9. Ceza Dairesi 2021/17704 E. , 2023/3377 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/223 E., 2016/135 K.
SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden alıkoyma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık müdafii ile katılan vekilinin temyizi istemi yönünden; Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin,27.05.2016 tarihli ve 2015/223 Esas, 2016/135 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan davada sanığın eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan davada, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Kararın bozulması talebine ilişkindir.
B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği
5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinden beraat kararı verilmesi ve cinsel istismar yerine reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyet kararı verilip cezada indirim yapılmasının yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemesince "12/07/2015 günü Mimar Sinan Kent ormanında uygunsuz şahıslar olduğunun vatandaşlar tarafından parkın güvenlik güçlerine ihbar edilmesi üzerine mahkememiz celsesinde tanıklıklarına da başvurulan güvenlik güçlerince ihbarda belirtilen yere gidildiğinde sanık ile mağdurun dudaktan dudağa öpüştüğü ve sanığın mağdurun ağzına cinsel organını vermiş halde oldukları görülmüştür.
Mahkememiz celsesinde dinlenen mağdur, sanık ile ilk olarak 11/07/2015 günü adı geçen parka spor yapmak için gittiğinde karşılaştığını, spor yapmak bahanesiyle sanığın kendisini arabaya aldığını öldürmekle tehdit ettiğini, kendisine fiili livatada bulunduğunu, korkması sebebiyle sanığa karşı gelemediğini, 12/07/2015 tarihinde tekrar parka spor yapmak için gittiğinde yine sanıkla karşılaştığını, kendisini bıçakla tehdit etmesi üzerine sanığın aracına bindiğini, kendisini ormanlık alana götürdüğünü, cinsel organını ağzına vereceği sırada güvenlik güçlerinin müdahale ettiğini, beyan etmiştir.
Sanık ise hiç bir aşamada üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
Mağdur vekili mağdurun akıl sağlığını yerinde olmadığını beyan etmiştir. Bu doğrultuda 10.02.2016 tarihli Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan rapora göre mağdurda Hafif Derecede Zeka Geriliği tespit edilmiş ise de bu zeka geriliğinin suça konu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve fiile ruhsal yönden mukavemete engel teşkil edecek bir durum meydana getirmediği bildirilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Merkez Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 12/07/2015 tarih ve 2015/189 numaralı raporunda; mağdur ... ***'e ait Anal kanal ağzı ve Perianal bölge (anal çizgiye yakın) sinden alınan DNA örnekleri ile Beyaz renkli külodu üzerinde yapılan incelemede elde edilen en az birisi erkek birden fazla şahsa ait olabilecek karışık DNA profillerinin mağdur ... ***'ün ve sanık ... ***'nın DNA profilini içerdiği, Perianal bölge (dış kısım)den elde edilen en az birisi erkek birden fazla şahsa ait olabilecek karışık DNA profilinin de sanık ... ***'nın DNA profilini içerdiği ve anal muayenesinde fiili livata olgusuna rastlanıldığı husuları belirtilmiştir.
Olayın gerçekleştiği parkta güvenlik görevini ifa eden tanıkların ve mağdurun beyanları ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Merkez Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 12/07/2015 tarih ve 2015/189 numaralı raporu nazara alındığında sanık her ne kadar üzerine atılı suçlamaların hiçbirini kabul etmese de sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilerek itibar edilmemiştir.
Sanık ... *** hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan dolayı cezalandırılması talebi ile mahkememize kamu davası açılmış ise de 10.02.2016 tarihli Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan rapordan mağdurun suça konu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilir yetenekte olduğunun anlaşılması ve sanığın kendisine yönelik eylemlerine rızası olmayan mağdurun bağırarak veya mukavemette bulunarak sanığın elinden kurtulabilme imkanı bulunmasına karşın mağdurun böyle bir davranış içerisine girmemiş olması, keza 11/07/2015 tarihinde sanık tarafından zorla fiili livataya maruz bırakıldığını söyleyen mağdurun olayın hemen ertesi günü tekrar aynı parka gitmesi ve sanığın aracına binmesi hususları bir arada değerlendirildiğinde sanığın mağdura yönelik eylemelerinin yaşı 15-17 yaş arasında kalan mağdurun rızası dahilinde gerçekleştiği kanaatine varılmış ve değişen suç vasfına göre sanığın eylemine uyan reşit olmayan mağdur ile cinsel ilişki suçundan dolayı 5237 sayılı TCK.nun 104/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığa ceza tayin edilirken ters ilişki içinde olması, hukuki sonucunu algılıyor da olsa sanığın zeka geriliğinin ve yaşının küçük olması husuları nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşma yoluna gidilmiştir.
Sanığın mağdura yönelik eylemlerini 11/7/2015 ve 12/07/2015 tarihlerinde olmak üzere iki ayrı günde de gerçekleştirdiği kabul olunduğundan ve bir suç işleme kararının icraası kapsamında değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması lazım geldiğinden 5237 sayılı TCK'nun 43. Maddesi gereğince sanığa verilen cezadan arttırım yapılmıştır. Suçun işleniş şekli, mağdurun zeka durumu, sanığın kişiliği gözönünde bulundurularak sanık hakkında TCK m.62'nin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Sanık hakkında mağduru aracına zorla bindirdiğinden ve alıkoyarak cinsel ilişkide bulunduğundan bahisle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de sanık ile mağdurun rızaları dahilinde aralarında cinsel birlikteliğin olması bu sebeple sanığın mağdurun rızasına muhalif mağduru aracına almadığının ve cinsel ilişki esnasında alıkoymadığının kabulüne varılmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında açılan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığı kanaatine varılmış ve 5271 sayılı CMK'nun 223/2-(a) maddesi gereğince sanığın üzerine atılı bu suçtan beraatine" şeklindeki gerekçe ile karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağından Bakanlık vekilinin katılma ve temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Sanık Müdafii ile Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
İlk Derece Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 182 ve 185 inci maddelerine göre sadece on sekiz yaşını doldurmayan sanıklar haklarındaki hükümlerin kapalı duruşmada açıklanabileceği, genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde duruşma kapalı yapılsa dahi hükmün açık duruşmada tefhiminin zorunlu olduğu gözetilmeden reşit sanık hakkındaki hükümlerin kapalı oturumda okunup açıklanması suretiyle aleniyet ilkesinin ihlal edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafii ile Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2016 tarihli ve 2015/223 Esas, 2016/135 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!