9. Ceza Dairesi 2021/17327 E. , 2023/3475 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/348 E., 2016/194 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... haklarında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2015/348 Esas, 2016/194 Karar sayılı kararı ile sanık ...'in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ve suça sürüklenen çocuk ...'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (e) bentleri uyarınca beraatlerine ve sanık ...'in reşit olmayanla cinsel ilişki suçuna teşebüs etme eylemınden dolayı 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.11.2020 tarihli, 14-2016/301093 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçuna teşebbüs eylemınden dolayı verilen cezanın olayın oluşuna ve hukuka uygun olmadığına, bu nedenle sanığın bu suçtan beraati yerıne cezalandırılmasına karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanığın ve suça sürüklenen çocuğun üzerlerine atılı suçları işledikleri tüm dosya kapsamından sabit olmakla, sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiğine ilişkindır.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
"Olay tarihi itibariyle 15 yaşını bitiren mağdur ... ***’ın, 2014 yılı sonbahar aylarında suça sürüklenen çocuk ... vasıtasıyla suça sürüklenen çocuğun annesinin halasının oğlu olan sanık ... ile tanıştığı, sanığın Facebook vasıtasıyla suça sürüklenen çocukla irtibat kurarak mağdur ile buluşmak istediğini yazdığı, sanığın 2014 yılı ekim ayında belirlenemeyen tarihlerde ve 12.12.2014 tarihinde suça sürüklenen çocuk ...'in evinin bodrum katında buluşarak burada mağdurun da rızasıyla cinsel ilişkiye girmeksizin seviştikleri, ilk buluşmalarında cinsel organını mağdurun cinsel organına sürttüğü, ikinci buluşmalarında cinsel organını mağdurun anüsüne sokmak suretiyle ilişkiye girmeye çalıştığı, ancak mağdurun bağırması üzerine vazgeçtiği, mağdurun cinsel organına parmağını sokmaya çalışarak ve onun cinsel organını da okşamak suretiyle ayrı ayrı tarihlerde iki kez mağdura nitelikli cinsel istismarda bulunduğu,
Mağdurun beyanlarına ve özellikle olay sonrası davranışlarına bakıldığında, mağdurun sanık ile tanıştığında hoşlandığı ve internet üzerinden görüşmeye başladıkları, bir süre sonra buluştukları, suça sürüklenen çocuğun evinin bulunduğu apartmana ait bodrumda cinsel ilişkiye varmayacak şekilde buluştukları, sonrasında aradan iki ay geçtikten sonra tekrar buluştukları, yine seviştikleri, mağdurun annesinin durumu tesadüfen kızının face sayfasındaki yazılardan öğrenmesi üzerine şikayetçi olduğu;
Mağdurun annesi ile babasının boşandığı, mağdurun annesi ile yaşadığı, mağdurun sanık ile ilk buluşmasında rızasına aykırı olarak üzerini soyup kendisini öptüğünü, cinsel organını cinsel organına sürttüğünü söylemesine rağmen, durumu kimseye anlatıp şikayetçi olmadığı gibi, sanık ile bağlantısını koparmadığı, iki ay sonra yine aynı yerde buluşmayı kabul ettiği, sanığın kendisine karşı yukarıda açıklanan eylemleri zorla gerçekleştirdiğini ileri sürmesine rağmen yine şikayetçi olmadığı ve kimseye anlatmadığı, annesinin durumu tesadüfen öğrenmesi üzerine sanığın kendisiyle zorla seviştiğini iddia ettiği, bu nedenle anlatımlarının çelişkili ve bir düzen içerisinde olmadığı, hayatın olağan akışına uygun olmadığı, anlaşıldığı kadarıyla durumu ailesine açıklayamadığı, baskı üzerine sanığın kendisine zorla öpüp ve fiili livata yoluyla cinsel ilişkiye girmeye çalıştığını söylediği, bu hususlar değerlendirildiğinde, mağdurun sanık ile yaşadığı sevişmenin zorla yaşandığına dair iddiasının, aile ve çevre baskısından kaynaklanan kaygı ve endişe nedeniyle olduğunun düşünüldüğü, anlatımlarının kopuk, belli bir sırada olmadığı, samimi ve inandırıcı görülmediği;
