9. Ceza Dairesi 2021/22310 E. , 2023/3388 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bolu Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/251 Esas, 2016/70 Karar sayılı kararı ile sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Eksik ve hatalı gerekçelerle verilen kararın usul ve yasalara aykırı olduğu ve kararın bozularak sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkeme Kabulü;
" Mahkemece katılan ... *** Mahkememizin 19/01/2016 tarihli duruşmasında alınan beyanında; " Görevsiz mahkemece alınan beyanlarım tamamen doğrudur bunları tekrar ediyorum, olay tarihinde evde ailemle tartışma yaşamıştım bu sebeple psikolojim çok buzulmuştu. Gece sularında evden her hangi kimseye haber vermeden ayrıldım sokakta kendi başıma yürüyordum bu sırada sanık minibüsle benim yanıma yaklaştı. Kendisini daha önceden tanıyordum. Bana nereye gideceksen ben bırakayım dedi. O anki psikoloji ile söz konusu araca bindim. Sanığa gitmek istediğim yeri söyledim fakat bir süre sonra sanığın bu yere gitmemesi üzerine nereye gittiğini sorduğumda bana cevap vermedi akabinde Stadyumun ordaki halin oraya gidip arabayı park etti ve benim yanıma gelerek zorla kolumdan çekerek minibüsün arka tarafına götürdü. Üzerimdeki kazağı çıkardı. Zorla pantolon ve iç çamaşırımı çıkardı ve akabinde tecavüz etti. Sanığın cinsel organının içime girdiğini hissettim akabinde de sanık üzerini giyinerek ayrıldı ve bende kıyafetlerimi giyip oradan ayrıldım. O an için ilk önce arkadaşımı arayarak onların evlerine gittik. Bir süre onların evinde kaldık ben bir süre sonra tekrar dışarı çıktım hal çevresinde başı boş yürürken ablam beni buldu ve beraberce karakola gittik.Orada ifade verdim ve olayları anlattım. Bu olaylar sebebiyle sanıktan şikayetçiyim davaya katılmak istiyorum , karakola ilk gittiğimde utancımdan dolayı olayı anlatamadım. O sebeple daha sonra yeniden ifade vermeye gittim. Olay günü tecavüzden sonra sabaha kadar araç içerisinde beklediğim doğrudur. Sanık beni bırakmadığı için başka bir yere gidemedim. Olaydan sonra her hangi bir kanamam olmadı. Bu olaydan önce kimse ile cinsel ilişkiye girmemiştim. Sanığın üzerime veya başka bir yere boşalmasını hissetmedim.Bu olaylar olmadan önce benzin aldığımızı hatırlıyorum' şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Sosyal Hizmet Uzmanı Bilirkişi ... ... Beyanında : " Mağdur küçüğün beyanına bende iştirak ettim öncelikle fiziksel gelişiminin ruhsal gelişimi ve takvim yaşı ile uyumlu olduğunu gözlemledim kendisi sorulan soruları rahatça anlayabilmekte ve uygun cevaplar verebilmektedir. Yine de yaşının küçüklüğü sebebiyle bazı sorulara cevap vermekte zorlandığı tereddüt ettiği konuşmama yönünde tavır aldığını gözlemledim. Anlatımlarına ana hatları ile itibar edilebileceği kanaatindeyim " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Katılan ... **'ın Mahkememizin 08.03.2016 tarihli duruşmasında alınan beyanında : Ben sanıktan şikayetçiyim. görevsizlik kararına karşı bir diyeceğim yoktur. söz konusu olayları ben kızım ... **'dan öğrendim. Onun adına dediğim gibi şikayetçiyim. davaya katılmak istiyorum. bu olaylardan dolayı kızımın psikolojisi bozulmuştur. ayrıca eşim ... *** vefat etmiştir. bunu da dikkatinize sunuyorum şeklinde beyanda bulunmuştur.
Abant İzzet Baysal Üniversitesi İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 13/06/2015 tarihli raporuna göre : Mağdurun kızlık zarının sağlam olduğu, zorlama, ekimoz, anal livea izine rastlanmadığının bildirildiği görülmüştür.
Mezkur davada elde edilen deliller, iddia ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanık ... ***'ın üzerine atılı bulunan suçlamayı reddederek savunmalarında bütünsel inkara dayandığı görülmektedir.
Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; mağdur küçüğü olay günü kendisini görüşme istemiyle araması üzerine; çalıştığı şirkete ait minibüs ile evinden aldığını, birlikte sabahladıklarını, fakat aralarında yalnızca sevişme şeklinde bir birliktelik gerçekleştiğini, kesinlikle organ sokmak suretiyle bir cinsel birleşmenin veya herhangi bir zorlamanın yaşanmadığını, sabaha karşı da mağdur küçüğü simitçiye bıraktığını beyan ettiği görülmüştür. Sanığın inkara dönük savunmasına karşılık mağdur küçük mahkememizce tespit olunan beyanında; olay gecesi evde yaşadığı tartışma sebebiyle sokakta yürüdüğü sırada, önceden tanıdığı sanık ... ***'ın minibüs ile yanında durduğunu, gitmek istediği yere bırakmayı teklif ettiğini, sanığa gitmek istediği yeri belirtmesine rağmen kendisini stadyum civarında bir yere götürüp burada kolundan çekerek zorla kendisine tecavüz ettiğini, bir süre sonra olay yerinden ayrıldıklarını beyan ettiği görülmüştür.
