9. Ceza Dairesi 2021/13095 E. , 2023/3914 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
Sanık ... hakkında şantaj suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itirazı kabil olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve aynı Kanun'un 264 üncü maddesine göre bu karara yönelik temyiz istemi itiraz kabul edilerek bu hususta mahallinde merciince değerlendirme yapılması gerektiği anlaşıldığından, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizle sınırlı inceleme yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Sanıklar haklarında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanıklar haklarında Ordu Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2015 tarihli ve 2015/983 Esas sayılı iddianamesiyle beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2015/79 Esas, 2015/243 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık ... hakkında ise üzerine atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine; sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.03.2020 tarihli ve 14-2016/56073 sayılı, kısmî iade, kısmî onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Hükümleri temyiz etme isteğinden ibarettir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Alt sınırdan uzaklaşılarak kurulan hükmün gerekçeli olmadığı ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlere yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların arkadaş oldukları, mağdurenin ise sanık ... ile olay tarihinden 3 yıl öncesine dayalı arkadaşlıklarının olduğu, 2011 yılı içerisinde sanık ...'in mağdureyi ailesiyle tanıştıracağını söyleyerek bilmediği bir ikamete götürdüğü ve burada zorla tecavüz ettiği, bu tecavüzü gizli kamera ile çektiğini söyleyerek "Çağırdığımda yanıma geleceksin, gelmezsen kızlığını bozduğumu herkese ve ailene söylerim" dediği, ancak 2011 yılı içinde gerçekleşen zorla tecavüz olayına ilişkin olay tarihi ile mağdurenin şikayette bulunduğu tarih arasındaki zaman ve bu olaya ilişkin herhangi bir delil bulunmaması dikkate alınarak 2011 yılı içerisindeki olay hakkında Ek-Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği, bu olaydan bir süre sonra sanık ...'in askere gittiği ve askerden geldikten sonra Mayıs ayı içerisinde mağdure ile görüşmeye başladıkları, olay tarihi olan 24.06.2014 tarihinde mağdure ile sanık ...'in Ordu Eğitim ve Araştırma Hastanesinde buluştukları, burada sanık ...'in mağdurenin elinden cep telefonunu alarak telefonunun rehberinde kayıtlı ailesinin numaralarını aldığı, mağdureye üç yıl önceki cinsel ilişkiye ait gizli kamera görüntülerini kendisiyle gelmediği takdirde ailesine göndermekle tehdit ederek mağdurenin kendisiyle birlikte gelmesini sağladığı, bu şekilde sanık ... ile diğer sanık ...'ın evine gittikleri, mağdure ile sanık ...'in ikamete girdikten sonra Enis'in mağdurenin kolundan tutarak bir odaya götürdüğü, odada bir kez vajinal yoldan, bir kez de anal yoldan
ilişkiye girdiği, ilişki bittikten sonra sanık ...'in odadan çıktığı, diğer sanık ...'ın odaya geldiği, ...'ın odada üzerini çıkarırken cebinden adli emanetin 2014/581 sırasında kayıtlı bıçağı çıkararak mağdurenin görebileceği bir yere koyduğu ve mağdureye "Eğer kaçmaya ya da bağırmaya çalışırsan bunları saplarım" dediği, bu suretle mağdureyi tehdit ederek direncini kırdığı, korunmasız olarak bir kez ilişkiye girdiği, ardından odadan çıktığı, sanık ...'in tekrar odaya girdiği ve mağdure ile bir kez daha zorla cinsel ilişkiye girdiği, daha sonra mağdurenin yalnız olarak ikametten ayrıldığı, mağdurenin Hakan isimli arkadaşına olayı anlatması ve Hakan'ın olayı polise bildirmesiyle 08.07.2014 tarihinde olayın ortaya çıktığı iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılamasında; sanık Enisle mağdure arasında 15.05.2014 tarihi ile 08.07.2014 tarihleri arasında toplam 490 kez mesajlaştığının tespit edilmesi, önceden arkadaş olduklarına dair beyanları, sanığın aşamalarda cinsel ilişkinin rızaen gerçekleştiğine dair savunması, mağdure hakkında aldırılan rapor, sanıklara ait cep telefonları üzerinde yapılan inceleme neticesinde cinsel içerikli herhangi bir resme veya görüntüye ulaşılamadığına dair tutanak dikkate alınarak mağdurenin eylemin zorla gerçekleştiğine dair beyanlarını destekleyen delil elde edilememiş olması hususları dikkate alındığında eylemin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkumiyetine dair karar verilmiş, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma açısından ise delil elde edilemediğinden bahisle beraat kararı verilmiştir. Sanık ... hakkında ise; sanığın aşamalardaki savunması, mağdurenin Hakan isimli şahıs ile yaptığı facebook üzerinden görüşmede olayın oluşuna ilişkin anlatımı ile aşamalarda savcılık ve mahkemedeki beyanları arasında çelişki bulunması, olaydan haberdar olan kişilerin sanık ...'tan para talep etmesi, mağdurenin olaydan yaklaşık 15 gün sonra daha önceden ciddi bir yakınlığının olmadığı Hakan ismindeki şahsa olayı anlatması sonrasında olayın açığa çıkması şeklindeki olay örgüsünün hayatın olağan akışına uygun bulunmaması gerekçeleriyle sanığın üzerine atılı suçlardan beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Şantaj Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık ... hakkında şantaj suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar Haklarında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Sanık ... Hakkında Beden Veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşıldığından, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Sanık ... Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın işlediği kabul edilen eylemin suç tarihi itibarıyla lehe olup 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de; katılan mağdure ile sanık arasındaki rızalı cinsel ilişkinin 24.06.2014 günü gerçekleştiği nazara alınmadan 28.06.2014 günü yürürlüğe giren ve ceza miktarı itibarıyla aleyhe değişiklik getiren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Bozma gerekçesine göre Tebliğname'de onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Şantaj Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, dava dosyasının Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanıklar Haklarında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Sanık ... Hakkında Beden Veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2015/79 Esas, 2015/243 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz isteğinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA,
C. Sanık ... Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2015/79 Esas, 2015/243 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.
Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!