9. Ceza Dairesi 2021/12509 E. , 2024/797 K.
"İçtihat Metni"...
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/182 E., 2015/202 K.
KATILANLAR : ..., ...
KATILAN MAĞDURE : ...
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUKLAR : ..., ..., ..., ..., ...,
...
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2011/182 Esas, 2015/202 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ...'nin suç tarihinde kayda göre on üç yaşında bulunan katılan mağdurenin üzerine abanarak üst kıyafetlerini çıkarmaya çalıştığı ana dair görüntü kayıtlarını ifşa edeceklerinden bahisle suça sürüklenen çocukların katılan mağdure üzerinde baskı kurarak anal yoldan cinsel ilişki yaşadıklarının kabulü ile suça sürüklenen çocuklar... , ... ve ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci ve altıncı fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci ve altıncı fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci fıkrası uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuklar ...,... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci, dördüncü ve altıncı fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.02.2020 tarihli ve 14-2016/79386 sayılı, kısmi onama, kısmi bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılan mağdurenin suça sürüklenen çocuk ...’la ilgili beyanlarının soyut mahiyette olduğuna, tanık beyanlarında suça sürüklenen çocuk ... ile ilgili bir anlatımın olmadığına, iddia konusu eylemlerin yaşandığı tarihte suça sürüklenen çocuk ...’ın ... ilçesinde bulunmadığına, katılanların da suça sürüklenen çocuk ...’ın herhangi bir eyleminin olmadığına dair dilekçe sunduklarına, katılan mağdure ile suça sürüklenen çocuk ... arasındaki mesaj kayıtlarında da katılan mağdurenin asılsız isnatlarda bulunduğuna dair kayıtların bulunduğuna, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda katılan mağdurenin hangi eylemden dolayı ruh sağlığının bozulduğuna dair kesin bir tespitin bulunmadığına ilişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılan mağdurenin suça sürüklenen çocuk ...’le ilgili beyanlarının soyut mahiyette olduğuna ve mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.
C. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ve suça sürüklenen çocuk ... lehine olan hükümlerin hukuka aykırı olarak uygulanmadığına ilişkindir.
D. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılan mağdurenin soyut ve çelişkili beyanları dışında mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda katılan mağdurenin hangi eylemden dolayı ruh sağlığının bozulduğuna dair kesin bir tespitin bulunmadığına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığına ilişkindir.
E. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
F. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Atılı suçun işlendiğine dair katılan mağdurenin soyut ve çelişkili beyanları dışında mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, katılan mağdurenin iddialarına karşın alınan adli raporda kronik livataya dair bulguya rastlanılmadığına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca iki kez artırım yapıldığına, şantaj suçundan beraat hükmü kurulmasına karşın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir ve tehditle işlendiğinin kabulünün hükümde çelişki yarattığına, katılan mağdurenin ruh sağlığının suça sürüklenen çocuk ...’in iddia konusu eylemi neticesinde bozulduğunun tespit olunamadığına, suça sürüklenen çocuk ... hakkında lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuklar ...,...,... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocukları tarafından gerçekleştirildiğinin saptanarak eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesi uyarınca belirlenen ceza üzerinden dördüncü ve beşinci bentlerde ayrı ayrı iki kez 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca artırım yapıldığı görülmüş ise de devam eden bentte ilk artırım neticesinde bulunan yıl üzerinden indirim yapıldığı görülmekle sonuca etkili görülmeyen yazım hatasının mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
3. Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında belirlenen ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca artırım yapılırken temel ceza olarak 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenen ceza miktarının esas alındığının belirtilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuklar ...,... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde
1. Suça sürüklenen çocuklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebi ile görülen yargılamada aynı madde uyarınca cezalandırılmaları talebi ile esas hakkında mütalaada bulunulmasına karşın 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı şekilde ek savunma hakkı tanınmaksızın suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temel ceza tayin edilmesi suretiyle savunma haklarının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma gerekçesine göre Tebliğname'de onama isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.
C. Suça Sürüklenen Çocuklar Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde
1. İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 27.02.2013 tarihli raporda mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığı bozulduğu bildirilen katılan mağdure hakkında İstanbul Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunca düzenlenen 11.06.2015 raporda katılan mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu tespit edilmekle birlikte suça sürüklenen çocukları hakkında ayrım yapılamadığının bildirilmesi karşısında, bu durumun lehe yorumlanarak suça sürüklenen çocuklar hakkında müsnet suçtan belirlenen cezaların 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca arttırılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde anılan maddenin tatbiki suretiyle sonuç cezanın fazla tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Suça sürüklenen çocuklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan düzenlenen iddianame ile esas hakkında mütalaada suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının tatbiki talep edilmediği halde 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı şekilde ek savunma hakkı tanınmaksızın suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının uygulanması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabul ve uygulamaya göre;
3. İddianame sevk ve anlatımı ile ilk derece mahkemesi kararının gerekçe kısmında suça sürüklenen çocuk ...'nin suç tarihinde kayda göre on üç yaşında bulunan katılan mağdurenin üzerine abanarak üst kıyafetlerini çıkarmaya çalıştığı ana dair görüntü kayıtlarını ifşa edeceklerinden bahisle suça sürüklenen çocukların katılan mağdure üzerinde baskı kurarak anal yoldan cinsel ilişki yaşadıklarının kabulüne karşın hüküm kısmında suça sürüklenen çocuklar ...,...,... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının tatbik edilmemesi suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişkiye sebebiyet verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Hükümden önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 58-61 inci maddeleri ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarla ilgili 5237 sayılı Kanun'un 102-105 inci maddelerinde değişiklikler yapılması karşısında, aynı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" düzenlemesi nazara alınıp, lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili maddeleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiği de gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuklar ...,...,... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle; Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2011/182 Esas, 2015/202 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuklar ...,...,... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Suça Sürüklenen Çocuklar ...,... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler ile Suça Sürüklenen Çocuklar Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (B) ve (C) bölümünde açıklanan nedenlerle; Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2011/182 Esas, 2015/202 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2024 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!