9. Ceza Dairesi 2021/16471 E. , 2023/6894 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/193 E., 2016/138 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli, 2011/193 Esas, 2016/138 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı, hakaret, tehdit suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.10.2020 tarihli ve 14-2016/276814 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Olay sırasında katılanın elbisesinin yırtıldığının sabit olduğu, tanık beyanının olduğu, taraflar arasında arbede yaşandığı gibi sebeplerden suçun işlendiğinin sabit olduğu bu nedenlerle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken beraaatine karar verilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; '' Tüm dosya kapsamından; sanık ...'nın üzerine atılı hakaret tehdit ve nitelikli cinsel saldırı suçlarından cezalandırılması istemi ile Tarsus CBS tarafından düzenlenen iddianame ile mahkememize kamu davası açıldığı, mahkememizce yapılan yargılama neticesinde toplanan tüm delillerin ve dosya kapsamının sonucuna göre; her ne kadar sanık hakkında düzenlenen iddianamede sanığın tanık ... ile birlikte tanık ...'e ait ... plaka sayılı araç ile katılan ...'yi de alarak ... Siteleri arkasında bulunan yere götürdüğü, burada ...'in araç içerisinde kaldığı, katılan ... ile sanığın konuşmak için araçtan yaklaşık 100 metre ileriye gittikleri, burada sanığın katılan Durdaneye ilişkiye girmek istediğini söyleyerek dudağından öptüğü, göğüslerini okşadığı, ancak katılanın karşı koyması nedeniyle alt elbiselerini çıkartamadığı ve eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, ilişkiye girmek için katılanı darp ettiği, hayati tehlike geçirmeyecek ve BTM ile iyileşebilecek şekilde katılanı yaraladığı, bu sırada katılanın üzerinde bulunan bluzunun yırtıldığı, ve katılana 'o...r..pu' diyerek hakaret ettiği, ilişkiye girmemesi halinde çocuklarına ve sevdiği kişilere zarar vereceğini söylediğinden bahsedilmişse de; iddiaların katılanın beyanları çerçevesinde şekillendirildiği, oysa katılanın beyanlarının aksine olayın tek tanığı olan ...'in beyanlarında katılanın beyanlarını destekler mahiyette en ufak bir beyanının olmaması, sanığın savunmalarının da katılanın anlattığı üzere birlikte gittikleri ancak burada katılanla tartıştıkları, tartışma sırasında arkasını dönen ve oradan uzaklaşmak isteyen katılanı kendisine döndürmek için arkasından tuttuğu sırada üzerindeki kıyafetin yırtıldığı beyanı, yine katılanın kendi beyanında yaklaşık iki yıl kadar önce tanıştığı, Mersin İlinde kendisine ev açarak 45 gün kadar karı koca hayatı yaşadığı, ancak daha sonra anlaşamadığı için ayrıldığı sanıkla olay yerinde dinlenip dinlenip kavga ettiklerini ve 40 dakika kadar bu kavganın sürdüğü ve sonrasında jandarmayı aradığı için jandarmanın geldiği beyanının bir kavganın bu kadar uzun sürmesinin ve jandarmayı zaten arama imkanı var iken bu kadar süre sonra jandarmayı aramasının hayatın olağan akışına uygun olmaması karşısında mahkememizce; sanığın kısmen ikrarı ve katılanın beyanı ile örtüştüğü ölçüde sanığın katılan ile konuşmak istediği ve tanık ile birlikte ... Siteleri arkasında bulunan yere gittikleri burada katılan ile sanığın tartıştığı, bir süre sonra ayrılmadıklarını gören tanığın ikiliyi bırakıp gittiği, geri geldiğinde tartışmanın devam ettiğini gördüğü ve olay yerine jandarmanın geleceğini duyduğu için uzaklaştığı, katılanın iddiaları doğrultusunda sanığın eylemi bulunduğunun katılanın çelişkili beyanı dışında başka bir kesin, somut, inandırıcı nitelikte delille desteklenmediği, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı kanaatine varılmış, sanığın üzerine atılı hakaret, cinsel saldırı ve tehdit suçlarını işlediği sabit görülmediğinden 5271 Sayılı CMK’nun 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. '' gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Dosya kapsamı ve oluşa göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 35 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan davada İlk Derece Mahkemesince atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 125 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan suçları oluşturduğu anlaşıldığından bu suçlar bakımından mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Ancak;
Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 106 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3. Yukarıda açıklanan nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli, 2011/193 Esas, 2016/138 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!