Buna göre sanığın 15 yaşından büyük mağdur ile rızasıyla cinsel ilişki boyutuna varmayacak şekilde iki kez seviştiği, ancak ikinci sevişmelerinde sanığın cinsel organını mağdurun anüsüne sokmaya çalıştığı, mağdurun canının yanması bağırması ve istememesi üzerine vazgeçtiği, sanığın 15 yaşını bitirmiş mağdur ile rızasıyla cinsel ilişki boyutuna varmayan sevişmesinin suç teşkil etmediği, ancak, 12.12.2014 tarihindeki ikinci buluşmalarındaki eyleminin reşit olmayan ile rızasıyla cinsel ilişkiye girmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu, mağdurun olay nedeniyle şikayetçi olduğu, bu nedenle sanığın TCK'nun 104/1. maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği, sanığın eylemini mağdurun bağırması ve canının yanması üzerine devam ettirmediği, böylelikle eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı;
Mağdurun olay tarihinde 15 yaşından büyük olduğu ve açıklandığı üzere alıkonulmasında rızasının da bulunduğu kanısına varıldığından, sanığa atılı kişiyi hürriyetınden yoksun kılma sucunun unsurlarının oluşmaması nedeniyle bu suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği;
Suça sürüklenen çocuk ...'in, sanık ile mağdurun evlerinin bulunduğu binanın kömürlüğünde buluşmasını sağlayıp yer temin ederek sanık ...'in eylemlerine yardım eden sıfatıyla katıldığı iddia edilmiş ise de, söz konusu yerin kilitli bir yer olmadığı gibi, bu yeri sanık ve mağdura bulan kişinin de suça sürüklenen çocuk olmadığı, sadece mağdur ile sanığı tanıştırdığı, bu konuda mağdur ve sanığın da herhangi bir beyanlarının bulunmadığı, suça sürüklenen çocuğun tarafların kendi binalarının bodrumunda buluştuklarını sonradan mağdurdan öğrendiğine dair savunmasının aksini kanıtlayan bir delil elde edilemediğinden şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği savunmaya itibar edildiği, böylelikle suça sürüklenen çocuğun diğer sanığın eylemlerine iştirak ederek üzerine atılı suçların icrasında yardımda bulunduğu hususunda cezalandırılmasına yeter derecede her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı sabit olmakla, suça sürüklenen çocuğun atılı suçlardan beraatine karar verildiği,"" şeklinde kabul ve gerekçelendirilmesinin yapılıp buna göre sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... haklarında atılı suçlardan "HUKUKİ SÜREÇ" başlığı altındaki (1) numaralı bölümde belirtildiği biçimde hükümler tesis edildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ile Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, beraate dair hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık ... Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçuna Teşebbüs Eyleminden Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Mağdurenin aşamalardaki çelişkili anlatımları, savunma, mağdurenin aldırılan 16.12.2014 tarıhlı adli tıp uzmanınca tanzım edılen adli raporuna göre; mağdurenın yapılan genel beden muayenesıne göre; herhangi bir darp ve cebir izine rastlanılmadığının, genital bölge muayenesine göre; kızlık zarının sağlam olup eski ya da yeni yırtık bulunmadığının, mağdurenin bakire olup hymenin duhule musait olmadığının, anal bölge muayenesine göre de; anal mukozanın, anal sfinkter tonusunun ve anal pililerin doğal olarak izlendiklerinin, mağdurede akut ya da kronik fiili livata bulgusuna rastlanmadığının belirtilmesi ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın, eylemleri sırasında cinsel ilişkiye yönelik girişiminin olduğuna, cebir, tehdit veya hile kullandığına ya da cinsel ilişkinin gerçekleşmesini engelleyici neden bulunduğuna dair delil bulunmadığı ve mevcut haliyle sanığın olay tarihlerinde on beş yaşını doldurduğu anlaşılan mağdurenin rızası dahilinde genital ve anal bölgelerine cinsel organını sürtünmekten ibaret eyleminin suç teşkil etmediği gözetilerek müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde reşit olmayanla cinsel ilişki suçuna teşebbüsten mahkûmiyetine hükmedilmesi hususu hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ile Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle, Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2015/348 Esas, 2016/194 Karar sayılı kararında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçuna Teşebbüs Eyleminden Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle, Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2015/348 Esas, 2016/194 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!