9. Ceza Dairesi 2021/17784 E. , 2023/3419 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 09.09.2015 tarihli ve 2015/19686 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 ve 53 üncü maddelerinin birinci fıkraları gereğince cezalandırılması ve hakkında hak yoksunluklarına karar verilmesi istemli kamu davası açılmıştır.
2. Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.06.2016 tarihli ve 2015/367 Esas, 2016/283 Karar sayılı kararı ile sanığın zincirleme şekilde reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Süre tutum dilekçesi vererek kararın temyizen incelenerek bozulmasını talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince; "Sanık ile müdahilin aynı mahallede oturdukları, 2015 yılı ocak ayı içinde tanıştıkları, bir süre arkadaşlık ettikleri, 2015 yılı şubat ayında müdahil ile sanığın birlikte İzmir'den Adana 'ya kaçtıkları, Adana'da, sanığın askerlik arkadaşı tanık ... ***'in evinde kaldıkları ve burada müdahilin rızası dışında cinsel ilişkiye girdikleri konusunda müdahilin soyut beyanları dışında bir delil bulunmadığı, daha sonra tekrar İzmir'e döndükleri, ailelerin araya girmesi ile resmi nikah olmaksızın yaklaşık 1-2 ay süre ile birlikte yaşadıkları, bu süre içerisinde birden fazla kez cinsel ilişkiye girdikleri, daha sonra anlaşamayarak ayrıldıkları ve maddi olayın bu şekilde gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Müdahil, 01.07.1997 doğumlu ve suç tarihi olan Şubat 2015 yılı itibariyle 15-18 yaş arasında olup maruz kaldığı fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiştir.
Sanığın ile müdahil ile birden fazla kez cinsel ilişkiye girdikleri konusunda herhangi bir kuşku bulunmamaktadır. Yine sanığın, müdahil ile rızası dışında cinsel ilişkiye girdiği konusunda herhangi bir delil bulunmamaktadır. Zaten tarafların yaklaşık bir aydan fazla bir süre ile karı koca hayatı yaşamaları da cinsel ilişkinin rıza dahilinde olduğunu göstermektedir.
İddianamede sanığın 'Çocuğun nitelikli cinsel istismarı' suçunu işlediği iddia edilmiş ise de;
15-18 yaş grubunda olan ve mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam-sonuçlarını algılama yeteneği bulunan çocuklara karşı TCK 103 maddesi kapsamında çocuğun cinsel istismarı suçunun oluşabilmesi için ; bahsi geçen cinsel ilişkinin ya da cinsel davranışın tehdit, hile ya da cebir vasıtasıyla mağdurun rızasına aykırı olarak gerçekleşmesi gerekmektedir.
15-18 yaş grubunda yer alan çocuk ile yaşanan cinsel ilişkide hile, cebir ya da tehdit vasıtasıyla irade sakatlama yok ise, bu eylem, TCK 104. maddesi kapsamında reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturacaktır.
Sanığın suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan müdahil'in itibar edilebilir rızası dahilinde onunla cinsel ilişkiye girdiği anlaşıldığından sanığın eyleminin TCK 104. maddesinde düzenlenen ve kovuşturması suçtan zarar görenin şikayetine bağlı olan reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu, müdahilin sanıktan şikayetçi olduğu, ayrıca müdahil ve sanığın alınan beyanlarına göre birden fazla kez cinsel ilişkiye girdiklerinin sabit olduğu anlaşıldığından;
Sanığın işlemiş olduğu zincirleme reşit olmayanla cinsel ilişki suçu nedeniyle eylemine uyan TCK 104/1, 43/1 maddeleri gereğince mahkumiyetine dair karar verilmiştir. Anlatılan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
" gerekçeleriyle sanık hakkında zincirleme şekilde reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine,
Ancak;
5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasının "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklinde olduğu, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 09.09.2015 tarihli iddianamesinde sanığın üzerine atılı suçu zincirleme şekilde işlediğine ilişkin bir anlatım bulunmadığı halde hükümde iddianame dışına çıkılıp sanığın üzerine atılı suçu zincirleme şekilde işlediği kabul edilerek yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle anılan maddeye aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.06.2016 tarihli ve 2015/367 Esas, 2016/283 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!