9. Ceza Dairesi 2021/18954 E. , 2023/6849 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/156 E., 2016/133 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında mağdur ...'ye karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynı Kanun'un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itirazı kabil olup temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve esasen bu hususta mahallinde itiraz merciince karar verildiği belirlenmiştir.
Mağdur ... vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurun anneannesi ...'in soruşturma aşamasında alınan beyanında SSÇ'den şikayetçi olmadığını belirttiğinin ve kovuşturma aşamasında tebliğe rağmen duruşmaya katılmayıp usulüne uygun katılma talebinde bulunmadığının, nüfus kaydına göre kovuşturma aşamasında mağdura vasi olarak atanmış olduğunun anlaşılması karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.
Bakanlık vekilinin temyiz isteği yönünden; 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
SSÇ müdafiinin temyiz isteği yönünden; SSÇ hakkında mağdur ...'ye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, mağdur ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun cinsel istismarı suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. SSÇ hakkında mağdurlara yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası; mağdur ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile dördüncü ve altıncı fıkraları uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2014/156 Esas, 2016/133 Karar sayılı kararı ile SSÇ'nin katılan mağdur ...'a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla birinci ve dördüncü fıkraları, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; mağdurlara yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezalarının ayrı ayrı ertelenmesine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.12.2020 tarihli ve 14-2017/2743 sayılı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
SSÇ Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdur ...'nin beyanlarının katılan mağdur ...’ı tam anlamıyla doğrulamadığını, tanıkların görgüye dayalı bilgisinin olmadığını, SSÇ’nin savunmalarının dikkate alınmadığını, olayın gerçekleştiği iddia olunan inşaatın kapı ve pencerelerinin olmaması nedeniyle hürriyeti tahdit suçunun işlenemeyeceğini beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
SSÇ'nin olay günü on beş yaşından küçük mağdurlar ... ile ... ...'yi mahallelerinde bulunan bir inşaatın içerisine götürdüğü, burada zorla mağdurların alt giysilerini indirdiği ve daha sonra cinsel organını mağdurların anal bölgelerine dokundurmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiasıyla cezalandırılması için kamu davası açıldığı, SSÇ'nin mağdurları darp ettiği yönünde ikrarda bulunduğu ancak atılı suçlamaları reddettiği, tanık ...'ın katılan mağdur ...'ın annesi katılan ...'e SSÇ'nin mağdurları istismar ettiğini duyduğunu anlatmasının akabinde katılanın ihbarı ile intikalin gerçekleştiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde mağdurların aşamalardaki samimi, olay, yer ve zaman hususlarında tutarlı anlatımları, gerçek yalan ayrımı yapabildiklerine ve beyanlarına itibar edilebileceğine dair raporlar, beyanlarının dinlenen tanık ...'ın ifadesi ile de örtüşmesi, mağdurların SSÇ'ye iftira atmalarını gerektirecek haklı bir nedenin tespit edilememesi dikkate alınarak SSÇ'nin atılı suçlardan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. SSÇ Hakkında Mağdur ...'ye Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
SSÇ hakkında mağdur ...'ye karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynı Kanun'un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itirazı kabil olup temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve esasen bu hususta mahallinde itiraz merciince karar verildiği anlaşıldığından, söz konusu karara yönelik mağdur ... vekili ve SSÇ müdafiinin temyiz isteklerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Mağdur ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurun anneannesi ...'in soruşturma aşamasında alınan beyanında SSÇ'den şikayetçi olmadığını belirttiğinin ve kovuşturma aşamasında tebliğe rağmen duruşmaya katılmayıp usulüne uygun katılma talebinde bulunmadığının, nüfus kaydına göre kovuşturma aşamasında mağdura vasi olarak atanmış olduğunun anlaşılması karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunmadığından temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
C. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunmadığından temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
D. SSÇ Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik SSÇ Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin SSÇ tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, SSÇ hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. SSÇ Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik SSÇ Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
1. Dosya kapsamındaki 07.05.2013 tarihli Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporunda suça sürüklenen çocuğun kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığına dair görüş bildirilmediğinin anlaşılması karşısında, bu hususta rapor aldırılarak SSÇ'nin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. SSÇ Hakkında Mağdur ...'ye Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden SSÇ Müdafii ile Mağdur ... Vekilinin Temyiz İstekleri ile Mağdur ... Vekili ve Bakanlık Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (A), (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle SSÇ müdafiinin, Bakanlık vekilinin ve mağdur ... vekilinin vaki temyiz isteklerinin 1412 sayılı Kanun'un 317 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, REDDİNE,
B. SSÇ Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik SSÇ Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenle İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2014/156 Esas, 2016/133 Karar sayılı kararında SSÇ müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden SSÇ müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. SSÇ Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik SSÇ Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (E) bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2014/156 Esas, 2016/133 Karar sayılı kararına yönelik SSÇ müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!