WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/12589 E.  ,  2023/5631 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/453 E., 2016/31 K.
SUÇLAR : Müstehcenlik, şantaj, çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin sürelerinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık ... hakkında kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek ve şantaj suçlarından sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2013 tarih ve 2013/3623-62 sayılı iddianamesi ile kamu davasının açıldığı, Adana

1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.04.2014 tarihli ve 2013/213 Esas, 2014/226 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek ve şantaj suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine; sanık ... hakkında ise, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun'la değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci, dördüncü, altıncı fıkraları ile aynı Kanun'un 39 ve 62 nci maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.04.2014 tarihli ve 2013/213 Esas, 2014/226 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 15.10.2015 tarihli ve 2015/4386 Esas, 2015/9382 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek suçu yönünden, ''Sanığın cep telefonunda mağdureye ait olup olmadığı belirlenemeyen ancak küçük yaştaki çocuklara ait müstehcen içerikli görüntüler bulunduğu anlaşıldığından, TCK'nın 226/3. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca cezalandırılması yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi '' şantaj suçu yönünden, '' Mağdurenin çıplak görüntülerini elde ederek, fotoğraflarını internette yayınlamakla tehdit eden sanığın bu suretle mağdureye cinsel istismarda bulunduğu, yaşanan cinsel istismar olayından sonra da yeniden ilişkiye girmek için mağdureyi telefonla arayarak elindeki fotoğrafları internette yayınlamakla mağdureyi tehdit ettiği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın şantaj suçundan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi '' sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden ise; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; mağdureyi sanık ...'ın evine götüren sanık ...'ın, sanık ...’ın kendilerini evde yalnız bırakarak ayrılması üzerine, mağdureyi tehdit ederek nitelikli cinsel istismar boyutuna varmayacak şekilde basit cinsel istismar eyleminde bulunduğu, ...'ın diğer sanık ...'ın mağdureye cebir veya tehditle cinsel istismarda bulunduğunu bildiği ve mağdurenin ruh sağlığının onun katıldığı eyleme bağlı olarak bozulduğu hususlarında dosyaya yansıyan herhangi bir delil bulunmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, mevcut haliyle ...’ın eylemi çocuğun basit cinsel istismarı suçuna yardım etme kapsamında kaldığı halde, sanık ...’ın diğer sanığın evinde nitelikli cinsel istismar eyleminde bulunduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/453 Esas, 2016/31 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık ...'ın müstehcenlik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi ile aynı Kanun'un 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis ve 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; şantaj suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin ikinci fıkrası ile aynı Kanun'un 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Sanık ...'ın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile aynı Kanun'un 39 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile
cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.

4. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.03.2020 tarihli ve 14-2016/85431 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafilerinin Temyiz Sebepleri
Özetle, Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/163 Esas sayılı dosyası ve sanığın mahkum olduğu başkaca dosyalarda bulunan aynı resimler nedeniyle sanık hakkında kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirmek suçundan mahkumiyet kararları verildiği, sanık hakkında mükerrer yargılama yapılarak ceza uygulandığı, şantaj suçundan ise suçun unsurlarının oluşmadığına ve mahkumiyete yeter her türlü şüpheden uzak yeterli delil elde bulunmaması sebebiyle kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Sanık ... Müdafilerinin Temyiz Sebepleri
