9. Ceza Dairesi 2021/17127 E. , 2024/3862 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/601 E., 2016/410 K.
SUÇLAR: Cinsel saldırı, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî onama, kısmî bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında cinsel saldırı suçuna teşebbüs, mala zarar verme ile konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/601 Esas, 2016/410 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında cinsel saldırı suçuna teşebbüsten, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102/1-1, 35/2 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; konut dokunulmazlığının ihlali suçundan aynı Kanun'un 116/4 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; mala zarar verme suçundan aynı Kanun'un 151/1. maddesi uyarınca 2.400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından onama, cinsel saldırı suçuna teşebbüsten bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle; mahkumiyet kararlarının hatalı olduğuna, suçlamaların husumet nedeniyle yöneltildiğine, katılanın ifadelerinin çelişkili olduğuna, alınan muayene raporlarında cinsel saldırı bulgusu olmadığına, cinsel saldırı teşkil edebilecek bir fiil de bulunmadığına, konut dokunulmazlığının ihlali suçunda iddiayı doğrulayan delil bulunmadığına, cinsel saldırı eylemi kabul edilse dahi en fazla sarkıntılık düzeyinde kaldığına, esas Mahkemesinde dinlenmeyen sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasında gösterilen gerekçenin yetersiz olmasına ve dilekçesinde yer alan diğer nedenlere ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Mala Zara Verme Suçuna Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki kanuni düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2. madde ile hapis cezasından çevrilenler hariç sonuç olarak hükmedilen 3.000 TL’ye kadar (3.000 TL dahil) adli para cezaları kesin nitelikte olup, buna göre Mahkemece sanık hakkında atılı suçtan doğrudan tayin edilen 2.180 TL adli para cezasına ilişkin hükmün 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesinin birinci fıkrası gereğince kesin olmasından dolayı temyizi mümkün bulunmadığından, vaki temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçuna Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Cinsel Saldırı Suçuna Teşebbüsten Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği
5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan "Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" düzenlemesi nazara alınarak yapılan değerlendirmede, 23.11.2015 tarihli iddianame ile sanık hakkında, katılana yönelik cinsel saldırı eylemi açıklanmayıp 5237 sayılı Kanun'un 102/1,1.cümle, 35. maddeleri gereğince cezalandırılması isteğiyle dava açıldığı, cinsel saldırı suçuna ilişkin bir anlatım ve bu nedenle usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı gibi esasen bu eksikliğin de ancak yeni bir kamu davası açılması suretiyle giderilebileceği nazara alınmadan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Mala Zara Verme Suçuna Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/601 Esas, 2016/410 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçuna Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/601 Esas, 2016/410 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden anılan temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Cinsel Saldırı Suçuna Teşebbüsten Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/601 Esas, 2016/410 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!