9. Ceza Dairesi 2021/15324 E. , 2023/6911 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/268 E., 2016/91 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2016 tarihli ve 2015/268 Esas, 2016/91 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafilerinin Temyiz İsteği
Sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin mağdure beyanı dışında delil bulunmadığına, mağdurenin beyanlarını destekleyen delil bulunmadığına, video kayıtlarına göre sanık ile mağdurenin hiçbir zaman sınıfta yalnız kalmadığına, Mahkemeye delil olarak sunulan CD'nin çözümünün net olarak yapılamadığına, mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, cinsel istismar iddiasına rağmen mağdurenin sözlü ve fiziksel tepki vermediğine, tanık Şeyma Nur'un herhangi birşey duymadığını beyan ettiğine, mağdurenin beyanında sınıftan çıkıp lavaboya gittiğini beyan etmesine rağmen kamera kaydında lavaboya gitmediğinin ve telefonla görüşüp tekrar sınıfa döndüğünün sabit olduğuna, gerekçesiz şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiğine, kamera kayıtlarının yeterince incelenmediğine ve diğer hususlara ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında kaldığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece "Sanığın ... İlçesinde din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak görev yaptığı, suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan mağdurun da sanığın aynı okuldan öğrencisi olduğu, mağdurun aşamalardaki tutarlı ve ısrarlı anlatımı, bu anlatımları destekleyen tanık beyanları bir arada değerlendirildiğinde, olay tarihinde sanığın mağdurun rızası olmamasına rağmen öğretmenlik vasfından kaynaklanan manevi zorlama ile mağduru takip edip yanına oturarak sınav kağıtlarını okuma bahanesiyle elini mağdurun omzuna attığı, sırtını ve bacaklarını okşadığı, zaman zaman sınıfa giren ve sınıfta bulunan çocukları idareye defter götürmelerini istemek şeklinde talimatlarla sınıftan uzaklaştırdığı, mağdura güzel olduğu, buluşmak istediği gibi cinsel taciz içerikli sözler söylediği, mağdurun öğretmeni olan sanığa bu şekilde bir iftira atmasını gerektirir dosyaya yansımış bir husumetin bulunmaması, mağdura söylediği sözler bir bütün olarak değerlendirildiğinde olaya rızası olmayan mağdurun iradesini etkileyerek sarkıntılık düzeyinde basit cinsel istismarda bulunduğunun sabit olduğundan eylemine uyan sarkıntılık suretiyle basit cinsel istismar suçundan TCK 103/1 (2.cümle), 103/3.d, maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, ancak, sanığın sıfatı ve suçun işleniş biçimi, suç işleme kastının yoğunluğu, suçun işlendiği yer ve zaman, failin güttüğü amaç ve saike göre temel ceza tertip edilirken alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tertip edilmiş ayrıca sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin aynı yasanın 63/1 maddesi uyarınca ceza mahkumiyetinden mahsubuna” şeklindeki gerekçeyle karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, sanığın sıfatı ve suçun işleniş biçimi, suç işleme kastının yoğunluğu, suçun işlendiği yer ve zaman, failin güttüğü amaç ve saike göre cezanın teşdiden belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2016 tarihli ve 2015/268 Esas, 2016/91 Karar sayılı kararında sanık müdafileri ve katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan sanık müdafileri ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!