9. Ceza Dairesi 2021/15940 E. , 2023/6564 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/33 E., 2016/67 K.
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Kovuşturma evresinde sanıktan şikayetçi olan ve davaya katılmak istediğini beyan eden mağdurenin 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca katılan, vekili Av. Kamile Karakçı’nın ise katılan vekili olarak davaya kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Terme Cumhuriyet Başsavcılığı 26.12.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan cezalandırılması istemiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü ve 53 üncü maddeleri gereğince kamu davası açılmıştır.
2. Terme Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2015 tarihli ve 2014/908 Esas, 2015/1 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince görevsizlik kararı verilmiştir.
3. Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/33 Esas, 2016/67 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.10.2020 tarihli ve 14-2016/218699 sayılı ret ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Katılan mağdurenin arabaya tehdit ile bindiği beyanları dikkate alınmadan karar verildiğine, alt sınırdan cezalandırılmasının hatalı olduğuna, ayrıca sanığın eyleminin nitelikli cinsel istismar suçunu oluşturduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın lehine olan hükümlerin uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece katılan mağdurenin çelişkili beyanları, tanık ifadeleri, savunmalar, doktor raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ... ve diğer temyiz dışı sanıklar tarafından katılan mağdurenin zorla arabaya bindirilip kaçırılmadığı, katılan mağdurenin kendi rızasına dayalı olarak araca bindiği, katılan mağdurenin iddia olunan suç tarihinde 15 yaş 4 ay 9 günlük olduğu, bu nedenle kendi rızası ile gitmesine yönelik iradesine hukuken üstünlük tanındığı anlaşılmakla, zorla kaçırıldığına yönelik katılan mağdurenin beyanına itibar edilmemiş, katılan mağdure ile sanık ...'in birbirini doğrulayan anlatımlarından ve katılan mağdurenin alınan doktor raporundan (boynunun sağında ve solunda tespit edilen ekimozlarının öpme sonucu oluştuğunun, katılan mağdurenin vücudunun diğer kısımlarında travmatik lezyona rastlanılmadığına dair) anlaşıldığı gerekçesiyle cinsel ilişkide katılan mağdurenin rızası olması ancak şikayetçi olması nedeniyle sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Katılan Mağdure Vekili ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
Katılan mağdurenin kendisine karşı işlenen fiil ile faili bildiği ve şikayet hakkı doğduktan sonra alınan 07.01.2014 tarihli ifadesinde sanığın kendisine karşı hiçbir şey yapmadığını ve kimseden şikayetçi olmadığını beyan etmekle şikayet hakkından feragat ettiği nazara alındığında Mahkemece şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, Tebliğname’ye uygun olarak, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince REDDİNE,
B. Katılan Mağdure Vekili ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/33 Esas, 2016/67 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği şikayet yokluğu nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.10 .2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!