9. Ceza Dairesi 2021/19116 E. , 2023/3639 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
HÜKÜMLER : Düşme
Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun mağdurunun velayet hakkında sahip anne ve baba olması karşısında katılan Bakanlık vekilinin hükmü temyize hakkı olmadığı belirlenmiştir.
Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu hakkında kurulan hüküm yönünden; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilgili kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkı bulunup, Bakanlık vekili tarafından kovuşturma evresinde 03.04.2012 hakim havaleli dilekçesiyle katılma iradesini beyan etmesine rağmen katılma talebi 04.10.2012 tarihli celsede reddedilmiş ise de adı geçen bakanlığın kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına dayanılarak kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 01.02.2012 tarihli ve 2012/3146 Esas sayılı iddianamesiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.10.2012 tarihli ve 2012/55 Esas, 2012/372 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca reşit olmayanla cinsel ilişki ve çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından düşme kararları verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.01.2021 tarihli ve 14-2017/44487 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna, mağdurenin yaşı dikkate alındığında verilen düşme kararlarının usule uygun olmadığına, şikayetçi ve mağdurenin beyanları dikkate alınarak mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurenin evlenmek amacıyla 05.08.2010 günü sanığın evine gittiği, burada birden fazla olacak şekilde rızasıyla zincirleme şekilde cinsel ilişkiye girdiği, ayrıca mağdurenin kanuni olarak geçerli olmayan rızasıyla cinsel amaçlı olarak hürriyetinden yoksun bırakıldığı iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılamasında; Bursa Devlet Hastanesi Baştabipliğince düzenlenmiş 31.07.2012 tarihli ve 10382 sayılı sağlık kurulu raporunda "Mağdure ...'in ********** 17.07.2012 tarihi itibariyle beden yapısı ve genel görünümüne göre 18 yaşının içinde olduğu" belirtildiği, buna göre suç tarihi olan 2010 yılı Ağustos ayında mağdurenin on beş yaşından büyük olduğunun anlaşıldığı, mağdurenin aşamalarda alınan beyanlarında şikayetinin olmadığını, kendi rızası ile eylemlerin gerçekleştiğini bildirdiği, mağdurenin 31.07.2012 tarihli ve 10382 sayılı sağlık kurulu raporuna göre suç tarihinde on beş yaşından büyük olduğunun belirlendiği ancak mağdurenin rapora göre doğum tarihinin 15.10.1994 tarihinde doğduğu gözüken Munire isimli kardeşi olduğundan dolayı kanuni imkan bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 218 inci maddesine göre mağdurenin yaşının düzeltilmesine karar verilemediği, ancak mağdurenin tespit edilen raporuna göre mağdure suç tarihinde on beş yaşından büyük olduğu ve mağdure ve velisinin şikayetinin bulunmadığı gözönüne alındığında sanığın eylemlerinin reşit olmayanla cinsel ilişiki ve çocuğun alıkonulması suçlarını oluşturduğu, suçların takibinin şikayete bağlı olduğu, şikayetin de bulunmaması nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davalarının düşürülmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
IV. GEREKÇE
A. Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçu Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunda on sekiz yaşını bitirmeyen çocuğun annesi ile babasının çocuk üzerinde sahip oldukları velayet haklarının koruma altına alınması nedeniyle atılı suçun mağdurunun anne ile baba olması karşısında, katılan Bakanlık vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçu Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.10.2012 tarihli ve 2012/55 Esas, 2012/372 Karar sayılı kararına yönelik katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.10.2012 tarihli ve 2012/55 Esas, 2012/372 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.
Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!