WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/18015 E.  ,  2024/4339 K.
"İçtihat Metni"DURUŞMA TALEPLİ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/431 E., 2016/258 K.

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY OLGULAR
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan kamu davasında, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2016 tarihli ve 2015/431 Esas, 2016/258 Karar sayılı kararı ile sanığın parmağını masaj yaptığı esnada mayosunu indirdiği katılanın bacaklarının arasına ve cinsel organına soktuğu şeklinde kabul edilen olayda nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılanın vücudunda cinsel saldırı bulgusu tespit edilmediğini, beyanlarının çelişkili olduğunu, mayosunun alt kısmının indirildiğini fark etmemesinin mümkün olmadığını, sanığa mayosunun altını indirmesi nedeniyle tepki göstermediğini, tanık Ersan’ın ifadeleri ile katılanın beyanları arasında çelişki olduğunu, sanığın kapıyı kilitlemediğinin rapor ile sabit bulunduğunu, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma olanağının bulunmadığını beyanla sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.

B.Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Sebep bildirmeksizin sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükmü ile duruşmalara katılmayan Bakanlık lehine vekalet ücreti takdirine dair kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

C.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Nitelikli cinsel saldırı suçundan verilen cezadan indirim yapılmasının hatalı olduğunu beyanla sanık hakkında kurulan hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
A.Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Katılanın aşamalardaki beyanları, savunma, bilirkişi raporu ve Mahkemenin gerekçesine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B.Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Olayın gerçekleştiği Belediye tesisi bünyesinde faaliyet gösteren Güzellik salonunda randevu sistemi ile dışarıdan masör olarak çalışan sanığın tesise üye olan katılana masaj yaptığı sırada nitelikli cinsel saldırıda bulunduğu, katılan üzerinde kamu görevinden kaynaklanan nüfuzunun olmadığı, zira sanığın nüfuzunun bulunduğunun kabulü için görevinin katılan üzerinde güç ve otorite oluşturması, bu otoritenin katılanın direncini kırması ve bu nedenle çekinerek karşı koyamamasının gerektiği, bunun gerçekleşmesi için de sanığın görevinin katılan yönünden zorunlu ve icbar edici nitelik taşımasının zaruri olduğu, dolayısıyla sadece görevinin sağladığı kolaylıktan faydalanarak eylemin gerçekleştirilmesi halinde nüfuzun kötüye kullanıldığının kabulünün mümkün olmadığı, esasen 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi gereğince yapılacak artırımın kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması haline münhasır olup, dosya içeriğine göre katılan üzerinde nüfuzu bulunmayan sanık hakkında tayin olunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca artırılması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A.Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2016 tarihli ve 2015/431 Esas, 2016/258 Karar sayılı kararında katılan vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2016 tarihli ve 2015/431 Esas, 2016/258 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.05.2024 tarihinde karar verildi.