9. Ceza Dairesi 2021/14252 E. , 2023/5499 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/44 E., 2016/2 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.01.2016 tarihli ve 2015/44 Esas, 2016/2 Karar sayılı kararıyla sanığın atılı nitelikli cinsel saldırı suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, toplanan deliller doğrultusunda sanığın cezalandırılması yerine beraatine dair karar verildiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemenin kabulü;
Sanığın vermiş olduğu iş ilanı üzerine katılanın 2011 yılı Haziran ayında sanığın bürosuna giderek görüştükleri daha sonrasında işe başladığı çalışma süresi içinde sanıkla duygusal yönde konuşmalarının olduğu bu konuşmalarda hem sanığın hem de katılanın bekar olduklarının taraflarca öğrenildiği aralarında duygusal yakınlığın oluştuğu, aralarında geçen konuşmalarda tarafların evlenmek yönünde karar aldıkları, daha sonrasında tarafların cinsel birliktelik yaşadıkları, bu cinsel birlikteliğin katılan tarafından zorla olduğuna yönelik şikâyetin bulunduğu, katılanın soruşturma aşamasında 29.06.2011 tarihli savcılıkta verdiği beyanında evlenme teklifini kabul ettikten sonra sanığın kendisini kanepeye yatırdığını üzerindeki elbiseleri çıkararak zorla cinsel ilişkiye girdiğini fakat bu esnada sanığa karşı koymadığını, herhangi bir çığlıkta atmadığını, kendisi ile evleneceğini söylediği için sanığa inandığını, bu nedenle karşı koymadığını beyan ettiği, 12.06.2011 tarihli savcılık beyanında ise sanığın kendisini çekyata yatırıp üzerine yattığı, kendisinin sanığın başkaca bir şey yapamaması için aniden kalktığını, bunun üzerine sanığın kendisine tokat attığını, daha sonrasında cinsel birliktelik yaşadıklarını söylemiş daha sonrasındaki birliktelikleri kendi rızası ile olduğunu beyan etmiş, katılanın beyanlarına karşı sanık evlilik kararı verdikten sonra katılanın rızası doğrultusunda birliktelik yaşadıklarını, üzerine atılı suçlamayı bu nedenle kabul etmediğini belirtmiş, sanık ile katılanın beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanık ile katılan arasındaki cinsel birlikteliğin evlenme vadi neticesinde rızaya bağlı olarak gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, zorla olduğu iddia edilen ilk cinsel birliktelikten sonra yeniden bir cinsel birlikteliğin yaşanmasınında bu durumu desteklediği, sonuç olarak sanık beyanı, katılan beyanı, adli tıp raporu ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında katılanın soyut beyanları dışında sanığın atılı zorla cinsel saldırı suçunu işlediğini gösterir başkaca bir delil elde edilemediği bu nedenle sanığın; şüpheden sanık yararlanır karinesince 5271 sayılı Kanun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar vermek gerektiği belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.01.2016 tarihli ve 2015/44 Esas, 2016/2 Karar sayılı kararında katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!