WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/16903 E.  ,  2023/6568 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/246 E., 2016/176 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bakanlık vekilinin temyiz isteği yönünden; 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yönelik temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı Mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynı Kanun'un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itirazı kabil olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve sanık müdafiinin anılan karara yönelik temyiz istemleri 5271 sayılı Kanun'un 264 üncü maddesine göre itiraz kabul edilip, esasen bu hususta merciince değerlendirme yapılarak karar verildiği anlaşıldığından, söz konusu karara yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçu hakkında kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan mağdur vekilinin temyiz isteği yönünden; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli ve 2015/246 Esas, 2016/176 Karar sayılı kararıyla; suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Teşdiden ceza tayini istemine ilişkindir.

B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği
Çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden suç vasfına ilişkindir.

C. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Sübuta, eksik incelemeye, suç vasfına ve savunma hakkının tahdidine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde küçük müdahilin yedi yaşında SSÇ'nin ise on üç yaşında olduğu, ... ilçesinin ... mahallesinde ikamet ettikleri ve mahallenin çocukları olarak beraber dışarıda oynadıkları, Adli Tıp Uzmanı tarafından SSÇ'nin çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden farik mümeyyiz olduğunun rapor edildiği, suç tarihinde dışarıda mahalle arasında beraber oynadıkları sırada SSÇ'nin küçük mağduru tenha bir yere götürerek burada küçük müdahilin kıyafetlerini indirip cinsel organı ile küçük müdahile sürtünmek suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, SSÇ'nin ablası olan tanık ...'nin kardeşini çağırmak için gittiği sırada orada bulunan çocuklardan birisinin bu durumu ...'ye söylediği, tanık ...'nin de annesi olan müdahil ...'e söylediği, böylece müdahil ...'in hem çocuklara tepki gösterdiği hem de şikayetçi olduğu, küçük müdahilin o gün üzerinde bulunan iç çamaşırını kolluk görevlilerine teslim ettiği, sonradan Mahkemece yaptırılan moleküler genetik inceleme sonucunda küçük müdahilin iç çamaşırından SSÇ'nin DNA profilinin elde edildiği; bu şekilde kabul edilen olayda SSÇ'nin müdahile karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği, aynı suçun bir sonucu olarak müdahilin eylem boyunca alıkonulmasından ötürü kişiyi cinsel amaçlı hürriyetinden yoksun kılma suçunun da oluştuğu kabul edilerek SSÇ'nin eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiş; suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

Bu nedenle Tebliğnamedeki Bakanlık vekili yönünden katılma kararı verilerek hükmün Bakanlık vekilinin temyiz istekleri yönünden de incelenmesi gerektiği görüşüne iştirak edilmemiştir.

B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına Yönelik Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı Mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynı Kanun'un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itirazı kabil olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin anılan karara yönelik temyiz isteği 5271 sayılı Kanun'un 264 üncü maddesine göre itiraz kabul edilip, esasen bu hususta merciince değerlendirme yapılarak karar verildiği anlaşıldığından, söz konusu karara yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. Ret sebebine göre Tebliğname'deki sınırlama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

C. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Suç tarihi dönemde on iki - on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk ...'ın 25.06.2015 tarihinde işlediği çocuğun basit cinsel istismarı suçu ile ilgili soruşturma evresinde Erzurum Adli Tıp Şube Müdürlüğünde görevli adli tıp uzmanınca düzenlenen 01.07.2015 tarihli raporda fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişmiş olduğunun belirtilmesine karşın, Sosyolog ... Işık tarafından düzenlenen tarihsiz sosyal inceleme raporunda suça sürüklenen çocuğun atılı suçlara yönelmesine sebep olacak çevre ve kişisel özelliklere sahip olmadığının, henüz ergenliğe girmediğinin ve bu nedenle cinsel dürtülerle hareket edemeyeceğinin ve suça sürüklenen çocuğun davranışlarının etki ve sonuçlarını tam olarak kestiremeyecek yaşta olduğunun bildirilmesi karşısında, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçlarla ilgili olarak cezai sorumluluğunun bulunup bulunmadığının açıkça belirlenemediği gözetildiğinde, raporlar arasındaki çelişki giderilerek suça sürüklenen çocuğun farik mümeyyizi olup olmadığının saptanması gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/246 Esas, 2016/176 Karar sayılı kararına yönelik Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE.

B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına Yönelik Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiinin atılı suça yönelik temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

C. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/246 Esas, 2016/176 Karar sayılı kararırına yönelik katılan mağdur vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.10.2023 tarihinde karar verildi.