WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/17799 E.  ,  2023/6851 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2010/472 E., 2016/108 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Hükmedilen ceza miktarlarına göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddiyle duruşmasız yapılan değerlendirmede gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2010/472 Esas, 2016/108 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.11.2020 tarihli ve 14-2016/294885 sayılı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
İddianamenin tüm deliller toplanmadan hazırlandığını ve yanlış sevk maddeleri ile yargılamaya başlandığını, katılan mağdurenin soyut beyanı dışında delil olmadığını, sanığın savunmalarına itibar edilmediğini ve emniyet ifadesini baskı altında verdiğini, katılan mağdurenin giysilerinde meni veya yırtık tespit edilmediğini, olayın gerçekleştiği tuvaletin kuytu bir yerde olmadığını ve kapısında iddia olunduğu gibi kilitleme mekanizmasının bulunmadığını, bu nedenle katılan mağdurenin bağırması halinde duyulabileceğini, katılan mağdurenin alkollü olduğunu ve bakire olmaması nedeniyle çocuk olarak değerlendirilemeyeceğini, yaşından büyük gösterdiğini, ruh sağlığı hususunda kesin rapor aldırılmadığını beyanla duruşmalı inceleme neticesinde kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın eylemlerinin katılan mağdure üzerindeki etkileri nedeniyle üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Katılan mağdurenin İngiliz vatandaşı olduğu ve sanığın garsonluk yaptığı otelde müşteri olarak kaldığı, sanığın olay tarihinde on sekiz yaşından küçük katılan mağdureye yönelik cebir kullanılarak çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs ettiği ve katılan mağdureyi cinsel amaçlı olarak hürriyetinden yoksun kıldığı iddiasıyla cezalandırılması için kamu davası açıldığı, sanığın emniyet aşamasında müdafii huzurunda alınan beyanlarında suçlamaları kısmen ikrar ettiği, katılan mağdurenin olayın hemen akabinde otel yönetimine bildirimi ile intikalin gerçekleştiği, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde katılan mağdurenin beyanları ile vücudunda ve hymeninde meydana gelen yaralanmaları tespit eden adli rapor, sanığın soruşturma aşamasındaki ikrarı ve eylemini gerçekleştirirken katılan mağdurenin olay yerinden ayrılmasını engellemesi, kollarından tutarak ve eylemin gerçekleştiği yer olan kadınlar tuvaletinin kapısını kapatarak katılan mağdurenin dışarı çıkmasına engel olması nedeniyle çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle
uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Mahkemenin kabulüne göre; çocuğun cinsel istismarı olan suç isminin karar başlığında çocuğun nitelikli cinsel istismarı olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiş, sanığın gözaltında kaldığı sürenin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca verilen ceza süresinden mahsubunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden
1. Katılan mağdurenin olay günü girdiği tuvalette elini yıkarken sanığın içeriye girerek katılan mağdureye karşı cinsel istismar eyleminde bulunduğu sırada ve eylemle sınırlı süre ile katılan mağdurenin iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı ve kişinin vücudunun cinsel istismar suçunun konusu olması nedeniyle katılan mağdurenin hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği nazara alındığında, sanığın tuvalette bulunan katılan mağdurenin yanına geldikten sonra hürriyetini kısıtlayan başkaca bir harekette bulunmaması nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, bu nedenle katılan mağdure vekilinin sanığın üst sınırdan cezalandırılmasına yönelik temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Bozma sebebine göre Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2010/472 Esas, 2016/108 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2010/472 Esas, 2016/108 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.10.2023 tarihinde karar verildi.