9. Ceza Dairesi 2021/18837 E. , 2023/5724 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/104 E., 2016/282 K.
SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.06.2016 tarihli ve2016/104 Esas, 2016/282 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan
davada, sanığın eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü, 43 ve 62 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunlukları ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan ...'nın Temyiz İsteği
Mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, sanığın mahkum edilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın mağdurenin yaşını on dokuz olarak bildiğine, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, mağdure sonradan şikayetçi olsa da sanık ile rızası ile birlikte yaşadığını, mağdurenin doğum yılının 1996 olduğuna dair kaydı dosyaya sunduklarına, mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemesince "Sanık ile mağdur ...'ün 2015 yılı mayıs ayında bir düğününde tanıştıkları, bir süre arkadaşlık ettikleri, 5 veya 6 Mayıs 2015 tarihinde İmamoğlu ilçesinde ikamet eden mağdurun, annesi ile birlikte hastaneye gitmek üzere Adana'ya geldikleri, annesinin hastane işlemlerinin yapılmasından sonra annesinin diğer kızı tanık Dönay'ın evine gittiği, mağdurun ise sanığın ... mahallesi ... sokak No:6 .../Adana adresindeki bekar evine geldiği, sanığın ilk kez burada rızası dahilinde mağdur ile cinsel ilişkiye girdiği, sanığın mayıs ayı sonlarında mağduru ailesinden istediği, mağdur ile sanığın sözlendikleri, sözlü oldukları dönemde 21 Mayıs 2015 tarihinde sanığın evlenmek amacıyla mağduru kaçırarak İmamoğlu ilçesi ... köyüne götürdüğü, burada bir gece kaldıkları, daha sonra sanığın Adana'daki evine gelerek 29/01/2016 tarihinden bir kaç gün öncesine kadar birlikte yaşamaya devam ettikleri, birlikte yaşadıkları süre içerisinde rıza dahilinde birden fazla cinsel ilişkiye girdikleri, 31.01.2016 tarihinde intihar eden mağdurun 01.02.2016 tarihinde de vefat ettiği ve maddi olayın bu şekilde gerçekleştiği anlaşılmıştır. Mağdurun 25.02.1998 doğumlu ve suç tarihi olan 2015 yılı mayıs ayı itibariyle onbeş-onsekiz yaş arasında olup maruz kaldığı fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiştir. Sanık ile mağdurun rıza dahilinde birden fazla kez cinsel ilişkiye girdikleri konusunda herhangi bir kuşku bulunmamaktadır. Çünkü sanık ile mağdurun evlenmek amacıyla kaçmış ve yaklaşık sekiz aydan fazla bir süre ile aynı evde birlikte yaşamış olmaları bu husus doğrulamaktadır. Sanığın “çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu” işlediği iddia edilmiş ise de ; 15-18 yaş grubunda olan ve mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam-sonuçlarını algılama yeteneği bulunan çocuklara karşı TCK'nun 103. maddesi kapsamında çocuğun cinsel istismarı suçunun oluşabilmesi için; bahsi geçen cinsel ilişkinin ya da cinsel davranışın tehdit, hile ya da cebir vasıtasıyla mağdurun rızasına aykırı olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. 15-18 yaş grubunda yer alan çocuk ile yaşanan cinsel ilişkide hile, cebir ya da tehdit vasıtasıyla irade sakatlama yok ise, bu eylem, TCK'nun 104. maddesi kapsamında reşit olmayanla cinsel ilişki suçunoluşturacaktır.
Sanığın, suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan mağdurun itibar edilebilir rızası dahilinde onunla cinsel ilişkiye girdiği anlaşıldığından sanığın eyleminin TCK 104. maddesinde düzenlenen ve kovuşturması suçtan zarar görenin şikayetine bağlı olan reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu, mağdurun da sanıktan şikayetçi olduğu, ayrıca mağdur ... sanığın beyanlarına göre birden fazla kez cinsel ilişkiye girdiklerinin sabit olduğu anlaşıldığından; Sanığın işlemiş olduğu reşit olmayanla zincirleme şekilde cinsel ilişkide bulunmak suçu nedeniyle TCK 104/1, 43/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mağdurun suç tarihinde onbeş-onsekiz yaş arasında olduğu, rızası ile sanık ile kaldığı, mağdurun rızasının TCK'nun 26/2. maddesi uyarınca eylemi hukuka uygun hale getirdiği anlaşıldığından, sanığın, cinsel amaçlı çocuğu hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmiştir. Sanığın, mağdurun 18 yaşından küçük olduğunu bilmediği iddia edilmiş ise de; Mağdur ile yaklaşık 8 ay süre ile birlikte yaşayan ve daha öncesinden de birbirlerini tanıyıp görüşen ayrıca evlenmek amacı ile mağdur ile kaçan sanığın, mağdurun gerçek yaşını bilmemesi mümkün görülmediğinden bu yöndeki iddiaya itibar edilmemiştir." şeklinde karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan ...'nın Temyiz İsteği Yönünden
Mahkemenin kararında kabul ve takdir kılınmış beraat hükmü usul ve kanuna uygun bulunduğundan, katılanın yerinde görülmeyen temyiz talepleri reddedilmiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezaların nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerleAdana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.06.2016 tarihli ve 2016/104 Esas, 2016/282 Karar sayılı kararı yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!