan diğer sanık ... ***'in evinde buluşup görüştükten sonra mağdure ...'nın evden ayrıldığı, ancak; vaktin geç olması nedeniyle ailesinden korktuğu için evine dönemediği bir süre geçtikten sonra sanık ...'ı telefonla araması üzerine sanığın kendisini bulunduğu yerden alarak sanık ...'ın evine götürdüğü geceyi burada geçirdikleri sanığın mağdurenin rızası ile duhul olmaksızın cinsel temasta bulunmak suretiyle vücut dokunulmazlığını ihlal ettiği anlaşılmaktadır.

Sanık hakkında TCK nun organ sokmak suretiyle cinsel istismar suçundan dava açılmış isede; Dr.Sami Ulus Kadın Doğum Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinin yukarıda açıklanan 17.01.2012 tarihli raporunda yer alan bulgular ve gerekse mağdureye ait anal sürüntü örneğinde tespit edilen mix DNA profilinin sanığa ait DNA profilini içerdiğine dair 28.12.2012 tarihli rapor muhtevası ve mağdurenin hazırlık evresinde alınan beyanları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın eyleminin organ sokmaksızın sürtme, sürtünme şeklinde cinsel arzuları taşıyan davranışlarla cinsel istismar suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.''

IV. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden
Mağdurenin 18.10.2012 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, koruma talebinde bulunmayan ve yaş küçüklüğü nedeniyle atanan mağdure vekili hakkında usulünce verilmiş katılma kararı da bulunmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun'un 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Talebi Yönünden
1. Mağdurenin savcılık aşamasında ısrarla on altı yaşında olduğunu söylemesi üzerine kimlik bilgilerinin göz önüne alınarak kendisinden sorulması sonrasında kimlik bilgilerindeki doğum tarihinin doğru olduğunu beyan etmesi, sanığın mağdurenin kendisine on yedi yaşında olduğunu söylediğine ilişkin beyanı, radyolojik açıdan kemik yaşının on yedi yaşıyla uyumlu olduğunu belirten Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 18.02.2013 günlü sağlık kurulu raporu, mağdureye ait fotoğraflar ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2014 tarihli ve 2012/246 Esas, 2014/215 Karar sayılı kararına yönelik yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2014 tarihli ve 2012/246 Esas, 2014/215 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.06.2023 tarihinde karar verildi.