WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/18581 E.  ,  2023/7407 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/83 E., 2016/125 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının 03.11.2015 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuğun çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin; ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (f) bendi ile aynı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli ve 2015/83 Esas, 2016/125 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuğun çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin delaletiyle 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın aynı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ertelenmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin; birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve aynı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın aynı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ertelenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulurken alt sınırdan ceza tayin edilmesi nedeniyle kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Alt sınırdan uzaklaşılmadan hüküm kurulması ve erteleme hükümlerinin uygulanması nedeniyle kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

C. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine, rızanın nazara alınmadığına, suçun manevi unsurunun da gerçekleşmediğine, somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin nazara alınması gerektiğine, fikri içtima kurulanının uygulanmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemenin kabulü;
SSÇ ile katılan mağdurenin 2014 yılı Ocak ayında internet ortamında tanışıp telefonlarını birbirlerine vererek yüz yüze de görüşmeye başladıkları, 2014 yılının Mayıs ayında SSÇ ve mağdurenin birlikte dışarıda dolaştıkları, SSÇ'nin mağdureye birlikte eve gitmeyi teklif ettiği, böylece birlikte SSÇ'nin evine gittikleri, evde bir süre oturdukları, sonrasında SSÇ'nin, mağdurenin üzerine gelerek öpmek istediği ancak mağdurenin buna izin vermediği, devamında SSÇ'nin, mağdurenin zorla pantolonunu ve iç çamaşırını çıkardığı, cinsel organını mağdurenin cinsel organına sürttüğü, cinsel organını sokmadan mağdurenin cinsel organının üzerine boşaldığı ve sübutun bu şekilde gerçekleştiği yönünde Mahkemece her türlü kuşkudan uzak tam bir vicdani kanı oluşmuştur. Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesince 17.09.2014 tarihinde yapılan mağdurenin muayenesi sonucunda 20 haftalık hamile olduğunun tespit edildiği, doğum yaptıktan sonra alınan kan örnekleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi raporuna göre SSÇ'nin %99,99 ihtimal ile bebek ...'in biyolojik babası olabileceğinin bildirildiği anlaşılmakla bu maddi, fenni, bilimsel delil karşısında aleyhe beyan ve savunmalara itibar edilmemiş, hukuki süreçte belirtildiği şekilde hükümler kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Kayden 22.08.1999 doğumlu olup suç tarihi itibarıyla on beş yaşını doldurmasına kısa bir süre kalan mağdureye ait mernis doğum tutanağının dosyada bulunmaması, mağdurenin beyanları sırasındaki fiziki görünümü ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, suçun unsurları ile niteliğine etkisi bakımından öncelikle mağdurenin hastane doğumlu olup olmadığı araştırılıp, olmadığının belirlenmesi halinde yaş tespitine esas olacak kemik grafileri çektirilerek içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınması ve gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan görüş sorularak mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanmasından sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,

2. Tüm dosya kapsamı nazara alındığında mevcut haliyle istismar eyleminin cebirle gerçekleştirildiği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının tatbiki suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçede açıklanan nedenlerle Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli ve 2015/83 Esas, 2016/125 Karar sayılı kararına yönelik katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinden görüldüğünden hükümlerin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin 1 inci maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.11.2023 tarihinde karar verildi.