9. Ceza Dairesi 2021/14171 E. , 2023/5500 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/95 E., 2015/334 K.
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Katılanın temyiz istemi yönünden; katılanın yokluğunda verilip 19.01.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 04.02.2021 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, katılanın temyiz isteminin süresinde olmadığı belirlenmiştir.
Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunamayacağı anlaşılmıştır.
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Geyve Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın zincirleme şekilde cinsel saldırı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Geyve Asliye Ceza Mahkemesi 13.02.2014 tarihinde görevsizlik kararı vererek dosyayı Sakarya Ağır Ceza Mahkemesine göndermiştir.
3. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli ve 2015/95 Esas, 2015/334 Karar sayılı kararıyla sanığın atılı cinsel saldırı suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Sanık hakkında verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemenin kabulü;
Mahkemece; "Sanığın gelini olan katılana yönelik olarak göğüslerini ellemek, kendi cinsel organını ellettirmek, dudağından öpmek suretiyle cinsel saldırıda bulunduğu, sanığın eylemlerinin 27.03.2013 tarihine kadar devam ettiği belirtilerek sanığın Türk Ceza Kanunu 102/1- 3-c, 43 maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın suçlamayı kabul etmediği, dinlenen tanıkların iddia edilen olaya ilişkin bir bilgilerinin bulunmadığı, katılanın iddiası dışında başka bir delil bulunmadığı, iddia edilen olay yeri ve zamanı açısından aynı evde yaşayan kişilerce böyle bir olayın hiç görülmemiş ve fark edilmemiş olması, katılanın uzun süre devam ettiğini söylediği bu olayları hiç şikayet konusu etmemiş olması ve katılanın "bebeği emzirirken beni seyrediyordu, göğsümü emmeye çalışıyordu" şeklindeki olağan görülmeyen anlatımı birlikte değerlendirildiğinde sanığın müsnet suçu işlediği hususu sabit görülmemiş, ...nın 223/2-e maddesince beraatine karar vermek gerektiği" şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Katılanın Temyiz İstemi Yönünden
Katılanın yokluğunda verilip 19.01.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 04.02.2021 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, katılanın temyiz isteminin, aynı sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Bakanlık Vekilinin Temyizi Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
A. Katılan İle Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle şikayetçi Bakanlık vekili ile katılanın vaki temyiz istemlerinin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli ve 2015/95 Esas, 2015/334 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!