9. Ceza Dairesi 2021/15673 E. , 2024/6582 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/68 E., 2016/196 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında teşebbüs aşamasında kalan nitelikli cinsel saldırı suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 tarihli ve 2015/68 Esas, 2016/196 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın şikayetçinin arkasından yaklaşıp yere yatırdıktan sonra üzerine abanarak bir eliyle ağzını kapatıp diğer eliyle kıyafet üzerinden göğüs ve ön cinsel bölgesine dokunduğu sırada olay yerinden geçmekte olan kimliği belirsiz şahsın bağırması üzerine sanığın olay yerinden uzaklaştığının kabulü ile teşebbüs aşamasında kalan nitelikli cinsel saldırı suçundan lehe olduğu kabul edilen 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/2, 35/2 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Eylem anına ait kamera görüntülerinin bilirkişi tarafından incelenememesinin sanık lehine değerlendirilmesinin gerektiğine, sanığın %50 özür oranının bulunduğuna dair raporun dikkate alınmadan hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1. Şikayetçinin aşamalardaki beyanları, savunma, tutanak, raporlar ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın, olay günü şikayetçinin arkasından yaklaşıp yere yatırdıktan sonra iki dakikaya varan bir süre boyunca göğüs ve ön cinsel bölgesine kıyafet üzerinden dokunduğu esnada kimliği belirlenemeyen tanığın bağırması ile eylemini sonlandırması karşısında şikayetçinin 11.02.2016 tarihli celsede eylem boyunca konuşmayan sanığın kıyafetleri çıkarmaya yönelik bir eylemi olmadığına dair beyanı da gözetilerek yapılan değerlendirmede sanığın kastının organ sokmaya yönelik olduğuna ilişkin sözlü veya eylemsel bir davranışının olmadığı, cinsel saldırı eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirmeye teşebbüs ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle sübuta eren eylemin 5237 sayılı Kanun'un 102. maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek hüküm kurulması,
2. Kabul ve uygulamaya göre de;
Suçun sonucu olarak şikayetçinin ruh sağlığının bozulup bozulmadığına dair raporun Adli Tıp Kurumunun bilinen uygulamalarına göre Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre, içinde en az bir adli tıp uzmanı ile tetkik edilecek konunun uzmanı bir hekimin zorunlu katılımıyla ve en az beş kişiden oluşacak bir heyetten alınıp, sonucuna göre 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun'la getirilen düzenlemeler de gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken Trakya Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezince üç kişiden oluşan heyet tarafından düzenlenen 26.02.2015 tarihli içerik ve düzenleyici sayısı bakımından yetersiz rapora dayanılarak şikayetçinin ruh sağlığının bozulduğundan bahisle 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerin sanık aleyhine değerlendirilmesi suretiyle hüküm kurulması,
3. Hükümden önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanun'un 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. madde-fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" düzenlemesi gözetilerek lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili maddeleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün, aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı saklı tutularak 1412 sayılı Kanun’un 321 ve 326. maddeleri gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!