Özetle, sanık hakkında mahkumiyete yeter somut delil bulunmadığına, diğer sanığın eylemi sebebiyle sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğuna, katılan mağdurenin beyanlarıyla sanığın savunmasının örtüştüğüne ve sanık hakkında ceza yargılamasının temel ilke ve prensipleri göz önüne alınarak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece ''Sanık ...'ın internet ortamında farklı isimle facebook hesabından mağdur ile tanışıp arkadaş olduğu,mağdur ile sanığın internet üzerinden ve telefonla görüştükleri,daha sonra sanığın bu görüşmeleri ailesine anlatacağı tehdidi ile mağdurun çıplak fotoğraflarını göndermesini istediği ve mağdurun bu fotoğrafları gönderdiği, Ağustos ayı içinde diğer sanık ...'ın evine götürerek mağdureye burada basit cinsel istismarda bulunduğu, sanığın mağdurenin çıplak fotoğraflarını elde ederek bu görüntüleri internete yaymakla mağdureyi tehdit edip cinsel istismarda bulunduğu, sanığın bu eyleminin şantaj suçunu oluşturduğu anlaşıldığından sanık hakkında bu suçtan TCK'nun 107/2 maddesi delaletiyle 107/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş,sanığın temel cezası belirlenirken bir süreç içinde suçunu işlemesi, mağdura ait açıklayacağını ve isnat edeceğini bildirdiği fiilin ağırlığı ile sağlamak istediği yararın ayrıca suç oluşturması teşdit nedeni yapıldığından alt sınırdan uzaklaşılmış, sanığın geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile gözlemlenen kişiliği dolayısıyla sanığın ileride suç işlemekten çekinmeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından TCK 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim halinin sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmiş, yine sanığın telefonunda yapılan incelemede kimlikleri tespit edilemeyen küçük yaştaki çocuklara ait müstehcen içerikli 72 resim bulunduğu, bu haliyle sanığın çocuğa karşı müstehcenlik suçunu işlediğinin sabit olduğu anlaşıldığından sanığın TCK'nun 226/3-ikinci cümle gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın temel cezası belirlenirken görüntü sayısının fazlalığı ile görüntülerde bulunan çocukların yaşlarının oldukça küçük olması teşdit nedeni yapıldığından alt sınırdan uzaklaşılmış, sanığın geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile gözlemlenen kişiliği dolayısıyla sanığın ileride suç işlemekten çekinmeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından TCK 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim halinin sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmiş, Sanık ..., diğer sanık ile mağdurenin evine geldiklerini ancak cinsel ilişkiye girmediklerini savunmuşsa da sanık savunmalarının suçtan kaçmaya kurtulmaya yönelik olduğu, sanık ...'ın sanık ...'ın evinde mağdureyi tehdit ederek nitelikli cinsel isitismar boyutuna varmayacak şekilde basit cinsel istismar eyleminde bulunduğu, dolayısıyla sanık ...'ın da yer temin etmek suretiyle çocukların cinsel istismarı suçuna yardım eden sıfatıyla katıldığı, ancak sanık ...'ın diğer sanık ...'ın mağdureye cebir veya tehditle cinsel istismarda bulunduğunu bildiği ve mağdurenin ruh sağlığının onun katıldığı eyleme bağlı olarak bozulduğu hususlarında dosyaya yansıyan herhangi bir delil bulunduğu anlaşılamadığından sanık ...'ın eyleminin çocuğun basit cinsel istismarı suçuna yardım etme kapsamında kaldığından sanık ...'ın çocuğun basit cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş,'' şeklindeki gerekçe ile hükümler kurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında bulunan deliller;
Sanıklara ait nüfus ve adli sicil kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırması, sanık savunmaları, mağdure beyanları, tanık anlatımları, doktor raporları, emniyet evrakları bilirkişi raporları, fotoğraflar ve olaya dair tüm tutanaklardan ibarettir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Şantaj Suçundan Kurulan Hüküm İle Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık ... Hakkında Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde inceleme konusu dosyadaki fotoğraflar sebebiyle sanık hakkında başka dosyalardan mükerrer yargılama yapıldığını savunulması karşısında, sanık hakkında benzer suçlardan yapılan yargılamalara ilişkin dava dosyaları istenip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Tebliğnamedeki onama isteyen görüşe aynı gerekçeyle iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Şantaj Suçundan Kurulan Hüküm İle Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün incelemesinde
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/453 Esas, 2016/31 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesine Gelince
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/453 Esas, 2016/31 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.09.2023 tarihinde karar verildi.