WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/14107 E.  ,  2024/1910 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/29 E., 2016/42 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı,kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Kasten yaralama suçu yönünden; 21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin (B) fıkrası ile değişik 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi ile sonuç olarak doğrudan hükmedilen 3.000 TL'ye kadar para cezaları kesin nitelikte olup, kasten yaralama suçundan verilen cezanın miktarı itibariyle kesin olması nedeniyle hükmün temyizi mümkün olmadığı belirlenmiştir.

Çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2016/29 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi ile aynı Kanun'un 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
b) Çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.

2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.07.2020 tarihli ve 14-2016/146676 sayılı ret ve onama görüşlü tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
Özetle, hükümlerin hukuka aykırı olduğuna ve hükümlerin sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece "Sanık ve katılan ...'in sevgili oldukları, katılanın suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu, olay günü Zonguldak ilinden Karabük iline gezmek için geldikleri, bir süre dolaştıktan sonra Karabük Kent ormanına gittikleri, sanığın burada katılanı öpmeye çalıştığı, katılanın izin vermediği ancak sanığın zorla katılanı öpmeye çalıştığı, katılanın direnmesi üzerine sanığın katılana tokat atıp kemerle boğazını sıktığı ve bu şekilde BTM ile giderilebilecek şekilde darp ettiği, katılanın çevreden yardım istemesi üzerine tanık ...'in olay yerine geldiği, tanığın daha sonra katılanı polis merkezine götürdüğü, katılanın sanıktan şikayetçi olduğu anlaşılmış ve sanığın bu suretle 15-18 yaş grubu arasında yer alan katılana yönelik zorla çocuğun basit nitelikte cinsel istismarı suçunu ve basit nitelikte kasten yaralama suçunu işlediği kanaatine varılarak çocuğun basit cinsel istismarı suçundan eylemine uyan ve lehine uyan 6545 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 SAyılı TCK.nın 103/1-b maddesi gereğince, kasten yaralama suçundan eylemine uyan TCK.nın 86/2 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığın olay sırasında katılanı zorla öpmeye çalıştığı ancak katılanın direnmesi nedeniyle öpemediği, dolayısıyla eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla, sanığa verilen cezadan TCK.nın 35 maddesi gereğince, eylemin ulaştığı boyut ve meydana gelen tehlikenin ağırlığına nazaran takdiren 1/4 oranında indirim yapılmıştır. Sanığın kasten yaralama suçunu TCK.nın 6 maddesi kapsamındaki silahtan sayılan kemer ile işlediği anlaşılmakla sanığa verilen cezadan TCK.nın 86/3-e maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılmıştır. Sanık müsnet suçlamaları işlemediğini ifade etmiş ise de, katılanın iddialarını doğrulayan genel adli muayene raporu, tanık Şefik'in beyanları ve sanığın olay sırasında katılandan zorla aldığı cep telefonunun daha sonra polis tarafından yakalandığında sanığın üzerinden çıkmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın inkara yönelik savunmasının dosya mündericatıyla uyuşmayıp, olmayıp, cezadan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılmış ve mahkememizce itibar edilmemiştir." şeklindeki gerekçe ile hükümler kurulduğu anlaşılmıştır.
IV.GEREKÇE
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun üçüncü maddesinin (B) fıkrası ile değişik 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi ile sonuç olarak doğrudan hükmedilen 3.000 TL'ye kadar para cezaları kesin nitelikte olup, kasten yaralama suçundan verilen cezanın miktarı itibariyle kesin olması nedeniyle hükmün temyizi mümkün olmadığı anlaşılmıştır.

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Olayın intikal şekli ve zamanı katılan mağdurenin aşamalardaki anlatımları savunma ve tanık anlatımları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde olay zamanında sevgili oldukları anlaşılan katılan mağdure ile sanığın olayın gerçekleştiği ormanlık alana gittikten sonra yaşanılan tartışma sebebinin katılan mağdurenin sanıktan ayrılmak istemesi sebebiyle de gerçekleşmiş olabileceği gözetildiğinde mağdurenin soyut iddiası dışında sanığın cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak kesin inandırıcı delil bulunmaması sebebiyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Tebliğnamede onama isteyen görüşe aynı gerekçelerle iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesinde
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2016/29 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun 317 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesine Gelince
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2016/29 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2024 tarihinde karar verildi.

...