Her ne kadar sanık hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış ve söz konusu yargılama; suçun vasfının TCK 103 maddesi kapsamında kalma ihtimaline binaen görevsizlik kararı ile mahkememize intikal etmiş ise de; mezkur olayda eylemin gerçekleşme anı ve şekline ilişkin görgü tanığı anlatımı, Kriminal veya Adli teknik veya Tıbbi rapor, görüntü veya ses kaydına ilişkin teknik delil veya harici hiçbir maddi subut vasıtasının olmadığı, sanık hakkında açılan kamu davasının sadece mağdur küçük ... ***'ın ifade ettiği anlatımlara dayandığı, bu doğrultuda söz konusu bu anlatımların samimiyeti, maddi olayla uygunluğu, ayrıca elde edilen yan delil mahiyetindeki kati nitelikteki raporlar ile uyumu önem kazanmış olup, beyanın gerçekliği bu deliller ve olaylarla denetlenerek sonucu ulaşılmaya çalışılmıştır.
Mağdur küçüğün aşamalardaki anlatımlarında; öncelikle evden kaçma eylemi ile ilgili ablası ... ***'ın yapmış olduğu başvuru neticesinde hazırlık soruşturması sırasında alınan 12/06/2015 tarihli beyanında; olay günü gece 03:00 sularında kimseye haber vermeksizin bazı eşyalarını alarak evden ayrıldığını, gece sabaha kadar bir bankta oturduğunu ve kimsenin kendisini rahatsız etmediğini, ardından ... **** ve ... **** ile görüşerek vakit geçirdiklerini, daha sonra ablası ... tarafından bulunduğunu ve kayıp olduğu süre zarfında başından olumsuz bir olay geçmediğini ifade ettiği görülmüştür. Yine hazırlık soruşturması sırasında bilgisine başvurulan ... **** mağdur küçüğün iş bu beyanlarını destekler nitelikte ve buna ek olarak mağdur küçüğün kendisine evde yaşadığı problemler sebebiyle sanık ... **** ile kaçtığını söylediği yönünde anlatımda bulunduğu anlaşılmaktadır. Mağdur küçük izah edilen ifadesi akabinde 13.06.2015 tarihinde alınan ikinci beyanında bu kez; evden kaçtığı gece sanık ... ile karşılaştıklarını ve iddianamede anlatıldığı şekilde sanığın kendisine tecavüz ettiğini beyan ettiği görülmektedir. Mağdur küçük her ne kadar aşamalarda tespit olunan anlatımlarında sanık tarafından zorla ve organ sokmak suretiyle cinsel saldırıya maruz kaldığı yönünde anlatımda bulunmuş ise de; Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 13.06.2015 tarih ve 368946 dosya numaralı kati raporuyla; mağdur küçük ...'un kızlık zarının sağlam olduğu, vücudunda zorlama, ekimoz, anal livata izine, vulva ve vajina girişinde de sperm izine rastlanmadığı tespit olunmuştur.
Mağdur küçüğün yargılama sırasında alınan ilk beyanında suç konusu tecavüz olayından hiçbir şekilde bahsetmemesi, kayıp olduğu süre zarfında başına olumsuz bir olay geçmediğini ifade etmesine rağmen akabinde öncelikle neden ikinci kez beyanda bulunduğunun anlaşılamaması, ikinci beyanında doğrudan doğruya tam bir cinsel ilişkiyi tarifleyerek tecavüzden bahsetmesi, geçen süreç içerisinde isnadın değişerek ağır hale gelmesi mahkememizde tereddüt uyandırmış, mağdur samimiyeti yönünden olumsuz olarak değerlendirilmiştir.
Sanık savunması, mağdur küçük anlatımları ve dosya kapsamında mevcut tüm rapor ve deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; sanığın organ sokmak suretiyle veya zorla ilişki olmadığı yönündeki aşamalarda çelişkiye meydan vermeyen tutarlı savunması ve iş bu savunmasını destekler nitelikteki mağdur küçük ...'un vücudunda, cinsel saldırıya maruz kaldığını gösterecek nitelikte fiziksel bulguların mevcut olmadığı ve cebir, şiddet uygulandığını gösterecek tıbbi bulguların bulunmadığı yönündeki kati muayene raporu karşısında mağdur küçüğün sanığa isnat etmiş olduğu iddiayı sonradan ikinci kez kendi isteği üzerine alınan ifadesinde değiştirerek ve ağırlaştırarak ileri sürmüş olması ile ortaya çıkan çelişki, mağdurun sanık ile duygusal birliktelik yaşadığı ve onunla kaçtığını söylediğine ilişkin tanık anlatımları neticesinde mahkememizde; mağdur küçük ...'in beyanlarına ancak diğer deliller ile desteklendiği sürece itibar edilebileceği kanaati hasıl olmakla; bu bakımdan aksi ispat edilemeyen sanık savunmasına itibar edilmek suretiyle; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut, kesin, sanığın mahkumiyetine yeter delil elde edilemediğinden sanığın çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi yönünde vicdani ve hukuki hüküm tesis edilmiştir. " şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli ve 2015/251 Esas, 2016/70 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!