9. Ceza Dairesi 2021/17291 E. , 2023/4286 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜMLER : Beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Sanık ... hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu ve yapılan itirazın mahallinde değerlendirildiği anlaşıldığından, incelemenin çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden yapılmasına karar verildi.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz
isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2015 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli, 2015/346 Esas, 2016/165 Karar sayılı kararı ile,
a) Sanık ...'un çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek bu suçtan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine,
b) Sanık ...'ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından beraatine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.11.2020 tarihli ve 14-2016/322948 sayılı iade-onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Süre tutum dilekçesi ile kararı temyiz ettiğini belirtmiştir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanık ... hakkında ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükümlerinin bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdure beyanında, sanık ...'un kendisini köyden zorla kaçırdığını, Bursa'ya zorla getirdiğini, Bursa'dan sonra İstanbul'a yine zorla götürdüğünü ve tekrar Bursa'ya geldikten sonra ... ve...'un tuttuğu evde 2 gün zorla tuttuğunu ve bu evde...'un kendisiyle vajinal yoldan zorla ilişkiye girdiğini söylemiştir. Mağdure beyanlarında, sanık ...'un eylemleri sırasında kendisine zor kullandığını söylemişse de, zor kullanma fiilinin ne olduğunu, nasıl bir zor (tehdit ya da cebir) kullanıldığını, somut olarak belirtmemiştir. Mağdurenin, olay sırasında telefonunun sanıklar tarafından elinden alındığına dair bir beyanı olmadığı gibi, gerek Bursa'da gerekse İstanbul'da sanıklarla birlikte gezdiklerini ve aynı evde kaldıklarını ifade etmiş olmasına rağmen, mağdurenin başka şahıslardan ya da kolluk güçlerinden yardım istediğine dair bir beyanın da bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. Sanık ... atılı suçlamaları kabul etmemiş, mağdureyi zorla evinden alıp götürmediğini, zorla alıkoymadığını, mağdurenin kendi isteğiyle yanına geldiğini ve yanında kaldığını, yine mağdurenin isteği
ile kendisiyle cinsel ilişkiye girdiğini, söylemiştir. Diğer sanık da savunmalarında, sanık ...'un beyanlarına benzer beyanlarda bulunmuşlardır. Tanık Seray da ifadesinde, sanıkların savunmalarını doğrular nitelikte beyanda bulunmuştur.
3. Sanıkların ve tanığın birbirini doğrulayan beyanları, mağdurenin sanıklarla birlikte geçirdiği iki günlük süre içinde yardım istediğine dair bir beyanının bulunmaması ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, mağdurenin sanığın kendisine karşı zor kullandığı yönündeki anlatımlarının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, buna karşılık sanıkların anlatımlarının olayın oluş şekline daha uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
4. Mağdurenin beyanları, sanıkların oluşa uygun savunmaları ve tanık anlatımlarına göre, mağdurenin sanıklarla birlikte gitmesi ve onlarla birlikte kalması hususunda sanık ... ya da diğer sanıkların tehdit ya da cebir uyguladıkları ile ilgili dosyada bir delil bulunmadığı ve yine sanık ...'un mağdureyle zorla cinsel ilişkiye girdiğine dair dosyada bir delilin de bulunmadığı anlaşılmakla, mağdurenin kendi isteği ile sanıklarla birlikle gittiği ve sanık ... ile kendi rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğinin kabulü gerektiği, mağdure Cansel suç tarihinde on beş yaşından büyük olduğundan, sanığın üzerine atılı eylemin 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun vasıf ve mahiyetinde olduğu, sanık ...'un açık ikrarı da nazara alındığında, sanığın bu suçu işlediği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Yine mağdurenin yaşı dikkate alındığında sanıkların üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun da unsurlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamından, sanık ...'ın sanık ...'un "Reşit olmayanla cinsel ilişki" eylemine iştirak ettiği ya da yardım ettiği hususunda cezalandırılmaya yeterli somut ve inandırıcı delil elde edilememiştir.
5. İddia, savunmalar, mağdurenin beyanları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre; iddianamede, sanık ...'un mağdure Cansel'e karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması talep edilmişse de, sanığın eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun vasıf ve mahiyetinde olduğu, sanığın atılı suçu işlediği ve mağdurenin bu eylem nedeniyle sanıktan şikayetçi olduğu anlaşılmakla, sanık ...'un eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, şartları oluşmakla sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına; sanık ...'ın sanık ...'un reşit olmayanla cinsel ilişki eylemine yardım ettiği hususunda cezalandırılmasına yeterli, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanık ...'ın atılı eylem nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine; sanıkların üzerilerine atılı cebir tehdit hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla sanıkların atılı suçtan dolayı 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Mağdurenin aşamalardaki ifadeleri, savunmalar, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanıkların olay günü on beş-on sekiz yaş grubunda bulunan mağdureyi cebir, tehdit veya hile olmaksızın rızasına istinaden arabayla alıp intikal tarihine kadar ailesini ya da yetkili makamları haberdar etmeden alıkoymaları şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturup mağdurenin babasının aşamalarda şikayetçi olduğunu bildirmesi karşısında atılı suçtan mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Bu nedenle Tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli, 2015/346 Esas, 2016/165 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygum olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle, Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli, 2015/346 Esas, 2016/165 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.
Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!